ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
ZEYTİNLİKLERİ KORUYAMIYORUZ!
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Ercüment TUNÇALP

Tarım alanlarımızın giderek daraldığı inkar edilemeyen bir gerçektir. Peki korumak için ne yapıyoruz?  Hiçbir şey...

İçinizden, " ‘Tarım alanlarını birlikte koruyalım' sloganlı Kamu Spotlarını görmüyor musun?"  diye soranlar çıkabilir. Evet, ilk gördüğümde şaşkınlıktan mesajın tam adresini öğrenemedim. Onun için tekrar tekrar izledim. Ve tarım alanlarının korunması için halka mesaj vermenin ne kadar anlamsız olduğunu anladım.

Bu alanları imara açan halk mı?

Tarım alanları üzerine yapılan konutlara, sanayi tesislerine, termik santrallere, HES'lere, orman alanlarının turizme açılmasına halk mı karar veriyor?

İşte zeytinlikler!

Zeytinlikleri ranta açan düzenleme bir müddet önce Meclis'e geldi.

. Yasa tasarısında; "bir dekarda 15 zeytin ağacı yoksa o alan zeytinlik saha kabul edilmiyor"du.

Peki 8 zeytin ağacı varsa bunu ortadan kaldırmak mı, yoksa sayısını artırmak mı mantıklı çözümdü?

Nitekim büyük itirazlarla bu madde tasarıdan çıkartıldı.

. Yasa tasarısında; "Zeytin alanlarının korunması, imara açılması, sanayi tesisi kurulması, il bazında kurulacak ve 11 kişiden oluşacak ‘Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulları' tarafından karara bağlanacak" deniyor.

Valiliğin oluşturacağı kurulda 7 bürokrat ve 4 sivil toplum temsilcisi olacağına göre zeytinliklerle ilgili kararın hangi yönde çıkabileceği önceden belli değil mi?

Her türlü yatırıma ve faaliyete izin verileceği belli olduğuna göre Kurul'un adındaki "Koruma" ifadesi boşta durmuyor mu?

. Zeytinlik alanlarda hayvan otlatanlara daha önce verilen 3 ay hapis cezası kaldırılıyor, 5 bin lira para cezası öngörülüyordu.

Cezanın hafiflemesi "bu nasıl koruma?" sorusunu akla getirmiyor muydu?

Nitekim tasarıda kaldırılan 3 aylık hapis cezası, itirazlar sonucunda 6 ay hapis cezası olarak geri döndü.  

. İşte zeytin alanlarının yeni yatırımlara açılmasını kolaylaştıracak esas bölüm:

Yasa tasarısında; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinliklerin bitkisel gelişmesini, çoğalmalarını engelleyecek kimyasal atık oluşturacak tesis yapılamaz ve işletilemez" mevcut hükmüne yeni boyut getiriliyor.

Ve deniyor ki; "Ancak, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla, Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir" hükmü getiriliyor.

Ben de diyorum ki; zeytinliği korumaktan daha önemli "kamu yararı" ne olabilir ki?

Ülkemizde ot bitmeyen tarım dışı araziye sanayi tesisi kurmak varken bu ısrar nedendir?

Bu maddeye de "konut, turistik tesis yapılamayacak" değişikliği geldi. Böylece "maden ve sanayi tesisi" açıkta kaldı. Yani mutlaka bir şey yapılacak!

. Tasarıda "zaruri haller dışında zeytin ağacı kesenlere ağaç başına 2 bin lira ceza" öngörülüyordu.

Bunun, çok ucuza mal olacak ranta çevirme imkânı olduğu çok açıktı. Kesilecek 50 ağacınız varsa; verirdiniz 100 bin tl'yi, yapardınız yatırımı, kazanırdınız milyonları!

Bu madde de itirazlar sonunda değişti. 2 bin lira ceza 4 bin liraya çıkartıldı. Böylece örnekteki rantçının 100 bin tl olan maliyeti de 200 bin tl'ye çıkmış oldu.

Evet, komisyonda muhalefetin ve üreticilerin tepkileriyle bazı maddelerin geri çekildiğini öğreniyoruz. Ancak tam koruma sağlamayacağını da görüyoruz. Peki, daha önce defalarca reddedilmiş bir tasarının tekrar tekrar oraya getirilmesindeki amaç nedir, bunu da çok merak ediyoruz.

Buraya kadarı madalyonun bir yüzüdür. Bir de diğer yüze bakmamız gerekiyor.

Dünyada zeytin üretiminin yüzde 97'si Akdeniz ülkelerinde gerçekleşiyor. Üretimde ilk üçü İspanya, İtalya ve Yunanistan oluşturuyor. Türkiye yılına göre zeytin üretiminde dördüncülük ile altıncılık arasında gidip geliyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 2016'da yayımlanan son raporuna göre; 2015-2016 sezonunda İspanya'nın zeytinyağı üretimi 1,2 milyon ton. İtalya 350 bin ton, Yunanistan ise 300 bin ton zeytinyağı üretti. İç savaşın yaşandığı Suriye'de bile 215 bin ton zeytinyağı üretimi gerçekleşirken, Türkiye 143 bin ton zeytinyağı üreterek beşinci sırada yer aldı.

İşin en acı tarafı zeytinyağı kişi başı yıllık tüketim oranımızdadır. Yunanistan'da 25 lt, İspanya'da 15 lt, İtalya'da 14 lt, Suriye'de 7 lt, Tunus'ta 6 lt olan tüketim rakamı Türkiye'de 1 lt'dir. Sağlıklı bir insanın yıllık tüketimi 15 lt olmalıdır.

11 milyon nüfuslu Yunanistan her vatandaşına 25 lt zeytinyağı yedirdikten sonra ihracat da yapabilirken, bizim 80 milyon vatandaşımıza yılda 2 lt zeytinyağı yedirebilecek üretimimiz yoktur.

Peki, o zaman zeytinliklerin artırılması mı, yoksa ranta kurban edilmesi mi akla daha yakındır?

Bu yasa tasarısının Meclis'ten nasıl geçeceğinden çok Meclis'e nasıl geldiği önemlidir. Yani anlayış bu olduğuna göre, yarın fındık için, ayçiçek için, çeltik için neden benzer tasarılar gündeme gelmesin?

ercumenttuncalp@yahoo.com

 

İSTANBUL BU YÜKÜ TAŞIYAMAZ! REEL FAİZ İLE ENFLASYON İLİŞKİSİ BÜYÜMENİN KALİTESİ ZEYTİNLİKLERİ KORUYAMIYORUZ! KUVVETLER AYRILIĞI VE TÜRKİYE TURİST İSTEMİYOR MUYUZ? AVRUPA KONSEYİ VE EKONOMİ SADECE EKONOMİK BÜYÜME YETERLİ Mİ? FAİZİ SIFIRLAMAK MÜMKÜN MÜ? YOK MU ARTIRAN? ENFLASYON TAHMİNİ O KADAR ZOR MU? YAPISAL REFORMLAR ABD BAŞKANLIK SİSTEMİ STAGFLASYON GIDAYI AMBALAJA KOYMAK YETERLİ Mİ? FINDIĞIN KADERİ! OLİMPİYAT KARNEMİZ BEBEK’TE TEKNE PARK PROJESİ! CHP SOSYAL DEMOKRAT MI? KENT KÜLTÜRÜ YERİNE RANT KÜLTÜRÜ FAİZ DÜŞERSE YATIRIM ARTAR MI? KENTSEL TÜKENİŞ PROJELERİ! TRAFİK MAGANDALARI ENGELLENEMİYOR TÜRKİYE’NİN MÜLTECİ SORUNU LEVENT KIRCA ŞEREFLİ OY! UTANÇ DERESİ MİLLETİN ZEKÂSI İLE ALAY ETMEK! BAŞARISIZ ANKETLER EMPERYALİST SOYKIRIM YALANI
 
1 - 2 - 3
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 16.08.2017 - 04:08:00 | Şu an 66 kişi online | Kullanım Koşulları