Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
KANATILAN NİTELİK
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Nusret ERTÜRK

Muhsin Ertuğrul (1892-1979), çağdaş Türk tiyatrosunun kurucusudur. Tiyatroda olması gereken kuralları koyan, tiyatroya kişilik kazandıran bir oyuncu ve yönetmendir. Ona, "Oyunlarınızı halk anlamıyor. Oyun düzeylerini biraz düşürseniz" diyenlere, koca usta şöyle yanıt verirmiş: "Oyun düzeyini düşürmek bir işe yaramaz. Halkın düzeyini yükseltmek en sağlıklı yoldur."

Bin asker bulmak kolaymış da, bin askere bir komutan bulmak kolay değilmiş. Komutanı komutan yapan onun yüksek niteliğidir. Sıradan bir askerin komutan yapılması kadar yıkıcı başka bir şey yoktur.

Nitelik, yolda bulunan, bakkaldan alınan anlık bir şey değildir. Niteliğin temeli bilime dayanır. Bilim ise, akıl, araştırma, deney ortamında oluşur. Yatıyorlar, kalkıyorlar şu değişecek, diyorlar. Değişiyor. Kısa bir zaman sonra o da değişiyor. Örneğin , "Temel Lise" diye "ucube" bir okul tipi getirildi. Apartman katlarında paralı "lise" açıldı! Daha iki yıl geçmeden adı geçen lise kapatılıyor! Neden açıldı? Neden kapatılıyor? Öyle bir lisede nitelik mi olurmuş! 1940 yılında kurulan, ömrü sadece altı yıl süren köy enstitüleri bizde ve dünyada törenlerle anılıyor, örnek alınıyor.

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar, "Hocam, siz hiç buluş buldunuz mu?" Hoca'nın yanıtı şu olmuş: "Buldum; karla ekmek yemeyi. Ama buluşumu ben de beğenmedim." Günümüzde bu inceliği boşuna aramayalım.

Korunması ve yükseltilmesi gereken en önemlisi insan niteliğidir. Amaç, bedenen ve ruhsal yönden sağlıklı, bilgili, bilinçli kişiler yetişmek olmalı. Ama nerde! Niteliklerimiz dünya sıralamasında hep geri geri gidiyor. Yılda ortalama bir kitap bile okumuyoruz. Bir ulusun büyüklüğü, insan sayısıyla değil, iyi eğitilmiş insan sayısıyla anlaşılır.

Onu birkaç yıldır göremiyordum. Önceleri, ödünsüz bir Cumhuriyet okuruydu. Cumhuriyet okuyor, büyük oranda oradan besleniyordu. Hep aydınlığa açık bir kişiydi. Çevresindekiler görüş için ona kaşardı. Eşi de çalışıyordu. Sosyal etkinliklerde en önde o oluyordu. Tiyatro, sinema, sanatın her dalı ondan soruluyordu. Evi, arabası vardı. Geçen gün dernekte karşılaştık. Daha ilkten önceki sıcaklığını göremedim. Uzun uzun konuştuk. Konuları toparlamada güçlük çekiyor, sosyal konulara ilgisinin azaldığı göze çarpıyordu. Örneğin, Cumhuriyet okuyamadığını söylüyordu! Nedenini ise hiç beklemediğim bir yere bağlıyordu: "Cumhuriyet de çok pahalı!" Tam o sırada yanına gelen garsona o günün çay parasını uzattı; yirmi lira! Ben böyle olaya, nitelik yitiminden de öte yozlaşma diyorum, tozlaşma diyorum. Her nitelik kaybedildiğinde biraz daha küçülmüş oluyoruz.

Gazetelerin arka sayfalarında küçücük ilanlar görürüz: "Kimliğimi kaybettim." Niteliğini yitiren kişi de, toplum da o durumdadır. Kimliklerdeki kan kaybı bizi o noktaya getirmesin, geri dönüşü güçtür. Aman dikkat.

nusreterturk1945@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 16.05.2019 - 00:13:33 | Şu an 106 kişi online | Kullanım Koşulları