ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
HAYKO BAĞDAT: "EMEK SÖMÜRÜSÜ VAR!"
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Can Dündar'ın sitesinden ayrılan Hayko Bağdat: "Emek sömürüsü var!"

Can Dündar'ın sitesinden ayrılan Hayko Bağdat, "Bu kadar dert içinde nolur başınız ağrımasın benim yüzümden. Ama ben, Can Dündar ile birlikte kurduğumuz Özgürüz macerasından ayrılıyorum. 10 gün önce yazdığım istifa gerekçem, sitedeki mektup serisi formunda aşağıdadır. Bana yardımcı olup metni Almanca, Alman kamuoyuyla da paylaşırsanız makbule geçer. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür. İzleyen herkese de öyle. Haberleşiriz..." açıklamasıyla aşağıdaki mektubu paylaştı. Biraz olsun emeği gasp edilen bir gazetecinin sesi olabilmek adına Hayko Bağdat'ın mektubunu olduğu gibi yayınlıyoruz.

"Hayko Bağdat
10 saat •
Selam Millet,
Bu kadar dert içinde nolur başınız ağrımasın benim yüzümden.
Ama ben, Can Dündar ile birlikte kurduğumuz Özgürüz macerasından ayrılıyorum. 10 gün önce yazdığım istifa gerekçem, sitedeki mektup serisi formunda aşağıdadır.
Bana yardımcı olup metni Almanca, Alman kamuoyuyla da paylaşırsanız makbule geçer. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür. İzleyen herkese de öyle.
Haberleşiriz...

Ulaş, Elif ve David...

Canım Kardeşim selam;
Burada her sabah İsa Mesih’ten memleketimdeki tüm insanlar için sağlık, adalet ve huzur diliyorum. Elbette senin adını özellikle geçiriyorum dualarımda. Dile kolay 27 yıllık arkadaşız neticede.

Çok fena haber. Ofisten Dersimli Ulaş büyük bir kaza atlattı. Sen 6 aydır 7/24 çalış, Kürdistan’daki ailene para göndermenin hatırına Alman patrondan it muamelesi gör, kendine et alma, sonra ofiste bayıl... Üstelik bayılırken stüdyodaki 350 ekran TV’ye tutun, yuvarlan, altında kal 350 kilonun. Öldü zannettim birden. Bir “aaaahhh” dedi önce, sonra yine bayıldı yattığı yerde. Ambulans çağırdı hemen ofis arkadaşlarımız. 10 dakika sonra geldiler. Sedyeye koydular, bir türlü ambulansa gidemiyoruz. “Sigorta evrakları nerede” diyor doktor herif. “Hastanede konuşuruz be, hadi bindirin ambulansa yoksa taksiyle götüreceğim” deyince ancak bindirdiler.
Hastaneye vardık. Aldılar, Ulaş’ı acile koydular, bizi de kapının önüne, bahçeye...
Hemen Can Abi’yi aradım. Çok üzüldü. Ofise geçti...
O sırada bizim Alman patron David gelmiş ofise. Yerlerde koca TV, TV’nin düşerken yanında götürdüğü pahalı kameralar, ışıklar, kırık bir IKEA masası...
“Alllaahımmmm” diye bağırmış David kendi dilinde. İyi Hıristiyandır, paskalyada hem Can Abi’ye hem bana misyoner misali Watsaplar attıydı, oradan biliyorum.
Ofistekiler “kimse ölmedi sakin ol” diye teskin ettiler mi bilemem ama “Alllaahımmmm” diye bağırmış David kendi dilinde. “Alllaaaaahımmm, çok pahalıydı bu aletler...
Hastanemizdeki 150. Dakikamız dolmak üzereyken hala sedyede oturuyormuş çocuk. Selam bile vermemişler. Ben acilin kapısından girmeye çalışarak tam “ya omurgası kırıldıysa ulan, bir doktor bulsanıza siktiğim hastanesinde” diye bağırırken Can Abi yetişti imdadımıza.
“Abi” dedim, “bu David denen herif aramış Margarita’yı. Çocuk nasıl diye sormadan ‘sorarlarsa freelans çalışıyor deyin. Sigortası öder masrafları zaten’ deyip kapatmış. Bu çocuk altı aydır 7/24 çalışıyor biliyorsun. Alman işçi olsa ayda 8.000 alır bu kadar mesaiye. Sigortası da üç kuruşluk dışarıdan sigorta. Belki ödemez masrafları. Üstelik hepimizin durumu bu. Bir şey sorunca da küfür kafir “fuck” diye geziniyor ortalıkta. Gidip o televizyonu kıracağım ben, demedi olmasın sonra” dedim.
“Çok haklısın” dedi Can Abi. “Anam takside bekliyor. Eve bırakayım da geleyim.”
20 Dakika sonra David mesaj atmış Margarita’ya. “Ulaş iyi mi” demiş. Ah be Can Abi ben ne diyorum, sen ne yapıyorsun. Belki dava açacak Ulaş? Belki hakkını arayacak? Niye herife tüyo veriyorsun? Sorun çıkmasa iyi olur elbet ama çıktı artık? Ulaş ölüyordu ya?
Altı saat sonra röntgen dahi çektiremeden çıktık hastaneden. “Gazeteciyim ulan ben, yazacağım” sizi diye bağırdım bahçede. Yazıyorum işte, hastanenin ad “Klinikum im Friedrichsain”. Alman Sağlık Bakanı David’in ruh eşi değilse müdahale etsin. Hani sosyal devlet falan ya buralar...
Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da okusun bu yazıyı. Belki muhteşem kalemime aşık olur da kitap imzalatmaya gelir bana. Ben de ona bizim ortak kuruluş Correctiv nasıl taşeron işçi çalıştırıyor, nasıl emek sömürüyor, iş cinayeti konusunda ne kadar hassas, sigorta neden önemli falan anlatırım arada.
Ertesi gün ofisten Elif, Ulaş’ı tanıdığı bir doktora götürdü. 182 Euro ödemiş Ulaş. Allah korumuş, ölebilirmiş ama ölmemiş. Biraz et yese iyi olurmuş...
Sonra ofise geldiler. Ulaş fırsatını bulup TV’nin yanına gitti bakmaya. Kırılmışsa parasını falan isterler belki. TV, Ulaş’tan daha az hasarlıymış Allahtan. Paskalya’nın 40’ı idi kaza günü. Belki David’in insanlık için ettiği dualar korumuştur çocuğu...
Ofiste Elif, David’i çekti köşeye sonra. Dünden beri olan yabanilikleri söylememek için dudağını ısırıp “Bak David” dedi. “Ben burada tam mesai çalışıyorum. Son 2 ay bana maaş yatırmadınız. Bürokrasi falan dediniz. Daha önce de eksik yatırmıştınız. Ayrıca sadece burada çalıştığım için %30 civarı vergi çıkıyormuş bana. Herkese de böyle. Niye bizi uyarmadınız? Üstelik zaten....”
“Yeter yahu” demiş David, ağzından tükürükler saçarak. “Freelans çalışmak ne demek bilmen lazım. Üstelik 3-4 gün çalış burada, git başka yerlere de fatura kes, vergin çıkmasın. Elif, ağlayarak ofisi terk ederken göz göze geldik. Üç vakte kalmaz aradım Elif’i. “Evet Elif” dedim, “evet, sabah 9’da işe gelmedin diye iki kere kızdım sana. Ulaş daha çok çalışıyor sen gelmeyince diye kızdım. Ve evet Elif, sen başka yerde çalışamazdın, vaktin yoktu. Dava açarsan bu herife, beni şahit yaz. Can Abi iyi bir insan ama emekçiler kurda kuşa yem olurken çalışanlarının hakkını koruyamadı David’e karşı. Keşke beni dinleseydi de kırsaydık o gece Dev Ekran TV’yi... Gece Ulaş’ın evinde toplanıp gülerdik yaptığımıza. Bir kahkaha bir biftek derlerdi eskiler. İyi gelirdi çocuğun acılarına...”
Can Abi David’i aramış, durumu anlatmış sağolsun. İstifa sonrası işçi haklarını almaya çalışacakmış Elif’in. Elif’e de “keşke kapıyı çarpıp çıkmasaydın, oturup konuşur bir yol bulurduk” demiş. Güney Afrika’dan iki hafta sonra geleceği için mail ile yazabilmiş bunları Elif’e.
Elif “bu benim ‘fuck’ diye bağırandan üçüncü balgam yiyişim. Çözeydiniz ya şimdiye kadar” dedi mi bilmiyorum. Dese hakkı var çünkü.
Neticede ofiste iki kişiyiz şu anda. Ulaş ve ben. David geçenlerde “Para bitti, bağış bulmazsanız bu ay sonu işiniz biter” dediği için Ulaş mail havuzu oluşturuyor. Bağış için mail atılacakmış. Ben hem muhabirlerimiz işsiz kalmasın, iki çocukla benim gelirim kesilmesin, Ulaş ilticaya başvurup kampa gitmesin diye ekmek parası kovalıyorum, hem de Elif’in davasında vereceğim ifadenin provasını yazıyorum sana.
“Oğlum bütün bunlar olurken TV kırma arabeskliğinden başka ne yaptın yoldaşların için” diye sorsana bana? Sor ama cevabını buradan yazmayacağım. Duruşmada Elif ve başka yiğit davacılar olursa onların ifadesinde geçer mutlaka adım. Beyan esastır, onlar ne derse kabulümdür...
Kısaca kardeşim, Özgürüz hikayesi bitiyor galiba. Can Abi’den Allah razı olsun. Hanımı çocukları buraya güvenle getirmeme vesiledir. Sağa sola muhtaç olmadan mesleğimi icra ederek ekmek kazanmama vesiledir. En az 15 kişiye ekmek veren kurumun kurucusudur. David’e “yeter lan” diyemediği için ayıp etmiştir. “Biz senin gibi adamlarla mı AKP’yi devireceğiz, sen önce çalışanının canına üzül yabani” diyemediği ve bana da dedirtmediği için kabahatlidir. Benim de 1001 kabahatim vardır elbet. Can Abi isterse o da benimkileri yazar. Anacığı çok şeker bir ihtiyar ama. Ona bir Türk kahvesi yapamadım ofiste diye içimde kaldı...
Şimdi ne olacak bilmiyorum. Köln’deki Artı TV program istiyordu benden. Belki onu yaparım. Erk Acarer de burada. Çok seviyorum onu ve ailesini. Ailem de seviyor onları. Belki beraber yaparız programı. David ile kitap anlaşması imzalamadım tabi. Bu mektuplara ne numaralar ekleyip, taklalar attırıp kitap yapacağım ya, bir yayınevi bulmalıyım burada. Kimden termin istesen 15 gün sonraya gün veriyor, bakalım.
Beni de Can Abi gibi TV’lere çağırmaya başladılar. Burada da meşhur olursam iyi olur. Para kazanırsam Ulaş mülteci kampına gitmez. Elif’e de yeni iş imkanı yaratırım. Ama Ulaş gibi 9’da gelecek işe. Hem arada et yemeği yapsın evde. Ulaş’ın bir kız kardeşe ihtiyacı var. Bakamıyor kendine böyle.
Başka çok isim var kafamda meşhur olup para kazanırsam parayı paylaşacağım.

Teo çok mutlu burada. Paso park istiyor canavar. Park için direnen yoldaşlarımız el vermiş ruhuna. Aras da youtuber olacakmış. 11 yaşına gelmeden bu kadar olgunlaşması garibime gidiyor. Şımarıklık yapsa, sorun çıkarsa sevineceğim sanki. Onunla gurur duyuyorum hep. Sebepsiz yere değil ama. Belma desen ikinci balayımızı yaşıyoruz çok şükür. Belma o kadar güzel ki... Köpeğimiz Alis desen yılın şanslı köpeği seçilecek neredeyse. Topkapı Hayvan Barınağı’ndan Berlin Hayvan Hakları Şehri’ne geldi resmen. Bir kitap da onun ağzından yazsam olur yani...

Bende şimdilik havadisler böyle kardeşim.
Kendine çok dikkat et. Haftaya yine yazacağım.
Hacı anne, hacı babaya çok selam. Abilerine çok selam. Ufaklığı öp benim için.

Not: Bu mektup nerede yayınlanacak bilmiyorum. Özgürüz’de yayınlansa Can Abi ile David’in arası bozulur şimdi. Ben yine de Elif’e ve Ulaş’a gönderiyorum mektubu. Ölümlü dünya, başıma bir iş gelir, hak davasında şahitlik edemeden gideriz ahirete."

 

GÜLGÛN FEYMAN: "KASIMPAŞA NİREEE, AK SARAY NİRE!"
TRT'nin bir dönem en iyi haber spikerlerinden olan Gülgûn Feyman Budak, Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a bir ağır bir mektup yazdı.
ÇGD'DEN YALÇIN AKDOĞAN'A MEKTUP
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın, yeni görevine başlamasının hemen ardından geçtiğimiz hafta medya sektörü temsilcileri ile bir araya gelmesi medyaya 'ayar verme' operasyonu olarak değerlendirilmeye devam ediyor.
ÇGD AKP'NİN BASIN YASAĞINI KINADI
Çağdaş Gazeteciler Derneği, AKP kongresine bazı basın kuruluşlarının alınmamasını kınadı. Birgün, Sözcü, Aydınlık, Ulusal Kanal, Yeniçağ, Taraf, Yurt, Evrensel, Samanyolu Grubu, Zaman, Cihan, Kanaltürk, Bugün gazetelerinin kongreyi izlemesine AKP izin vermiyor.
SÖZCÜ, MUSTAFA SÖNMEZ'İN YAZILARINA SON VERDİ
Sözcü Gazetesi kısa bir süre önce gazetede yazmaya başlayan köşe yazarı ile yolları ayırdı.
ANKA'DA TOPLU SÖZLEŞME İMZALANDI
Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın Anka Haber Ajansı A.Ş. ile yürüttüğü toplu iş sözleşmesi görüşmeleri greve çıkıldığı gün uzlaşmayla sonuçlandı.
ÇGD: AF EDERSİNİZ BAŞBAKAN HADDİNİ BİLECEK!
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) yazılı bir açıklama yaparak Erdoğan'ın Rumları, Ermenilleri, Gürcülere hakaret içeren ve aşağılayan sözlerini eleştirdi.
"ENAYİYE HİÇ PARA ÖDEMEYECEĞİZ"
Kanal Sokak'ta sürdürdüğü haber spikerliğini alacakları ödenmediği gerekçesiyle bırakan Rüştü Erata, yaşadıklarını "Allah kimseyi 'Sokak'a düşürmesin" diyerek anlattı.
ÇGD: "YAZMA, ÇİZME, KONUŞMA" YASAĞI KABUL EDİLEMEZ!
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Başbakan'ın gazetecilere terör örgütü IŞİD'in Musul Başkonsolosluğu baskını hakkında "bu konuda konuşmayın, yazmayın" ricasını (!) kınadı
IŞİD'E PARALAR TÜRKİYE'DEN
Cumhuriyet gazetesi yazarı Çiğdem Toker dünkü yazısında radikal İslamcı grup IŞİD’ın para akışının Türkiye üzerinden sağlandığını gösteren bir yazı yayımladı
DENEYİMLİ SUNUCU BÖYLE İSYAN ETTİ
Kanal Sokak çalışanları aylardır maaşlarını alamıyorlar. Kanal yönetimi ise sorunların çözümü için adım atmıyor.
GEZİ DİRENİŞİ BELGESELİ "GÖZDAĞI"
Can Dündar'ın Gezi Direnişi için hazırladığı "Gözdağı" belgeseli, 31 Mayıs'tan itibaren parklarda, meydanlarda, salonlarda, kampüslerde ücretsiz gösterilecek.
YERKEL'İN TEKMESİ UYKUSUZ'UN KAPAĞINDA
Yusuf Yerkel, Soma'da Başbakan Erdoğan'ı protesto eden bir madencinin yakınına askerler etkisiz hale getirdikten sonra fırsattan istifade attığı tekmeyle büyük tepki çekmişti.
TGC: GAZETECİLERİ HEDEF SEÇEN ANLAYIŞI KINIYORUZ
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü izleyen gazeteciler zor anlar yaşadı. Polisin hedef seçtiği çok sayıda gazetecinin yaralandığına dikkat çeken TGC Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak gazetecilere yönelik şiddeti kınadı.
ÇGD, VATAN ANKARA'NIN KAPATILMASINI PROTESTO ETTİ
Çağdaş Gazeteciler Derneği, Vatan Gazetesi'nin Ankara Bürosu'nun kapatılmasını protesto etti.
ARTI 1'DE DİRENİŞ KAPIDA
Pazartesi günü canlı yayınlanan programlar yapılmadı. İzleyiciler Canlı Gaste'yi izlemek üzere ekran karşısına geçtiklerinde "Ana Haber Bülteni"yle karşılaştılar.
GAZETECİ AHMET KAYACIK YAŞAMINI YİTİRDİ
Basın dünyası başarılı bir muhabirini kaybetti. NTV’nin Karadeniz Bölge Temsilcisi Ahmet Kayacık, hayata gözlerini yumdu.
TGS'DEN KARŞI ÇALIŞANLARINA DESTEK
Karşı gazetesinin yayın hayatına son verme kararının ardından gazete emekçileri tarafından başlatılan eyleme Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) bir açıklamayla destek verdi.
KARŞI EMEKÇİLERİ DİRENİŞE DEVAM EDİYOR
Karşı gazetesinin kapatılmasının ardından haklarını almak için gazete binasında bekleyen gazete çalışanları basın açıklaması yaptı. Çalışanların haklarının gasp edildiğinin dile getirildiği açıklamada, talepler kabul edilene kadar direnmeye devam edileceği belirtildi.
CEYDA KARAN'DAN 'PARALEL GAZETECİ' YANITI
Gazeteci Ceyda Karan, bir dışişleri yetkilisine dayanarak gizli Suriye toplantısının yabancı bir istihbarat kurumu tarafından dinlendiğini yazması üzerine AKP'ye yakın gazeteler tarafından "paralel gazeteci" ilan edilmesine cevap verdi.
FOTO MUHABİRİ KERİM ÖKTEN HAYATINI KAYBETTİ
EPA Ajansı’nın dünyaca ünlü Türk foto muhabiri Kerim Ökten, Çanakkale’de motorsikletine düşen yıldırım sonucu yaşamını yitirdi.
GİD YÖNETİMİNDEN PROF. AVŞAR'A ZİYARET
G.Ü. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar, “Kapımız açık, Fakültemizi her zaman ziyaret edin” çağrısında bulundu
AKP’Lİ BAŞKAN GAZETELERE SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR
Bolu Belediyesi, ruhsatı olmadığı gerekçesiyle haftalık yayınlanan Bolu Havadis gazetesini kapatmasının ardından Salı akşamı da Bolu'da günlük yayınlanan Bolu Gündem gazetesini de kapatmak istedi.
PEN: "TWITTER VE YOUTUBE YASAĞINI KALDIRIN"
Dünya Yazarlar Birliği PEN, Twitter ve Youtube'un erişiminin yasaklanması üzerine Türkiye'de ifade özgürlüğünün sınırlanmasından duyduğu kaygıyı bir açık mektupla duyurdu.
SURİYE KAYITLARINA BİR YASAK DAHA
Mahkeme, Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan Suriye görüşmesiyle ilgili yayın yasağı getirdi.
ALTAYLI GENEL YAYIN YÖNETMENLİĞİNDEN İSTİFA ETTİ
Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı görevinden istifa etti.
LAF DEĞİL İCRAAT: AKP 2 GAZETEYİ KAPATTIRIYOR
AKP'li Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz 2 gazeteyi kapattırıyor. Bolu Gündem Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Süha Alparslan, "Alaaddin ve faşizm" başlıklı bir yazı yazarak gazetesinin kapatılmasına kadar varan süreci anlattı.
"İMAM HATİPLİ BİR YOLSUZ, İLKOKUL MEZUNU BİR VAİZ"
Dündar, "Erdoğan'ın ikbali mi ülkenin istikbali mi?" başlıklı köşe yazısında "Türkiyenin kaderini imam hatip mezunu bir yolsuzla, ilkokul mezunu bir vaizin çekişmesinin belirlediğini" vurguladı.
GAZİ İLETİŞİMLİLER DERNEĞİ GENEL KURULU YAPILDI
Gazi İletişimliler Derneği 11. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya oldu.
TAHLİYE OLAN GAZETECİLERDEN BASIN KONSEYİ ZİYARETİ
Ergenekon Davası'ndan tutuklanıp, tahliye olan gazeteciler Tuncay Özkan ile Merdan Yanardağ, Basın Konseyi'ni ziyaret etti.
RAHMİ YILDIRIM SERBEST BIRAKILDI
Gazeteci Rahmi Yıldırım serbest bırakıldı. Yıldırım, liseli öğrencilere ve halka su sıkan TOMA'nın önüne çıkmış, bunun üzerine polisler tarafından gözaltına alınarak emniyete götürülmüştü.
9 7 
4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 22.06.2017 - 11:39:56 | Şu an 76 kişi online | Kullanım Koşulları