ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
ÖĞRETMENİ ÖĞRENCİSİNE SORMALI
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Nusret ERTÜRK

Öğretmenini söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim, dense yeridir.

Ünlü şair Ahmed Arif, Afyon lisesindeki edebiyat öğretmeni Gündüz Akıncı'yı şöyle anlatır:

"Gündüz Akıncı büyük bir şanstı bizim için. Akıncı, ders kitaplarından çok roman okuturdu bize. Lisede ben Andre Malranx'yu, Max Beer'i, Dostoyevsk'yi, Tolstoy'u, Gustav Flaubert'i, özellikle de Emile Zola'yı okudum hep... Gündüz Hoca, bir karar aldırmıştı Öğretmenler Kurulu'nda. Her çocuk gece etütlerinde roman okuyabilir diye..."

Zaman, 1940'lı yılların başı.

Prof. Gündüz Akıncı ile aynı ilin aynı ilçenin çocuklarıyız. Eğitim yöntemi yakınlığımız var. Sayın Akıncı ile bu konuda benzerliğimin olduğunu söylersem övünme sayılmasın. Ortaokulda, lisede uzun öğretmenliğim süresince, öğrencilerime çeşitli türlerde yılda 25-45 arasında kitap okuma yolunu açardım. Onları tek tek izler, değerlendirir, özendirir, ödüllendirirdim.

Öğrencilerimin, kitap okuma sayesinde adım atışları bile değişiyordu. Konuşmaları güzelleşiyor, anlayışları, kavrayışları yükseliyordu. Başarıları gözle görülürcesine artıyordu.

Yıllar sonra beni gören öğrencilerimin ilk sözleri şu oluyor:

"Öğretmenim, bana kitap okuma alışkanlığını siz verdiniz."

Tıpkı, Ahmed Arif'in öğretmeni Prof. Gündüz Akıncı'yı anlattığı gibi.

Ankara Atatürk Kültür Merkezi'nde il tanıtma günleri düzenleniyor. İlleri tanıma açısından büyük bir olanak. 2008 yılıydı. Trabzon Tanıtma Günleri başlamıştı. Trabzon'un coşkulu havaları, kıvrak gösterileri arasında ilerliyordum. Sürmene Köprübaşı standının önünden geçerken elli yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir kadın beni görür görmez önüme fırladı. Güler yüzüyle, Trabzon ağzıyla:

"Hocam, siz Nusret Ertürk müsünüz?"

"Evet."

"Cumhuriyet'te yazan siz misiniz?"

"Evet." Geldi boğazıma sarıldı. Ardında kendini tanıttı:

"Adım, Emine Sancak. Ortaokul birde benim Türkçe öğretmenimdiniz."

Aradan geçmiş kırk yıla yakın, Emine beni unutmamış. Üstelik Cumhuriyet gazetesi okuduğu için de beni izlermiş. O şimdi pırıl pırıl bir Hacettepeli.

Emine hanıma sordum:

"Emine hanım, beni neden unutmadınız?"

"Bana kitap sevgisi, okuma alışkanlığı kazandırdınız. Yetmez mi?"

Ben de Emine Sancak'a teşekkür ettim, okuma alışkanlığı kazandığı için kutladım.

Öğretmeni öğrencisi şöyle anlatıyor: Kitap okutanlar, kitap okutmayanlar...

nusreterturk1945@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 19.08.2017 - 13:49:49 | Şu an 75 kişi online | Kullanım Koşulları