ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
HAYKO BAĞDAT: "EMEK SÖMÜRÜSÜ VAR!"
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Can Dündar'ın sitesinden ayrılan Hayko Bağdat: "Emek sömürüsü var!"

Can Dündar'ın sitesinden ayrılan Hayko Bağdat, "Bu kadar dert içinde nolur başınız ağrımasın benim yüzümden. Ama ben, Can Dündar ile birlikte kurduğumuz Özgürüz macerasından ayrılıyorum. 10 gün önce yazdığım istifa gerekçem, sitedeki mektup serisi formunda aşağıdadır. Bana yardımcı olup metni Almanca, Alman kamuoyuyla da paylaşırsanız makbule geçer. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür. İzleyen herkese de öyle. Haberleşiriz..." açıklamasıyla aşağıdaki mektubu paylaştı. Biraz olsun emeği gasp edilen bir gazetecinin sesi olabilmek adına Hayko Bağdat'ın mektubunu olduğu gibi yayınlıyoruz.

"Hayko Bağdat
10 saat •
Selam Millet,
Bu kadar dert içinde nolur başınız ağrımasın benim yüzümden.
Ama ben, Can Dündar ile birlikte kurduğumuz Özgürüz macerasından ayrılıyorum. 10 gün önce yazdığım istifa gerekçem, sitedeki mektup serisi formunda aşağıdadır.
Bana yardımcı olup metni Almanca, Alman kamuoyuyla da paylaşırsanız makbule geçer. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür. İzleyen herkese de öyle.
Haberleşiriz...

Ulaş, Elif ve David...

Canım Kardeşim selam;
Burada her sabah İsa Mesih’ten memleketimdeki tüm insanlar için sağlık, adalet ve huzur diliyorum. Elbette senin adını özellikle geçiriyorum dualarımda. Dile kolay 27 yıllık arkadaşız neticede.

Çok fena haber. Ofisten Dersimli Ulaş büyük bir kaza atlattı. Sen 6 aydır 7/24 çalış, Kürdistan’daki ailene para göndermenin hatırına Alman patrondan it muamelesi gör, kendine et alma, sonra ofiste bayıl... Üstelik bayılırken stüdyodaki 350 ekran TV’ye tutun, yuvarlan, altında kal 350 kilonun. Öldü zannettim birden. Bir “aaaahhh” dedi önce, sonra yine bayıldı yattığı yerde. Ambulans çağırdı hemen ofis arkadaşlarımız. 10 dakika sonra geldiler. Sedyeye koydular, bir türlü ambulansa gidemiyoruz. “Sigorta evrakları nerede” diyor doktor herif. “Hastanede konuşuruz be, hadi bindirin ambulansa yoksa taksiyle götüreceğim” deyince ancak bindirdiler.
Hastaneye vardık. Aldılar, Ulaş’ı acile koydular, bizi de kapının önüne, bahçeye...
Hemen Can Abi’yi aradım. Çok üzüldü. Ofise geçti...
O sırada bizim Alman patron David gelmiş ofise. Yerlerde koca TV, TV’nin düşerken yanında götürdüğü pahalı kameralar, ışıklar, kırık bir IKEA masası...
“Alllaahımmmm” diye bağırmış David kendi dilinde. İyi Hıristiyandır, paskalyada hem Can Abi’ye hem bana misyoner misali Watsaplar attıydı, oradan biliyorum.
Ofistekiler “kimse ölmedi sakin ol” diye teskin ettiler mi bilemem ama “Alllaahımmmm” diye bağırmış David kendi dilinde. “Alllaaaaahımmm, çok pahalıydı bu aletler...
Hastanemizdeki 150. Dakikamız dolmak üzereyken hala sedyede oturuyormuş çocuk. Selam bile vermemişler. Ben acilin kapısından girmeye çalışarak tam “ya omurgası kırıldıysa ulan, bir doktor bulsanıza siktiğim hastanesinde” diye bağırırken Can Abi yetişti imdadımıza.
“Abi” dedim, “bu David denen herif aramış Margarita’yı. Çocuk nasıl diye sormadan ‘sorarlarsa freelans çalışıyor deyin. Sigortası öder masrafları zaten’ deyip kapatmış. Bu çocuk altı aydır 7/24 çalışıyor biliyorsun. Alman işçi olsa ayda 8.000 alır bu kadar mesaiye. Sigortası da üç kuruşluk dışarıdan sigorta. Belki ödemez masrafları. Üstelik hepimizin durumu bu. Bir şey sorunca da küfür kafir “fuck” diye geziniyor ortalıkta. Gidip o televizyonu kıracağım ben, demedi olmasın sonra” dedim.
“Çok haklısın” dedi Can Abi. “Anam takside bekliyor. Eve bırakayım da geleyim.”
20 Dakika sonra David mesaj atmış Margarita’ya. “Ulaş iyi mi” demiş. Ah be Can Abi ben ne diyorum, sen ne yapıyorsun. Belki dava açacak Ulaş? Belki hakkını arayacak? Niye herife tüyo veriyorsun? Sorun çıkmasa iyi olur elbet ama çıktı artık? Ulaş ölüyordu ya?
Altı saat sonra röntgen dahi çektiremeden çıktık hastaneden. “Gazeteciyim ulan ben, yazacağım” sizi diye bağırdım bahçede. Yazıyorum işte, hastanenin ad “Klinikum im Friedrichsain”. Alman Sağlık Bakanı David’in ruh eşi değilse müdahale etsin. Hani sosyal devlet falan ya buralar...
Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da okusun bu yazıyı. Belki muhteşem kalemime aşık olur da kitap imzalatmaya gelir bana. Ben de ona bizim ortak kuruluş Correctiv nasıl taşeron işçi çalıştırıyor, nasıl emek sömürüyor, iş cinayeti konusunda ne kadar hassas, sigorta neden önemli falan anlatırım arada.
Ertesi gün ofisten Elif, Ulaş’ı tanıdığı bir doktora götürdü. 182 Euro ödemiş Ulaş. Allah korumuş, ölebilirmiş ama ölmemiş. Biraz et yese iyi olurmuş...
Sonra ofise geldiler. Ulaş fırsatını bulup TV’nin yanına gitti bakmaya. Kırılmışsa parasını falan isterler belki. TV, Ulaş’tan daha az hasarlıymış Allahtan. Paskalya’nın 40’ı idi kaza günü. Belki David’in insanlık için ettiği dualar korumuştur çocuğu...
Ofiste Elif, David’i çekti köşeye sonra. Dünden beri olan yabanilikleri söylememek için dudağını ısırıp “Bak David” dedi. “Ben burada tam mesai çalışıyorum. Son 2 ay bana maaş yatırmadınız. Bürokrasi falan dediniz. Daha önce de eksik yatırmıştınız. Ayrıca sadece burada çalıştığım için %30 civarı vergi çıkıyormuş bana. Herkese de böyle. Niye bizi uyarmadınız? Üstelik zaten....”
“Yeter yahu” demiş David, ağzından tükürükler saçarak. “Freelans çalışmak ne demek bilmen lazım. Üstelik 3-4 gün çalış burada, git başka yerlere de fatura kes, vergin çıkmasın. Elif, ağlayarak ofisi terk ederken göz göze geldik. Üç vakte kalmaz aradım Elif’i. “Evet Elif” dedim, “evet, sabah 9’da işe gelmedin diye iki kere kızdım sana. Ulaş daha çok çalışıyor sen gelmeyince diye kızdım. Ve evet Elif, sen başka yerde çalışamazdın, vaktin yoktu. Dava açarsan bu herife, beni şahit yaz. Can Abi iyi bir insan ama emekçiler kurda kuşa yem olurken çalışanlarının hakkını koruyamadı David’e karşı. Keşke beni dinleseydi de kırsaydık o gece Dev Ekran TV’yi... Gece Ulaş’ın evinde toplanıp gülerdik yaptığımıza. Bir kahkaha bir biftek derlerdi eskiler. İyi gelirdi çocuğun acılarına...”
Can Abi David’i aramış, durumu anlatmış sağolsun. İstifa sonrası işçi haklarını almaya çalışacakmış Elif’in. Elif’e de “keşke kapıyı çarpıp çıkmasaydın, oturup konuşur bir yol bulurduk” demiş. Güney Afrika’dan iki hafta sonra geleceği için mail ile yazabilmiş bunları Elif’e.
Elif “bu benim ‘fuck’ diye bağırandan üçüncü balgam yiyişim. Çözeydiniz ya şimdiye kadar” dedi mi bilmiyorum. Dese hakkı var çünkü.
Neticede ofiste iki kişiyiz şu anda. Ulaş ve ben. David geçenlerde “Para bitti, bağış bulmazsanız bu ay sonu işiniz biter” dediği için Ulaş mail havuzu oluşturuyor. Bağış için mail atılacakmış. Ben hem muhabirlerimiz işsiz kalmasın, iki çocukla benim gelirim kesilmesin, Ulaş ilticaya başvurup kampa gitmesin diye ekmek parası kovalıyorum, hem de Elif’in davasında vereceğim ifadenin provasını yazıyorum sana.
“Oğlum bütün bunlar olurken TV kırma arabeskliğinden başka ne yaptın yoldaşların için” diye sorsana bana? Sor ama cevabını buradan yazmayacağım. Duruşmada Elif ve başka yiğit davacılar olursa onların ifadesinde geçer mutlaka adım. Beyan esastır, onlar ne derse kabulümdür...
Kısaca kardeşim, Özgürüz hikayesi bitiyor galiba. Can Abi’den Allah razı olsun. Hanımı çocukları buraya güvenle getirmeme vesiledir. Sağa sola muhtaç olmadan mesleğimi icra ederek ekmek kazanmama vesiledir. En az 15 kişiye ekmek veren kurumun kurucusudur. David’e “yeter lan” diyemediği için ayıp etmiştir. “Biz senin gibi adamlarla mı AKP’yi devireceğiz, sen önce çalışanının canına üzül yabani” diyemediği ve bana da dedirtmediği için kabahatlidir. Benim de 1001 kabahatim vardır elbet. Can Abi isterse o da benimkileri yazar. Anacığı çok şeker bir ihtiyar ama. Ona bir Türk kahvesi yapamadım ofiste diye içimde kaldı...
Şimdi ne olacak bilmiyorum. Köln’deki Artı TV program istiyordu benden. Belki onu yaparım. Erk Acarer de burada. Çok seviyorum onu ve ailesini. Ailem de seviyor onları. Belki beraber yaparız programı. David ile kitap anlaşması imzalamadım tabi. Bu mektuplara ne numaralar ekleyip, taklalar attırıp kitap yapacağım ya, bir yayınevi bulmalıyım burada. Kimden termin istesen 15 gün sonraya gün veriyor, bakalım.
Beni de Can Abi gibi TV’lere çağırmaya başladılar. Burada da meşhur olursam iyi olur. Para kazanırsam Ulaş mülteci kampına gitmez. Elif’e de yeni iş imkanı yaratırım. Ama Ulaş gibi 9’da gelecek işe. Hem arada et yemeği yapsın evde. Ulaş’ın bir kız kardeşe ihtiyacı var. Bakamıyor kendine böyle.
Başka çok isim var kafamda meşhur olup para kazanırsam parayı paylaşacağım.

Teo çok mutlu burada. Paso park istiyor canavar. Park için direnen yoldaşlarımız el vermiş ruhuna. Aras da youtuber olacakmış. 11 yaşına gelmeden bu kadar olgunlaşması garibime gidiyor. Şımarıklık yapsa, sorun çıkarsa sevineceğim sanki. Onunla gurur duyuyorum hep. Sebepsiz yere değil ama. Belma desen ikinci balayımızı yaşıyoruz çok şükür. Belma o kadar güzel ki... Köpeğimiz Alis desen yılın şanslı köpeği seçilecek neredeyse. Topkapı Hayvan Barınağı’ndan Berlin Hayvan Hakları Şehri’ne geldi resmen. Bir kitap da onun ağzından yazsam olur yani...

Bende şimdilik havadisler böyle kardeşim.
Kendine çok dikkat et. Haftaya yine yazacağım.
Hacı anne, hacı babaya çok selam. Abilerine çok selam. Ufaklığı öp benim için.

Not: Bu mektup nerede yayınlanacak bilmiyorum. Özgürüz’de yayınlansa Can Abi ile David’in arası bozulur şimdi. Ben yine de Elif’e ve Ulaş’a gönderiyorum mektubu. Ölümlü dünya, başıma bir iş gelir, hak davasında şahitlik edemeden gideriz ahirete."

 

SİVİL TOPLUM SAATİ'NDE ANKARA MARKA FESTİVALİ KONUŞULACAK
SİVİL TOPLUM SAATİ'NDE ANKARA MARKA FESTİVALİ KONUŞULACAK
Ankara Ticaret Odası (ATO) Reklam Marka ve Pazar Geliştirme Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Zafer Hacıosmanoğlu ve Markapala Necdet Kara, 10 Aralık Cumartesi günü saat 11.00'de, FM 96.00 Ostim Radyo'da Şahin Acar'ın sunduğu Sivil Toplum Saati'nin bu haftaki konuğu olarak mikrofon başındalar.
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "İĞNELİ İLETİLER"
İĞNELİ İLETİLER
İsveç, en son savaşı komşusu Norveç ile 1814 yılında yaşamış.
Bir İsveçli çocuk "savaş" sözcüğünü yeni duymuştur. Bunu annesine sorduğunu düşünelim:
"Anne savaş ne?"
"İnsanın insana saldırması, yaralaması, belki de öldürmesi!"
"İnsan insana neden saldırır anne?"
"Eğitim eksikliğinden, bilgisizliğinden, kabalığından."
ATTİLA AŞUT YAZDI: "HAPİS YATACAKLARA ÖĞÜTLER"
"HAPİS YATACAKLARA ÖĞÜTLER"
Türkiye artık "yarı açık" bir hapishane! AKP iktidarında gazeteciler, yazarlar, aydınlar, politikacılar "Silivri"yi mesken tuttular. Dün "Balyoz" ve "Ergenekon" sanığıydılar. Bugün "FETÖ üyesi" ve "PKK yandaşı" olmakla suçlanıyorlar. Şu anda 150'ye yakın gazeteci var içerde. Haklarında soruşturma yürütülen ya da dava açılan basın çalışanlarının sayısı ise bunun kat kat üstünde...
ÇGD'NİN "YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016" BAŞVURULARI BAŞLADI
ÇGD YILIN BAŞARILI GAZETECİLERİ 2016 BAŞVURULARI BAŞLADI
Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin geleneksel “Yılın Başarılı Gazetecileri 2016” yarışmasına başvurular başladı. ÇGD Resmi Web Sitesi'nden yapılan açıklamaya göre, yarışmaya katılmak isteyenlerin ürünlerini en geç 10 Ocak 2017 akşamına kadar Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Merkezi’nin Şehit Gönenç Caddesi, Çankaya Belediye Zabıta Yerleşkesi, Maltepe/Ankara adresine ulaştırmaları gerekiyor.
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI, "FIKRALAR SENİ SÖYLER"
FIKRALAR SENİ SÖYLER
"Şarkılar seni söyler" adıyla bir şarkımız var. "Dillerde nağme adın" diye sürer. Sevenlerin dudaklarından düşmeyen dizelerdir bunlar. Belki anısı, en çok olan bir şarkıdır. Bu şarkıyı söylememiş bir kimse çıkar mı? O derece ortak özellik taşıyor. Yazımın başlığını yukarıdaki şarkıdan esinlendiğim hemen seziliyor. Evet doğrudur. Birisini, şarkıların söylemesi insanı gönendirir, mutlu eder...
ATTİLA AŞUT'UN YENİ YAZISI, "AKP'NİN ARKA "BAHÇELİ"Sİ!
ATTİLA AŞUT'UN YENİ YAZISI, "AKP'NİN ARKA "BAHÇELİ"Sİ!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin desteğiyle, Tayyip Erdoğan'a Başkanlık yolunu açacak Anayasa referandumuna yeşil ışık yakılmış görünüyor. Bahçeli, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la yaptığı görüşmelerin verimli geçtiğini muştuladı. Kapalı kapılar ardında pazarlıklar sürerken, AKP sözcüleri büyük bir sevinçle, "Cum-Başkanlık" konusunda MHP ile anlaştıklarını açıkladılar...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI: "ŞAKACIĞI BİLE ÇİRKİN"
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI: "ŞAKACIĞI BİLE ÇİRKİN"
Ünlü ozan Tahsin Saraç'ın yüreklerde yankılanan Ana Öğüdü adlı bir şiiri vardır. Orada şöyle diyor ozan:
"Tüfekle oynama yavrum
Şakacığı bile çirkin
Bir canlıyı öldürmenin"
ATTİLA AŞUT YAZDI: YORGUN ATLAR ÜLKESİ
YORGUN ATLAR ÜLKESİ
Necmiye Alpay
ve Aslı Erdoğan için "ağırlaştırılmış müebbet" istemiş sayın savcı! Demek ölüm cezası kalkmamış olsaydı, "idam"la yargılayacaklardı arkadaşlarımızı! Yazarlar ve gazeteciler hakkında böyle uçuk cezalar istenince bir bakıma seviniyorum. Çünkü soruşturma ve kovuşturmaların hukuksal dayanaktan ne denli yoksun olduğunun en somut göstergesidir bu tür suçlamalar...
NUSRET ERTÜRK'ÜN YENİ YAZISI: ÇUVALDAN ÇUVALLAMAYA
ÇUVALLA İŞE BAŞLAYANIN SON DURAĞI ÇUVALLAMADIR
Evin kedisi gözden düşmüştü. Adam, kediyi bir çuvala koyar, evden beş altı km uzağa götürür, bırakır. Döner gelir adam eve. Bir de bakar ki, kedi eve kendinden önce gelmiş. İkinci kez kediyi çuvala koyan adam yola düşer...
ERCÜMENT TUNÇALP YAZDI: "FINDIĞIN KADERİ!"
FINDIĞIN KADERİ!Yazarımız Ercüment Tunçalp'in Türkiye ekonomisi için çok önemli bir ürün olan fındık üretimi üzerine bir analizi.
DİRENİŞİN GAZETECİLERE MALİYETİ AĞIR OLDU
TGS yaptığı basın toplantısında Haziran Direnişi'nin gazetecilere yansıyan ağır faturasını gözler önüne seren bir liste yayınladı.
AKŞAM'DAN BİR GAZETECİ DAHA KOVULDU
TMSF'nin el koymasının ardından adeta gazeteci kıyımı yaşanan Akşam'dan bir gazeteci daha kovuldu.
CUMHURİYET'İN GENEL YAYIN YÖNETMENİ MURAT SABUNCU
MURAT SABUNCU CUMHURİYET'İN YENİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ
Murat Sabuncu’nun Cumhuriyet'in genel yayın yönetmenliği görevine getirildiğini İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay Twitter hesabından duyurdu. Murat Sabuncu bugüne kadar Cumhuriyet'in Yayın Koordinatörlüğü görevini yürütüyordu.
CEZAEVLERİNDE TUTUKLU ve HÜKÜMLÜ 36 GAZETECİ VAR!
14 HAZİRAN 2016: CEZAEVLERİNDE TUTUKLU ve HÜKÜMLÜ 36 GAZETECİ VAR!
14 Haziran 2016 itibariyle Türkiye'de cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olarak 36 gazeteci özgürlüğünden mahrum. 36 gazetecinin 17'si tutuklu, 19'u hükümlü.
GÖP ANKARA KATLİAMINI PROTESTO ETTİ
Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP), toplumu yasa boğan 10 Ekim Cumartesi katliamının gerçekleştiği Ankara Garı önüne karanfil bıraktıktan sonra saldırıda hayatını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulundu.
"YABANCI MESLEKTAŞLARIMIZLA DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYİZ"
Gazetecilere Özgürlük Platformu yazılı bir açıklama yaparak sınır dışı edilen, gözaltına alınan, Türkiye’ye sokulmayan veya haklarında çeşitli nedenlerle soruşturma açılan yabancı gazetecilere destek verdi.
5 GAZETECİ ÖZGÜR GÜNDEM GYY NÖBETİ NEDENİYLE İFADE VERDİ
5 GAZETECİ ÖZGÜR GÜNDEM GYY NÖBETİ NEDENİYLE İFADE VERDİ
Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma nöbetine katılarak “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni” olarak birer gün Genel Yayın Yönetmeni olanlar hakkında açılan soruşturma kapsamında T24 yazarı Nurcan Baysal, gazeteci Celal Başlangıç, ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, Fehim Işık ve Avukat Eşber Yağmurdereli İstanbul Adliyesi'nde savcılığa ifade verdi.
CEZAEVLERİNDE 37 GAZETECİ VAR!
CEZAEVLERİNDE 37 GAZETECİ VAR!
Yetkililerin "Cezaevlerinde gazeteci yok" demelerine karşın Türkiye'de 37 gazeteci demir parmaklıkların arkasında. Gazetecilerin 16'sı tutuklu, 21'i hükümlü. Hükümlü gazetecilerden kanser hastası olup tedavileri yapılamayanlar var.
ÖNDEROĞLU, NESİN ve FİNCANCI TUTUKLANDI
ÖNDEROĞLU, NESİN ve FİNCANCI TUTUKLANDI
Özgür Gündem'le dayanışma amacıyla, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde başlatılan nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katıldıkları için haklarında soruşturma açılan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Gazeteci-Yazar Ahmet Nesin ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla tutuklandı.
CUMHURİYET'İN YÖNETİMİNDE İSTİFA DEPREMİ
CUMHURİYET'İN YÖNETİMİNDE İSTİFA DEPREMİ
Cumhuriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, çalışma arkadaşlarına bir mesaj göndererek Cumhuriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliği görevini bıraktığını açıkladı. Dündar yaptığı açıklamada görevini Cumhuriyet Vakfı’nın İcra Kurulu’na devrettiğini ifade etti.
CAN DÜNDAR'A 2 YIL 4 AY HAPİS TALEBİ
CAN DÜNDAR'A 2 YIL 4 AY HAPİS TALEBİ
Cumhuriyet Gazetesi'nin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar’a İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği yargıcı Bekir Altun’un şikayeti üzerine 2 yıl 4 aya kadar hapis talebiyle dava açıldı.
MİZAH DERGİSİ PENGUEN'DEN CHE KAPAĞI
MİZAH DERGİSİ PENGUEN'DEN CHE KAPAĞI
Haftalık mizah dergisi Penguen, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın Che hakkında tepki çeken sözlerini kapağına taşıdı.
"ATATÜRK'Ü TARTIŞTIRMAM" DEDİ CANLI YAYINI TERK ETTİ
"ATATÜRK'Ü TARTIŞTIRMAM" DEDİ CANLI YAYINI TERK ETTİ
Habertürk ekranlarında yayınlanan "Enine Boyuna" programında Atatürk'le hakkında söylenen sözler üzerine Emekli Tümamiral Semih Çetin, stüdyoyu terk etti.
RTÜK, CİZRE HABERLERİNE GEÇİCİ YAYIN YASAĞI GETİRDİ
RTÜK, CİZRE HABERLERİNE GEÇİCİ YAYIN YASAĞI GETİRDİ
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Şırnak’ın Cizre ilçesinde meydana gelen saldırıya ilişkin geçici yayın yasağı getirdi.
ÇGD: EMİN PAZARCI'YI KINIYOR GAZETECİLİK ADINA UTANÇ DUYUYORUZ
ÇGD: "EMİN PAZARCI'YI KINIYOR, GAZETECİLİK ADINA UTANÇ DUYUYORUZ"
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) yazılı bir açıklama yaparak Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı'nın gözaltına alınan Özgür Gündem Gazetesi muhabiri hakkındaki ‘tecavüz edilmesini onaylar' nitelikteki sözlerini kınadı.
"OHAL'İN BİRİNCİ AYINDA BASINA BASKILAR" TOPLANTISI
"OHAL'İN BİRİNCİ AYINDA BASINA BASKILAR" TOPLANTISI
Türkiye'de halkın haber alma hakkının önündeki engellerin kaldırılması, gazetecilik mesleğinin hedef gösterilmeden, saldırıya uğramadan, tutuklanmadan yapılabilmesi için bir araya gelen meslek örgütleri basın toplantısı düzenliyor.  Toplantı 19 Ağustos Cuma günü saat 12.00’de Cağaloğlu’nda TGC’nin üst katındaki Gazeteciler Restoranı’nda yapılacak.
TGS: ÖZGÜR GÜNDEM KARARTILMAMALI
TGS: ÖZGÜR GÜNDEM KARARTILMAMALI
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Özgür Gündem'in kapatılması kararı üzerine yazılı açıklama yaptı.
TRT'DEN SPİKER TİJEN KARAŞ AÇIKLAMASI
TRT'DEN SPİKER TİJEN KARAŞ AÇIKLAMASI
FETÖ soruşturması kapsamında çalışanlarından 42 kişiyle birlikte spiker Tijen Karaş’ın da gözaltına alındığı haberlerleriyle ilgili olarak TRT'den açıklama yaptı. Tijen Karaş, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TRT'yi basan askerlerin silah tehdidi altında sözde TSK bildirisini okumak zorunda kalmıştı.
DİYARBAKIR'DA GÖZALTINA ALINAN 4 GAZETECİ SERBEST
DİYARBAKIR'DA GÖZALTINA ALINAN 4 GAZETECİ SERBEST
Diyarbakır Sur ilçesinde On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleştirilen bombalı saldırı sonrası haber takibi yaparken gözaltına alınan Evrensel muhabirleri Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar serbest bırakıldı.
SPUTNİK'E ERİŞİM YASAĞI KALKTI
ERDOĞAN'IN RUSYA ZİYARETİ ÖNCESİ SPUTNİK'E ERİŞİM YASAĞI KALKTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yarın Putin'le yapacağı görüşme öncesi Rus Sputnik Haber Ajansı'nın web sitesine uygulanmakta olan erişim yasağı kaldırıldı. Rus uçağının Türk F-16'ları tarafından düşürülmesinin ardından Sputnik'e erişim yasağı getirilmişti.
9 7 
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 22.06.2017 - 11:39:56 | Şu an 74 kişi online | Kullanım Koşulları