Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
ABD'NİN VE AKP'NİN DIŞ POLİTİKASI
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Ali TARTANOĞLU

Son söyleyeceğimizi ön söyleyelim: AKP, güce tapan zihniyetin bir parçasıdır. Bizden de aynı şeyi istiyor: "Güç benim. Ben nasıl benden güçlüye tapıyorsam, siz de bana tapacaksınız!" ABD, Ortadoğu'yu tanımaya tenezzül etmediği için kendisine zarar veriyor. AKP ise tanıya bile Türkiye'ye...

ABD'nin son 20 yılda Orta Doğu'daki en büyük ahmaklığı, 2003'te Irak'ı işgal ettiğinde, sırf Saddam ve kadrosu Sünni idi diye Irak'ta Şiiliğin önünü açması, Sünnileri yok sayması, hatta ezmesidir. ABD'nin, Irak'ı işgal ettiği günden bu yana ülkede yönetime getirdiği başbakanların tamamı Şii'dir. Bütün devlet kadrolarında Şiilere ağırlık verilmiştir.

Bu politika iki sonuç doğurdu. Önce birincisine göre daha önemsiz olanı: IŞİD doğdu. Çünkü Saddam ve bütün kadrosu hemen hemen Sünni idi. O zaman Şiiler öfkeleniyordu. Ama ağır baskı nedeniyle fazla bir şey yapamıyorlardı. İşgalden sonra ise aynı duygu Sünnilere geçti. Onlar öfkelendi. Ama artık Saddam'ın demir yumruğu olmadığı için örgütlendiler. IŞİD'in, El Bağdadi'nin arkasında Saddam'ın işlevsiz kalmış, türlü eziyetler, işkenceler görmüş, görmese bile eski şaşaalı günlerin hasretiyle dolu Baas, Cumhuriyet Muhafızları kadroları var. Kendileri sahneye çıkmadı. Bağdadi'yi ve onun serseri sürüsünü sürdüler sahneye.

İkinci ve daha önemli sonuç İran'ın başrolü kapması... Irak'taki Şiilerin hemen tamamının İran'ın güdümünde değilse bile etkisinde olduğunu bilmeden, düşünmeden Saddam'ın Sünnilerini temizleyeceğim diye Şiilere "gollük" pas verdiğini sanırsan yanılırsın; çünkü o pası İran kapar!.. Kaptı nitekim.

İran, özellikle İslam Cumhuriyeti İran da kendi çapında ABD'den farksız bir zorba... Doğru. Kendi halkına ettiği zulüm bir yana, bir "kifayetsiz muhteris" olarak, "şeytan" saydığı Atatürk'ün laik Cumhuriyet Türkiye'si dahil sözde "devrim ihraç etmeye" kalkışmıştır. Doğru. Bu çerçevede, Türkiye'nin çok değerli, aydınlanmacı bilge aydınlarının kanının döküldüğü işlere adı karışmıştır. Doğru. O zamanki komutanı Kasım Süleymani olmasa bile Kudüs Gücü, İran'ın adının karıştığı bu kan gölünün koçbaşıdır. Doğru. İslamcı faşist İran'ın da, onun en has çocuklarından olan Kasım Süleymani'nin de tek paranoyası Şii İslam gericiliği ihracı değil. Bu kadronun tamamı, aynı zamanda sıkı Fars milliyetçisi... Doğru. Bu yönde de ısrarlı ve hoş olmayan faaliyetleri var. Süleymani bu politikanın da koçbaşı. Doğru.

Ama İran, iyi kötü, şöyle böyle 2 500 yıllık bir devlet geleneğine sahip. Muhteşem bir kültürü var. Bizdekine benzer Müslümanlık sevdasından doğan hayranlık yüzünden Arapça etkisinde kalsa da muhteşem ve zengin bir dili var. Farsça, Hint-Avrupa grubuna dahil bir dil. "Paradise", İngilizce. Yani Arapça cennet... "Perduz" Farsça cennet... Arapça da Hint-Avrupa grubuna dahil. Ama İngilizce "paradise" ile Farsça "perduz" arasındaki benzerlik şaşırtıcı değil mi?

Topu topu 250 yıllık geçmişi olan, Hafız Şirazi, Şeyh Sadi, Ömer Hayam, Mevlana Celaleddin çapında tek bir düşünür, şair, bilgin çıkaramamış ABD'nin bugün her ne cibilliyette olursa olsun Süleymani'yi neredeyse parçası kalmayacak şekilde öldürmek zorunda kalmasının nedeni işte bu ahmakça ve cahil politikadır. ABD'nin düşüncesizce yarattığı Sünni Saddam boşluğunu Şii İran ve onun Kasım Süleymani'si doldurmuştur.

Bu Amerika'nın ahmaklığımıdır gerçekten? Yoksa kendi dışındaki, istediği gibi pataklayabileceğini düşündüğü dünyayı tanımaya bilmeye tenezzül etmeyecek kadar hafife alması, aşağı görmesi midir? İngiltere, Fransa ve benzerleri, yani ABD'den önceki emperyalist ali kıran baş kesenleri de sömürdükleri dünyayı aşağı görmüş, hafife almıştır; ama ABD kadar çuvallamamışlardır. Çünkü emperyalist sömürüye tabi tuttukları Afrika'yı, Asya'yı, Orta Doğu'yu ABD'den daha iyi tanıyorlardı. Bunun için çaba harcamışlardı.

Gelelim AKP politikalarına... Türkiye Afrika'yı da, Orta Doğu'yu da sayılanlardan çok daha iyi bilir, tanır. Oraları yüzyıllarca yönetmiştir. Osmanlı'nın da, AKP'nin de Arap ve Arapça hayranlığı vardır ayrıca. Ötekiler Hıristiyandı; Osmanlı ve AKP ise Müslüman.

Osmanlı Sünni fanatiği idi, AKP de...  Osmanlı da şia süydığı Alevi Türkmenlerden hiç hoşlanmamış, hatta onları düşman bellemişti. Yavuz, Kanuni İran'a sefer düzenlerken, İran Şahı İsmail Safevi Şiidir; Türkmenler alevidir; sırtımdan hançerleyebilirler korkusuyla Alevi Türkmenleri ezmiş, yerine Sünni Kürtleri koymuş, başımıza bugünkü Kürtçülük sorununu açmışlardır. AKP de Aleviler hakkındaki düşüncesini Kılıçdaroğluna sataşma, köprünün adını Yavuz Sultan Selim koyma gibi fanatik ayrımcılıklarla görünür hale bile bile getiriyor.

Dış politika da Kasım Süleymani'nin öldürülmesini "bölgede bir Şii egemenlik kurmak istiyordu" diye olumluyorlar. Suriye'de Esad'ın devrilip iktidarı Müslüman Kardeşler Sünni fanatik faşizminin almasını bunca yıldır aynı nedenle istediler. Çünkü Esad Şii idi.

Ama Mısır'da destekledikleri Mursi de, onu deviren general de Sünni... Irak'ta Sünni Barzani Kürtlerini desteklediler, ABD'nin yarattığı Şii egemenlik yapısına uzak durdular.

Ama Saddam Hüseyin de Sünni idi!!! Bütün dünyanın gözü önünde ABD tarafından asılırken, bütün Sünni kadrolar temizlenirken AKP ne yapıyordu?

ABD bu toprakları bilmeye, tanımaya tenezzül etmediği için şimdi Şii İran belasıyla uğraşıyor. Bu toprakların çocuğu olması beklenecek AKP, vaktiyle Saddam asılırken hiç tepki vermemiş AKP, şimdi Kasım Süleymani hadisesinde ABD'nin alkışçısı olursa kimi inandırır?

AKP, güce tapan zihniyetin bir parçasıdır. Tıpkı F. Gülen cemaati gibi... Bizden, yani bütün Türk ulusundan da, kendisini öyle sandığı için aynı şeyi istiyor: "Güç benim. Ben nasıl benden güçlüye tapıyorsam, siz de bana tapacaksınız!"

Hadi canım!!!..

altarocak@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 02.06.2020 - 04:34:54 | Şu an 119 kişi online | Kullanım Koşulları