ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
ÇGD'NİN DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ MESAJI
İÇERİK
BAŞLIKLAR

ÇGD: Basını özgür olamayan bir ülkenin, ne bugünü ne de geleceği özgürdür!

Çağdaş Gazeteciler Derneği 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü nedeniyleyazılı bir açıklama yaptı. ÇG'nin açıklamasında, Türkiye'de koşulların gittikçe gerilediği vurgulandı ve basını özgür olmayan bir ülkenin, ne bugününün ne de geleceğinin özgür olamayacağına dikkat çekildi.

"3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'ne, halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler açısından her geçen yıl daha da kötüleşen koşullarda giriyoruz. Basın özgürlüğü alanında yayınlanan birçok raporun ortak sonucu; Türkiye'de koşulların gittikçe gerilediği gerçeğidir.

Ülkemizde 1980'lerde başlayan, 1990'larda doruk noktasına ulaşan holding temelli medya sermayesini, önce ortak gören sonra güdümüne alan AKP, karşı karşıya olduğumuz can yakıcı sorunların, medya patronlarıyla birlikte temel sorumlusudur. İktidarını, gerçeklerin duyulmaması, yalanlarla algı yönetimi üzerine kuran bu siyasi anlayış ve medya sermayesi, basını, halkın gündeminden uzaklaştırmış; Türkiye'yi tutuklu gazeteciler sıralamasında utanç noktasına taşımıştır.

Açık ve örtülü her türlü sansürün uygulandığı, bir 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü yaşamaktayız. Bu dönem, basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına yaşam alanının tanınmadığı; medyanın "havuz"la, "yandaş"la tanımlandığı bir dönem olarak tarihe not edilecektir. Ancak aynı yıllar, baskılara karşı gazetecilikten vazgeçmeyenleri tarihe silinmemek üzere yazacaktır.

Şu çok iyi bilinmelidir ki; basını özgür olmayan toplumların ne bugünü ne de geleceği güvendedir. Bu bağlamda basın özgürlüğü,  gazetecilerin besini toplumun oksijenidir. Gazeteciler ne kadar özgürse toplumda o kadar temiz hava soluyabilmektedir.
Bu günler, her ne kadar karanlıkta olsalar da bu tabloya neden olanların yüzüne ayna tutma günüdür. Tüm bu koşullar karşısında dahi meslek ilkelerinden ödün vermeksizin gerçek ve doğru haber yapan basın yayın organlarımızın ve başta tutuklu konumunda olmak üzere tüm meslektaşlarımızın “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününü” kutluyoruz.

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU"

 

ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "BAZI ŞEYLER"
BAZI ŞEYLER
-2018 geçtiğimiz yılı aratacak deniyor. Son kararnameler ile ülkenin canı daha çok yanacak deniyor. İç savaş koşullarına hızla itelendik deniyor. Tüm hazırlıklarını tamamladılar sesini çıkaranların başları ezilecek deniyor.
-Ağzı olan konuşuyor.
-Baksanıza duruma. Kestirip attılar...
ATTİLA AŞUT YAZDI, "KANTARIN TOPUZU YOK, TOPU VAR!"
KANTARIN TOPUZU YOK, TOPU VAR!
Kaç kez yazdık, söyledik:
Atasözleri ve deyimler "kalıp sözler"dir, değiştirilemez!
Hatta sözcük sırası, yani sözdizimleri bile bozulamaz!
Gelin görün ki, her alanda olduğu gibi dil konusunda da keyfilik diz boyu!
"Ben yaptım oldu!" anlayışı egemen...
"İÇ SAVAŞ FERMANINA KARŞI DİRENME HAKKI"
İÇ SAVAŞ FERMANINA KARŞI DİRENME HAKKI
Hatırlayalım, 2011 Haziran seçimi öncesinde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan diyordu ki, "Bazı kitaplar bombadan daha tehlikelidir".
Aynı yıl Erdoğan'ın taklacı İçişleri Bakanı da "bilimsel ve psikolojik terör" suçundan söz ediyordu; "Üniversitede, partide, dernekte, sivil toplum kuruluşunda, düşünce üretim...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "ALGININ BİLGİYLE İLGİSİ"
ALGININ BİLGİYLE İLGİSİ
Erzurumlu bir dedeye sormuşlar:
"Küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsunuz?"
Dedenin yanıtı şöyle olmuş:
"Valla gardaş, sobanın yerini heç bişe tutmir!"
"KÜRESEL ENDEKSLER NEDEN ÖNEMLİDİR?"
KÜRESEL ENDEKSLER NEDEN ÖNEMLİDİR?
Türkiye, 857 milyar dolar GSYH'sı ile dünyanın 17. büyük ekonomisidir. 2016 yılı milli gelirimiz olan bu rakamı nufusumuza bölünce de (857 milyar dolar / 79.8 milyon kişi= 10.740 $ ) başka bir tablo ile karşılaşıyoruz. Zira kişibaşı gelirdeki yerimiz 66. sıradır...
ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "MİLYARLARCA GÖZYAŞI"
MİLYARLARCA GÖZYAŞI
Kırk yaşlarında, kara yağız bir arkadaş, yanına oturuyorum, radyoda Zeki Müren "ellerim böyle boş boş mu kalacaktı, gözümde hep böyle yaş yaş mı olacaktı..." diyor.
- Nereye gidiyoruz ağabey?
- Rıhtım caddesi 21 numara, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi...
ATTİLA AŞUT'UN YENİ YAZISI, "SÖZCÜKLER DE ÖZEN İSTER"
SÖZCÜKLER DE ÖZEN İSTERGÜNERİ USTA NE DİYOR BU HUSUSTA?
Güneri Cıvaoğlu, yılların gazetecisi. Şimdilerde Milliyet gazetesinde köşeyazısı yazıyor. Ayrıca pazar sabahları CNN Türk'te "Şeffaf Oda" adlı bir televizyon izlencesi sunuyor. Geçenlerde üç değerli müzisyen (Fazıl Say, Ece Dağıstan ve Güvenç Dağüstün) konuklarıydı...
"KADER DEDİĞİN ALNINDA YAZMAZ"
KADER DEDİĞİN ALNINDA YAZMAZ
-Bayram mı ilan ettiler?
-Anlamadım.
-17/25 Aralık bayram mı ilan edildi?
-Olabilir yapabilirler, ellerini tutan mı var. 15 Temmuz gününü de bayram ilan edebilirler...
"TAYYİP ERDOĞAN'IN FİLİSTİN ŞOVU"
TAYYİP ERDOĞAN'IN FİLİSTİN ŞOVU
Ortadoğu'nun vahası Filistin tarih boyunca barış ve huzur görmedi. Üç büyük dinin merkezi olması da Filistin'i barışa, refaha kavuşturmadı. Tersine, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar için "vazgeçilmeyecek kutsal topraklar" olması, Filistin'de daha fazla kan ve gözyaşı akmasına yol açtı...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "BÜYÜKLERİN KARNE NOTU"
BÜYÜKLERİN KARNE NOTU
Şair Ataol Behramoğlu, ortaokul öğrencilerine sormuş:
"Büyüklerimiz çocuklara layık mı?"
Yanıt:
"Değiller. Çünkü, işleri, güçleri savaş, kavga, çekişme."
Büyüklerin sınıf geçip geçmediklerine siz karar veriniz...
"DELİLSİZ HÜKÜMLERLE ASILANLAR"
DELİLSİZ HÜKÜMLERLE ASILANLAR
Türkiye'de idam cezası bin ylın başında kaldırıldı ama ne ki, ne zaman burjuva siyaseti çıkmaza girse, siyaset bezirgânları ağız dalaşına girip birbirlerine idam ipi armağan ederler.
2010 Anayasa değişikliği referandumunu açış kampanyasında 12 Eylül faşistlerinin idam ettikleri Erdal Eren ile Mustafa Pehlivanoğlu'nun son mektuplarını kürsüden okurken hem ağlayan hem ağlatan Recep Tayyip Erdoğan...
"ADALARDA YAPILAŞMANIN SINIRI YOK MU?"
ADALARDA YAPILAŞMANIN SINIRI YOK MU?
‘Sadece Adalar mı?' dediğinizi duyar gibiyim. Olur mu, bu konuları yeterince yazdık ve zaten karada iş işten geçtiği için de o defteri çoktan kapattık.
Kentsel dönüşümün ranta dönüştürüldüğü zaten genel kabul gördü. Hatta iktidar partisi yöneticileri itiraf da ettiler. Ana muhalefet partisi de sözde mücadele ediyormuş gibi yaparak, kendi belediyeleri vasıtasıyla buna örtülü destek verdi...
ATTİLA AŞUT'UN YENİ YAZISI, "UZUNCA BİR ARADAN SONRA"
UZUNCA BİR ARADAN SONRA
24 Temmuz günlü yazımızda, "Kısa bir ara" diyerek okurlarımızdan izin istemiştik. İzne çıkarken, aranın bu denli uzayacağını hiç düşünmemiştim. Nasıl oldu ben de anlamadım; günler su gibi aktı ve bir de baktım ki, göz açıp kapayıncaya dek dört koca ayı geride bırakmışız!
"Adalet Yürüyüşü"nün yorgunluğu, ardından iç ve dış geziler, çeşitli etkinlikler, kitap ve yazı çalışmaları...
ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "ÇETELEMECE"
ÇETELEMECE
-Ne gerekiyorsa yaptılar. Önce Amerika’daki  mahkeme savcısını “fetöcü” ilan edip hakkında dava açtılar, sonra adı geçen üç bakana yurtdışı yasağı getirdiler, ardından Reza’nın mal varlığına el koydular, arada adı bilinmedik 17 insanı tutukladılar, bütün bunlar yetmedi KHK ile Reza Zarrab ve 17/25 Aralık için yargılama yapılmasının önünü kapadılar. Bu arada Zarrab’ın eşinin mal varlıklarına el konmadı...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "BİR YERİ DEĞERLİ KILAN"
BİR YERİ DEĞERLİ KILAN
Milas Örenli birine sormuşlar:
"Milas'ın nesi ünlüdür?"
Milaslı saymış saymış. En sonunda:
"Bütün bunlardan önemlisi Milas'ın şairi ünlüdür" demiş.
O şair, yaz aylarını Milas'ta geçiren Melih Cevdet Anday'mış.
Bir yeri değerli kılan, oranın yetiştirdiği düşün, sanat bilim insanlarıdır...
"DUVARIN DİBİNDESİNİZ KALDIRIN ELLERİNİZİ"
DUVARIN DİBİNDESİNİZ KALDIRIN ELLERİNİZİ
-Kapana kısıldılar.
-Kapan ki ne kapan. Öyle yalnız ayaklara değil, tüm vücuda çelik çiviler saplandı.
-Bin yıldır tapındıkları efendilerinin nasıl bir namussuzluk olduğunu bilemediler!
-Çok zavallıca, bazen akıl kıtlıklarına acıyorum...
ERCÜMENT TUNÇALP, "NEDEN SOSYAL MEDYA HESABIM YOK?"
NEDEN SOSYAL MEDYA HESABIM YOK?
Çok sık muhatap olduğum bir soruya cevabımdır. Meramım kendi özel durumumu anlatmak değil, benimle aynı tercihi paylaşan bir kesime dikkat çekmek içindir.
Facebook, Twitter, LinkedIn, Instagram, WhatsApp ve diğerlerinde yokum!
Neden mi?
Vaktim yok...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "YAŞAMDAN DAMLALAR -10"
YAŞAMDAN DAMLALAR -10
KRAL ÖĞÜTLERİ
M.Ö. bin yıllarında bir Çin kralı "Krallara Öğütler" adıyla yazdığı kitapta şu görüşlere yer vermiş:
"İnsanları bilgisiz bırakınız" diyor. "İki küp ele alın. Biri dolu, biri boş olsun. Dolu küp işinize yaramaz. Oysa,boş küpe istediğinizi doldurabilirsiniz. İnsanlar da böyledir. Boş insanları kullanabilirsiniz."
ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "LÂĞIM ÇUKURU"
LÂĞIM ÇUKURU
-Düzeltemezsin ağabey, istediğin kadar bağır çağır düzeltemezsin, adamlar yaptıkları iş sayesinde para alıyorlar para, öyle basit rakamlar filan değil, çaplarına göre bayağı para alıyorlar. Türk lirası da değil, dolar.
-Ruhlarını, şereflerini satmışlar diyorsun yani.
-Elbette, düşünsene gözünün önünde bir yalan kurgulanacak sen onu allayacaksın pullayacaksın...
"HIZLANDIRILMIŞ ZABİT EĞİTİM REFORMU"
HIZLANDIRILMIŞ ZABİT EĞİTİM REFORMU
Eski bir zabit olarak, Dünya Lideri Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'ın son mucizesi karşısında hem gurur ve mutluluk duydum hem de mahcup oldum! Öyle bir gurur öyle bir mutluluk öyle bir mahcubiyet ki, kaç gün oldu, hâlâ kendime gelemedim!
Ne gururu ne mutluluğu ne mahcubiyeti mi? Okumaya dinlemeye vaktiniz sabrınız varsa anlatayım efendim...
RAHMİ YILDIRIM'IN YAZISI, "FAHİŞELER VE GAZETECİLER"
FAHİŞELER VE GAZETECİLER
Gazetecilik meslek örgütlerinin etik bildirgelerinde medyanın dördüncü kuvvet olduğu, yani yasama yürütme ve yargıdan oluşan devlet gücünü denetlemek ve uyarmakla yükümlü olduğu vurgulanır. Buna göre gazeteci de "halkın gözü kulağı dili" olarak gerçekleri yazmakla, topluma ayna tutmakla yükümlü kılınır.
 bu şekilde kutsansa da, medya tarihi gazeteciliğin pek de masum olmadığını gösteriyor...
ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "BU FİLM İŞ YAPMAZ BATAR"
BU FİLM İŞ YAPMAZ BATAR
-Dünyanın bütün ülkelerinde utanç raporları yayımlanıyor. Birincilik insan, doğa-çevre ve hayvan hakları ihlallerinde.
-Bizde de birkaç rapor yayınladı ağabey, kimsenin umurunda değil. TMMOB, İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Vakfı'nın raporlarına düşman gözüyle bakılıyor. Oysa yer-gün-saat belirtilerek, olayların detayları ve tanıklıklara varana kadar her şey belgeli.
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "YAŞAMDAN DAMLALAR -9"
YAŞAMDAN DAMLALAR -9
KENDİ SÖZÜMÜZÜ BAZEN DUYMUYORUZ
Aydınlılar İzmir'e gelince birbirlerine şöyle dermiş:
"Gari İzmir'e geldik. Gari demeyelim, gari!''
Buna benzer tatlı sözlerle, yazılarla karşılaşıyorum. Öğrencilerimin kimileri bir anı kalıntısıyla selam iletiyor:
"Hocam, bana kitap okuma sevgisini siz verdiniz. Bir de, biz size 'hocam' deyince, siz 'ben öğretmenim' derdiniz hocam!''...
ERCÜMANT TUNÇALP'İN YAZISI, "DÜNYADAKİ CENNET KÜBA"
DÜNYADAKİ CENNET KÜBA
Dünyanın birçok köşesine seyahat etmiş bir kişi olarak benim ‘cennet' tanımıma uyan birinci ülke Küba'dır.
Bu seyahatin üzerinden 15 sene geçmesine rağmen neden aklıma şimdi düştüğüne gelince; kirlenen, bozulan dünyayı ve ülkemizdeki hızlı betonlaşmayı gördükçe hâlâ kendisini koruyabilen Küba'yı anmamak elde değildi...
"ATATÜRKÇÜ TAYYİP'TEN MARKSİST TAYYİP'E!"
"ATATÜRKÇÜ TAYYİP'TEN MARKSİST TAYYİP'E!"
Ne gülere kaldık ey gazi hünkâr? Olmaz denilen oldu, AKP Reisi Atatürk açılımı da yaptı.
Atatürk'ün koltuğunda oturan AKP Reisi'nin "Atatürk'ü, söylemi Marksist ruhu faşist marjinallere, amorf CHP'ye bırakmayacağız" demesi yandaşlarını nasıl da şaşkına çevirdi. Sadece yandaşları değil taş fırın Atatürkçüler de aynı şaşkınlık içindeler...
ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "YIKACAKLAR!"
YIKACAKLAR!
İstanbul’da Taksim’in orta yerindeki tescilli ‘kültürel varlık’ olan Atatürk Kültür Merkezi’nden söz ediyorum.
Gecenin köründe veya bir alaca karanlıkta dalacaklar iş makineleriyle ve yerle bir edecekler.
Oyuncular susacak, yazarlar, yönetmenler, solistler baletler, balerinler, dansçılar, müzisyenler, tasarımcılar, teknisyenler ve sahne işçileri susacaklar...
RAHMİ YILDIRIM'IN YAZISI, "DEVRİMLERİN DEVRİMİ"
DEVRİMLERİN DEVRİMİ
İnsanlık tarihindeki en büyük devrim, 7 Kasım 1917 (Jülyen takvimine göre 25 Ekim) günü Rusya'da gerçekleşti. En büyük devrimin 100'üncü yıl dönümüdür, anısı önünde saygıyla eğilme ve yeniden ayağa kalkma vaktidir!!!
Anlık yerel girişimler dışında üretim araçlarının mülkiyeti tarihte ilk kez 1917 Ekim Devrimi ile emekçi sınıfların eline geçti. Ekim Devrimi, dünyanın 6'da 1'inde geçmişin sömürülen...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI,"YAŞAMDAN DAMLALAR -8"
YAŞAMDAN DAMLALAR -8
 
UZAKLIĞIN SAĞLADIĞI SAĞLIK
Adamın biri, eşiyle olan sorunlarını çözmek içim doktora gider. Doktor, adamdan her gün on kilometre yürümesini ister.
"Bunu dene. Bir ay sonra beni ara" der.
Adam, bir ay sonra doktoru arar. Doktor, durumun nasıl olduğunu sorar...
ORHAN AYDIN'IN YENİ YAZISI, "KİM SUÇLU... SEN Mİ?"
KİM SUÇLU... SEN Mİ?
-Bu ülkede hırsıza hırsız demek suç. Ortada yargı kararı var.
-Nasıl yani?
-Nasıl yanisi filan yok. Basbayağı yargı kararı var. Adam Amerika’da cezaevinde, mahkemesi sürüyor, tüm dünya basınında “hırsızlığı” yetmedi “dolandırıcılığı”  manşet ama sen bu ülkende ona “hırsız” diyemiyorsun. Hâkimler basıyor cezayı.
-Sapığa “sapık” da diyemiyorsun...
AYŞE ÖZER'İN YAZISI, "ORGANİK AYDIN, TURFANDA VEKİL"
ORGANİK AYDIN, TURFANDA VEKİL
Kimyager olan Primo Levi, "Periyodik Tablo-Hayatta Kalma Öyküleri" isimli kitabında elementler üzerinden kendi hayatta kalma öykülerini anlatır. Yaşamın anahtar elementi karbona geldiğinde sıra, bir karbon atomunun seyrini izler ve şöyle der: "Fotosentezin mekanizmasını ve karbonun rolünü çözdüğümüzde dünyayı açlıktan kurtarabiliriz". Aşk ve devrim dahil her şey, kimyadan ibarettir.
 
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 19.01.2018 - 12:23:52 | Şu an 99 kişi online | Kullanım Koşulları