Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
YAŞAMIN YAPRAKLARI
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Nusret ERTÜRK

Bizde dergiler demokrasimiz gibidir; bir kapatılır bir açılır. 1956 yılında "a Dergisi" adında bir edebiyat dergisi çıkar. Dergiyi, Demokrat Parti 1960 gelmeden kapatır. Adı geçen dergi bu kez 1971 sonrası "Yeni a" adıyla yeniden yaşam bulur. O günlerde dergi yöneticisine sorarlar:

" 'Yeni a' yeniden kapatırlarsa?"

" 'Yine a' adıyla devam ederiz!"

Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz "Marko Paşa" adıyla bir dergi çıkarır. Dergi, baskılar yüzünden tam yedi kez ad değiştirmek zorunda kalır. "Malum Paşa", derginin bir başka adıdır.

Bizde mizah neden gelişti, anlaşıldı mı?

 

TÜRKÇE'NİN DOKTORU KEMAL ATEŞ DİYOR Ki

"Aydın, karşısında dil yanlışı yapmaktan çekindiğimiz kişidir."

 

ÖRNEK ÖĞRETMENDEN

Naci Çakır, Hopa Sarp köyünde doğmuş, öğretmen olmuştu. Örnek bir öğretmendi. Onu, 1970'lerin ortalarında bir 17 Nisan günü yitirmiştik. Sarp köyündeki törende okunan, onun ağzından yazdığım bir şiirden bir dörtlük:

"Niçin yüzleriniz gülmez / Yaslı durmayın ne olur / Gerçek öğretmenler ölmez / Öldü demeyin ne olur"

 

DİLENCİNİN DİLİ

Dilencinin biri, zengin birisine el açar:

"Yirmi lira!" der. Zengin:

"Yoktur" yanıtını verir.

"On lira!"

"Yoktur."

"Beş lira!"

"Yoktur."

Dilenci uzattığı eli indirir, diklenir:

"Be adam, o ki paran yoktur ne oturuyorsun? Kalk birlikte dilenelim!" der.

 

EVİM

Bir yanım okul / Bir yanım orman / İstemem / Başka derman

İLK KİTABIM

Cahit Külebi YEŞEREN OTLAR 1954 Varlık Yayınları 1OO Kuruş

1958 yılında Ardanuç Ortaokulu ikinci sınıf öğrencisiydim. Postadan imzalı bir kitap geldi:

"Başarılı, sıhhatli, mesut bir ömür dileğiyle gözlerinden öperim. 19.XI.1958 Ankara Kâzım Ertürk"

Kâzım ağabeyim o yıl Ankara Gazi Eğitim pedagoji bölümü öğrencisiydi. Gönderilen aylık harçlığı elli lirayı geçmiyordu. Onun da bir lirasıyla bana kitap alıyordu.

Yeşeren Otlar'ı özenle saklıyorum. 1986 yılında kitabı Külebi'ye gösterdiğimde bana:

"Nusret, bu kitap bende bile yok. Sen nasıl sakladın?" demişti.

 

KİTABIN KANATLARI

Yaşı seksenin üstünde bir yazara kitabını imzalatıyorum. Kitabı önüne aldı, ön kapağını arkaya kıvıracaktı ki, "Öyle yapmayınız!" deyiverdim. Uyarıma uydu, kapağı kırmadı. O, kapak değil kitabın kanadıdır.

 

ÂŞIK VEYSEL'İN EŞİNE BAKIŞI

Âşık Veysel'in karısı Esman, komşusu Hüseyin'le kaçar. Yolda ayakkabısının içinde bir şey ayağını rahatsız etmektedir. Âşıklar, bir çeşme başında dururlar, dinlenmek, serinlemek isterler. Esma, ayakkabısının içine elini sokar; ikisine bir ay yetecek kadar para çıkar. O parayı, Veysel'in koyduğu anlaşılır. "Bende çok emeği var, muhtaç olmasınlar" diye Veysel koymuştur. (Sunay Akın)

nusreterturk1945@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 15.01.2019 - 02:03:15 | Şu an 145 kişi online | Kullanım Koşulları