ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
NUSRET ERTÜRK ile SÖYLEŞİ
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Konuşan : Şahver KARASÜLEYMANOĞLU

 

-Sayın Ertürk, kısaca özgeçmişinizden söz eder misiniz?

-Benimle bir söyleşi düşündüğünüz için size çok teşekkür ediyorum.

 Bir yörenin en büyük zenginliği, yetiştirdiği aydın, bilime inanan, sanata saygılı, çevreci, nitelikli insanlarıdır.  

‘'Otu çek köküne bak'' derler. Kimliğimizin, kişiliğimizin büyük bölümünü oradan alırız. ‘'ARTVİNLİYİM'' demek bile bence varlığımızın yarısını anlatıyor.

Tanışırken nereli olduğumuz, öğrenimimiz, kişisel özelliklerimiz, düşüncelerimiz...merak edilir. Bizim için biraz kolay bir soru. Artvin'i az çok tanıyan gerisini getirir. Aldatmayan, aldanmayan kişilere biz aydın diyoruz. Bu tanım büyük oranda Artvinlinin de tanımıdır.

1945 yılında Ardanuç-Aşağı Irmaklar bucağında doğdum. Cilavuz Öğretmen Okulu(1963), Eğitim enstitüsü (1970). İlk, orta, lise, üniversite, dershane öğretmenliği. Okurla buluşan kitaplarımın sayısı on ikidir. Gazetelerde, dergilerde yüzlerce sayısız yazı. Sanatı solumak.  Kitapla tanıştırdığım, okuma alışkanlığı kazandırdığım binlerce öğrencim. Duyan, gören, düşünen, soran, hakkını arayan kişiliklerin oluşumunu sağlamak. Hopa'da öldürülen öğretmen Metin Lokumcu, unutamadığım bir öğrencimdir.

-Yazmaya  ne zaman ve nasıl başladınız? Ağabeyiniz eğitimci Kazım Ertürk'ün de şair oluşu, sizi ne ölçüde özendirdi? Kimlerden ve nasıl etkilendiniz?

- Biliyorsunuz, her şey ortamında oluşur. Ağrı dağının tepesinde nar yetişmez. Şiir söylemeye, yazı yazmaya ilkokulda başladım. Eğitimci, şair Kâzım Ertürk'ün ağabeyim oluşu benim için büyük şanstı. Bu ortam beni yazınsal alana çekti. Köy evimizde kitaplığımız, dergiler, gazeteler vardı. Cumhuriyet'i, Ulus'u, Türk Dili'ni, Varlık'ı ilkokula gitmeden tanıdım. İlkokulda öğretmenlerim benden şiir kitapları isterdi bayramlarda öğrencilerin okuması için. Evimizde kültür, sanat, düşünce konuları konuşulurdu. Köyümüze gelen halk ozanları düşlerimize düş katardı. Köroğlu'nun koçaklamalarını ezber okurduk.

Gazeteciliğim okul duvar gazeteleriyle başladı. Öğretmen okulunda-on altı yaşımda-TAYFUN adlı duvar gazetesini tek başıma iki sayı çıkarmıştım. Edebiyat öğretmenim İsmail Âşıkoğlu, geçen yıl o gazetemin adını soruyordu. Tam elli beş yıl sonra. Âşıkoğlu öğretmenimin edebiyatı sevmemde katkılarını unutamam. 1960 yılını şubat ayında Ulus gazetesinde bir fıkramın yayınlanması benim kanatlarım oldu.

Erzurum eğitim enstitüsünde okurken (1967-70), üç yıl boyunca Atatürkçü, laik çizgideki Erzurum Devrim gazetesinde muhabirlik ve yazarlığım. Öyküler, kitaplar. İlk öykü kitabım Köydeki Keklikler (1976) Mahmut Makal, Mehmet Başaran'ın kitaplarıyla birlikte çıktı Yeni Büyük Dağıtım yayınlarından. Kırk yıl sonra bile aranıyor, internette yüksek fiyatlarla alınıyor, satılıyor.

 Artvin, ülkemizin en özgür düşünceli insanlarının yaşadığı sayılı bir yerdir. Hopa da onun en uç noktasıdır. Hopa'nın ise neresi derseniz, Kemalpaşa derim. Oranın bana yansımalarını yadsıyamam. Kitaplarımın büyük bölümünü Hopa'da yazdım. Ondandır, öykülerimin çoğu Hopa kokar.

-En beğendiğiniz yazarlar kimlerdi? Kendinize örnek aldıklarınız var mı?

- Düşünürün biri, ‘'Ne yersen, o'sun'' demiş. Öyle ya da böyle etkileniriz. Gizli, açık esinleniriz. Bizden en beğendiğim öykücüler Sabahattin Ali, Sait Faik Abasıyanık, Aziz Nesin ilk sırada. Arkadan onlarcası gelir. Şiirde Nazım Hikmet, dünyadaki onurumuzdur. Bunlar ve benzeri yazarlarımızı okumamış, tanımamış olanlar, ‘'Ben okurum'' diye ortaya çıkmaya hakları olmasa gerek.

Hababam Sınıfı'nı sadece filmlerde görmek yetmez. Gerçek kaynağı, kaymağı Rıfat Ilgaz'ın kitaplarında saklıdır. Kurtuluş Savaşı deriz de Nazım Hikmet'in Kurtuluş Savaşı Destanı'nı okumamışsak büyük eksiğimiz vardır.

-İlimizden yetişen çok sayıdaki ozan ve yazarlarımızdan birisiniz. Eğitimci olarak Karadeniz bölgesinde görev yaptınız. Bu yörenin, sizce farklı yönleri nelerdir? Bunca yazı yazmış bir yazar gözüyle "Karadeniz bölgesini bize kısaca anlat" deseler neler söylerdiniz?

-Ülkemizin Karadeniz bölgesi olmasaydı, önemli çoğu şeylerden yoksun kalırdık. Karadeniz sözüyle ilk, hareketli insanı gözümüzde beliriyor. Her şey eylemle başlar. Karadenizli denilince ilk akla gelen mizahtır. Ağır sorunlar altında ezilirken bizi gülümsetirler. Bizde mizahın önemli kaynağı Karadeniz'dir. Mizah, uyarmada, uyandırmada önemli görevler görür. Hoşgörünün tohumlarını taşır. Seksenlik Temel amcayı yine seksenlik bir kadınla evlendirmişler. Beş on gün sonra torunları dedelerine takılır: ‘' Dedecuğun, çocuk mocuk yok midur?'' Temel amca şöyle yanıt verir: ‘'Verdunuz baa bi kocakari. Tarihi eser. Dokunamayrum ona.'' Hangi bölgemizde bu özgür anlayışı görebiliriz? Özgürlük, bütün  gelişmelerin olmazsa olmazıdır, çıkış noktasıdır. Kısa anlatımla, Karadenizlinin yaşamı fıkradır, fıkraları yaşamıdır.

-İlk kitabınız "Köydeki Keklikler"i, sonraki kitaplarınız "Mor Ali"yi ,"Yular"ı ,''Bir Günün İki Sabahı''nı,  ‘'Kanatlı Karıncalar''ı, ‘'Güneşler Kararmasın'' ve diğerlerini okuduğumuzda, toplumda sürüp giden çelişkileri vurgulamaya çalıştığını görüyoruz. Emekçilerin haklarını savunma çabanıza tanık oluyoruz. Bu olgu, yurtseverlerin, aydınların, yazarların gönüllü üstlendiği bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşımak, öykülerinizin içeriğini nasıl etkiliyor?

-Yazmayı, kimileri ‘'ayna tutma'' olarak görür. Yazmak, sadece ayna tutma olmamalı. Gidilecek yeri de sezdirmeli sanat. Bir yapıt bu niteliği de taşıyorsa sevilir, geleceğe taşınır. Yaşayan sanatlar incelendiğinde ölümsüz evrensel değerleri buluruz orada.

Gorki'nin Ana'sını zaman zaman elime alır, yirmi otuz sayfa okurum. Her okuyuşumda oradaki duruştan umutlarım yeşerir, güvenim artar, karamsarlığım kaybolur. Adımlarımı yere daha sağlam basarım. Bir güzel müziği dinlemiş gibi olurum.

-Bireylerin dikkatini çekmek, toplumu bilinçlendirmek, duyarlılığı artırmak kaygısı, öykünüzün anlatım zenginliğini, şiirselliğini ne ölçüde etkiliyor?

- Topluma bilinç taşımak, duyarlılığı artırmak bir sanat yapıtının en önde gelen niteliği olmalı. Mizahçı Aydın Boysan bir lise anısını anlatıyordu: ‘'Öğretmenimizin bize hayvan dediğini, biz iki yıl sonra ancak anlayabildik.'' Burada anlatımın inceliği vardır. Sanat, er ya da geç bir güzelliğin kapısını aralamalı. Sanatta şiirsellik, sanatın olmazsa olmazıdır. Bütün sanatların anası şiirdir, derler. Sanata bizi, şiirsellik yaklaştırır. Herhangi bir yazıda gözümüze batan bir sözcük, yazıdan uzaklaşmamıza neden olur. Görünüşü kaba saba, ağzı bozuk birisiyle sohbet eder miyiz?

-Çağdaş öykücülüğün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bilindiği gibi ilk öyküler masalımsı ve doğaüstü güçleri ele alıyordu. Öykülüğümüzdeki gelenekler zamanla değişti ve çağcıl nitelik kazandı. Sosyal, ekonomik ve toplumsal olayları ele alan, gerçekçi bir içeriğe kavuştu. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

 - Anlatım yolları çeşitli olsa da, her sanat yapıtı insanın sorunlarına yakınlığıyla değer kazanır. İnsana ne veriyor, ona bakılır. Okuduğumuz, izlediğimiz gözümüzü kapadığımızda da sürüyorsa o başarılıdır. Anlatılan sosyal olur, ekonomik olur, toplumsal olur. Anlatımıyla, iletisiyle içimizi titretmeli. Kısaca, sanat yapıtı çan çalmalı.

Çağdaş öykücülük de yeni arayışlar içindedir bence. Öykü günlerinde gördüklerimiz onu gösteriyor. Öyküye, öykü günlerine ilgide artış sevindiricidir.

-Öykücülüğünüz sürerken, "kısa yazı" diyebileceğimiz türde yazmaya başladınız. Değişik bir tarzda, kolay okunur biçimde, içinde özlü mesajlar bulunan yazılarınızı Cumhuriyet'te yıllarca izledik. "Aklın Atları" "Güneşler Kararmasın" "Kanat Sesleri" adlı kitaplarınızda bu kısa yazılarınızı okuduk. Neden kısa yazı?

- Cumhuriyet'te ilk yazım  1968 yılında çıktı. Arada bir hep yazdım. 2003-1015 yılları arasında sürekli yazdım Cumhuriyet'te. Haftada üç, ayda beş yazımın yayımlandığı oluyordu. O yıllarda Cumhuriyet'te yazmak ayrıcalıktı, büyük bir onurdu.

Neden kısa yazı, diyorsunuz. Tutumlu olmak insanın hep aradığı bir şeydir. Ahmet Rasim, döneminin ünlü bir yazarıymış. Bir gazetede yazmak için çağrı alır. ''Uzun yazarsam beş lira, kısa yazarsam on lira alırım'' der.

Sözü, en kısa yoldan söylemek insanlara çekici geliyor. Sözün tamamı aptala söylenir, derler. Bilmem konumuzla ilgisi var mı? Beni tanımayan okurlarımla tanışınca birçoğu, ‘'O güzel, kısa yazıları yazan siz misiniz?'' sözlerini duymam, unutamayacağım anıdır

-Genç öykücülere önerileriniz nelerdir?

-Dünyaca ünlü romancımız Yaşar Kemal'in ortaokul mezunu olduğunu biliyoruz.

Genç öykücülerimizin önce çok okumalarını öneririm. İyi bir gözlemci olmaları ikinci nitelik. Sürekli notlar alınmalı. Her gün bir şeyler yazılmalı. Uzun uzun düşler kurulmalı. On altı sayfalık Köydeki Keklikler adlı öykümün notları hazırdı. 3 Mart 1976 Pazar günü yazı odama çekildim. Sekiz saat dünya seslerini duymadım. Yemedim, içmedim .Öyküdeki kişilerimle baş başa kaldım. Onlarla yol aldım. Öykümü bitirince tatlı bir düşten uyandım.

Yazılanlar en az on kez okunmalı. Bir cümlede bir sözcüğün  nereye konulması uygun düşeceği  denenmeli.

U. Eco'ya soruyorlar: ‘'İyi bir yazar nasıl olunur?''

‘'Onbaşı, teğmen olmadan general olunmaz'' diyor büyük yazar.

Yazı, en az birkaç eleştirmenin gözünden geçmeli.

Hopa'da yazarlık katına erişmem hiç de kolay olmadı. Her ay sekiz on dergi alıyordum. Çoğunda yazılarım çıkıyordu. Yazdığım öyküleri eleştirmeleri için başta Ümit Kaftancıoğlu olmak üzere 3-4 yazara gönderiyordum. Onların bir tür öğrencisi oldum yıllarca. Kaftancıoğlu'nun kırk civarında uzun mektubu vardır bana. Sonunda Kaftancıoğlu  şunu yazdı: ‘'Biz yazar olmak için İstanbul'u çiğnemek zorunda kaldık. Senin Hopa'da bir yazar olmana şaşıyorum!'' Dersime iyi çalıştım diyebilirim.

-Bilindiği gibi Artvinli yazarların, değişik yazın türlerinde basılmış yüz binlerce sayfa tutan kitapları var. Bu olguyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeşil doğanın yaşama sevincini artırdığına, yeteneklerini geliştirdiğine inanıyor musunuz? Artvinliler içinde en beğendiğiniz yazarlar ve tavsiye edeceğiniz kitaplar var mı?

- Evet, dediğiniz gibi Artvin'in yazarı da hem çok, hem de niteliklidir. Bu durum, Artvinlinin düşünce düzeyinin yüksekliğini gösterir.

Ankara'da il tanıtım günleri düzenleniyor. Ben o tanıtımları gezerken, o ilden kaç yazarın katıldığını gözlüyorum. Örneğin komşu ilimiz Rize'ye bakıyorum; iki, üç yazar. Trabzon günlerinde dört beş yazar. 

Artvin günlerinde kaç yazar? En az yirmiye yakın yazar!

2013 yılıydı. Ankara Artvin tanıtım günlerine çağrılmıştım. Atatürk Kültür Merkezine kapıdan girince sağdan yürürseniz, ben en sondaydım. Soldan gelirseniz ben ilk sırada idim. Sağdan gelen biri, tam karşımda durdu, beni selamladı:''

‘'Artvin'in ne çok yazarı varmış!'' dedi.

Teşekkür ettim. Nereli olduğunu sordum. Adıyamanlıymış. ‘'Sizin de var mutlaka'' dedim.

‘'Yok'' dedi. ‘'Bizde sadece Kâhtalı Miço var'' dedi. Dedim, ‘'Miço da önemli bir halk sanatçısıdır. Ya o da olmasaydı?''

Sağlıklı bir doğanın, yaşama sevincinin insanı daha yaratıcı yaptığını biliyoruz.

Yüreği Artvin için çarpan tüm Artvinli yazarları, sanatçıları saygıyla anıyorum.

-Artvin günleriyle birlikte imza günleri de başlatıldı. Bu imza günleri ne yazık ki, düzenleyenlerin isteğine göre gerçekleştiriliyor. Geç kalınan bu imza günleri nasıl olmalı?

- İmza günler, okurla yazarı buluşturması yönünden iyi bir ortam. Yeter mi? Yetmez. Yazarın katılmasının yanında gelen okurlarla sıcak ilgi kurması gerekiyor. Güler yüzüyle, ilginç buluşlarıyla bir çekim merkezi olmalı. Oraya gelenlerin başında, en üst düzey yöneticileri olmalı. Önce onlar ilgi göstermeli. Geçtiğimiz yılların birisinde Ankara'da Artvin günlerinde bir bakan yazarlara bir selam bile vermeden geçti gitti. Arkasından bir belediye başkanı. Beş adım arkasından beşinci sınıftaki kızı geldi benim kitaplara daldı. Bir kitabımı aldı, baktı baktı. Koştu babasından para aldı geldi.

Öncelikle yöneticilere, öğretmenlere büyük görev düşüyor. Öğretmenler de olmazsa okuma da sıfırlanır zaten.

Ahmet Vefik Paşa Bursa valisi iken, her devlet memurunu eşiyle tiyatroya gelmesini zorunlu tutuyormuş. Ucunda bir yarar varsa, bence denemeli. Nice boşuna, yararsız harcamalar yapılır da, beş liraya, on liraya bir kitap almayı pahalı buluruz.

-Artvin sivil toplum örgütlerinin kültürel faaliyetlerini nasıl buluyorsunuz? Kâğıt ve taş oynanan yerler konumuna indirgenen bu lokallerin başka işlevleri olamaz mı?

-Artvin sivil toplum örgütleri, Türkiye ortalamasının çok üstünde çalışıyor olmalı. Duyarlılık yönünden üstün nitelik taşıyorlar. Artvin insanı eleştiriye açıktır. Onlar da yapıcı eleştiriyle daha verimli işler başaracaklarına inanıyorum.

-Artvin vakıf ve derneklerinin gelecek kuşaklara bırakacağı yöresel ve toplumsal sorumluluklar sizce ne olmalıdır?

- Artvin vakıf ve derneklerinin gelecek kuşaklara bırakacağı yöresel ve toplumsal  sorumluluklarının başında bu günün lekesiz, özgüvenli Artvinli kimliğini geleceğe taşımak için uğraş vermeli. Her türlü iletişim kanalları kullanılarak bu gerçekleştirilmeli. Tüm çalışmalar anılan çizgiden sapmamalı. O anlamlı kimliğini yitirenin hiçbir değeri yoktur. Yürekli, mert, çevreci, paylaşımcı... Örneğin Artvinli tavla oynarken, içerde vurup kaçmaz. Ben bunu yazdığımda, başka illerden olanlardan büyük ilgi görmüştüm. Ben de bir başka ilden olanla tavla oynarken, içerde vurup kaçmıyorum. Vurup kaçsam Artvinli özelliğim elden gider diye... yenilmek pahasına da olsa.

Artvin'den Ankara'ya gelecek otobüse binecek birisinin yanına bir başkası yaklaşır. Yolcuya gelen adam der ki:

‘'Şu parayı Ankara'da öğrenci olan oğluma götürür müsünüz? O yarın sabah gelip sizi Ankara otobüs garında bulacak.''

Yolcu şaşkındır:

‘'Götüreyim ama, tanımadığınız birine nasıl güveniyorsunuz?''

Adamın yanıtı şu olur:

‘'Hem Artvinlisiniz. Hem cebinizde Cumhuriyet gazetesi var!''

-Söyleşi için teşekkür ediyor, yazın çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

-Ben de size Artvin adına her alanda gösterdiğiniz içten, üstün çabalar için teşekkür ederim.

 

'FOTOĞRAF PEŞİNDE BİR ÖMÜR' SERGİSİ
Türkiye’de fotomuhabirlik geleneğinin en önemli ustalarından Erdoğan Köseoğlu’nun “Fotoğraf Peşinde Bir Ömür” sergisi 14 Ocak cuma günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) açılıyor.
ECDER AKIŞIK KÜTÜPHANESİ AÇILDI
Ecder Akışık Kütüphanesi Hacettepe Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı'nda açıldı
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ’NDE CAZ VE TİYATRO’DA YENİLİK
Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Türkiye’de bir ilke imza attı. Konservatuarda ‘Caz Ana Sanat Dalı’ Mayıs 2010 tarihinde kuruldu ve tanıtım konseri ile Ankaralı sanatseverlere "merhaba" dedi.
ODYSSEE’DE TÜRKİYE TANITIMI
Türk sinemasının On beş Günü “Quinzaine du cinéma turc” olarak adlandırılan etkinlikte on iki farklı film oynatılıyor. Bu filmler arasında Yavuz Turgul’un Av Mevsimi, Can Dündar’ın Ergenekon adlı belgeseli, Onur Ünlü’nün 5 Şehir’i ve Mahpeyker: Kösem Sultan adli film yer alıyor.
UWE OMMER FOTOĞRAF SERGİSİ
Uwe Ommer'in "Do it yourself" sergisi 30 Kasım'da Galeri Baraz'da açılıyor. Sergi 15 Ocak 2011 tarihine kadar sürecek.
“DEVŞİRMELER DÖNEKLER” OKUYUCUYLA BULUŞTU
Gazeteci yazar Rahmi Yıldırım, üçüncü kitabında, medyanın önde gelen yazar ve yöneticilerini mercek altına aldı.Yıldırım daha önce de "Sermayenin Paşaları" ve "Dördüncü Ordu Medya" kitaplarına imza atmıştı.
FOTOĞRAF PEŞİNDE BİR ÖMÜR
TÜYAP Kitap Fuarı kapsamındaki ARTİST Sanat Fuarı’nda Karşı Sanat Çalışmaları’nın organizasyonuyla bir araya gelen Alternatif Platform’un standında birbirinden farklı konulara dikkat çeken bir dizi fotoğraf sergisi açıldı. Sergilerden biri de gazetemizde yaklaşık 30 yıl foto muhabiri olarak çalışan Erdoğan Köseoğlu’nun “Fotoğraf Peşinde Bir Ömür” sergisi.
NÂZIM OYUNCULARI SEZONU AÇIYOR
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Bahçe Sahnesi’nde “Yaşamak güzel şey be kardeşim” ile sezonu açıyor.
HACETTEPE BİR İLKE DAHA İMZA ATIYOR: "ODA TİYATROSU"
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Anasanat Dalında Oda Tiyatrosu kurma çalışmaları tamamlandı.
PORTEKİZLİ YAZAR SARAMAGO HAYATA VEDA ETTİ
1998 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazar Jose Saramago, Cuma günü Kanarya Adalarındaki Lanzarote'de 87 yaşında hayata veda etti.
“LEYLA’NIN EVİ” MALTEPE CEZAEVİ'NDEKİ ÇOCUKLAR İÇİN OYNAYACAK
Oyundan elde edilecek gelir “Sen de Yardım Edebilirsin” kampanyasıyla, Maltepe Cezaevi'ndeki 550 hükümlü çocuk ve  Ağrı Doğu Beyazıt’taki Çalı Köyü İlköğretim Okulu çocuklarına gidecek.
ANKARA’DAN LEFKOŞA YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ’NE DESTEK
Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü en büyük ve anlamlı desteği, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden gördü.
BOZKURT KURUÇ’A 50. YIL ÖDÜLÜ
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Anasanat Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan kutlama projesine Rektör Prof. Dr. Uğur Erdener de katıldı ve Bozkurt Kuruç’a 50. yıl ödülünü verdi.
“LEYLA’NIN EVİ” İZMİT’E KONUK OLUYOR!
Zülfü Livaneli “Leyla’nın Evi” Anadolu turnesinin ilk durağı İzmit’e konuk oluyor!
Zülfü Livaneli’den Leyla’nın Evi’ne özel Vals ve Hip hop!
Anadolu Turnesi kapsamında, Zülfü Livaneli imzalı ‘Leyla’nın Evi” müzikleri CD’si, seyircilere hediye edilecek! 
TARİHİ DİRENİŞİN TARİHİ FOTOĞRAFLARI
Foto muhabiri Selahattin Sönmez, Tekel direnişinin fotoğraflarını kişisel Web sitesinde sergiliyor. Fotoğraflar, bu ülkede "hak aramanın" nasıl cezalandırıldığını gözler önüne seriyor. Fotoğraf: Selahattin Sönmez
NHKM'DEN TEKEL DİRENİŞİ FOTOĞRAF SERGİSİ
Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Fotoğraf Topluluğu üyeleri, TEKEL direnişinin ilk gününden bu yana çektikleri fotoğraflarla bir sergi hazırladılar.
FOTO MUHABİRİ ALİ ÖZ'ÜN SERGİSİ KARŞI SANAT'TA
Karşı Sanat Çalışmaları yeni sezonu foto muhabiri Ali Öz’ün fotoğraf sergisi ile açıyor.
AYKUT ORAY'I KAYBETTİK
4. Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali nedeniyle Köyceğiz'de bulunan Tiyatro sanatçısı Aykut Oray'ın, Muğla-Köyceğiz'de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği sanılıyor. Oray'ın ölüm nedeni otopsiden sonra kesinlik kazanacak.
DEMİRTAŞ CEYHUN'U KAYBETTİK
Tatilini geçirmekte olduğu Bodrum'da rahatsızlanan Demirtaş Ceyhun, helikopterle İstanbul'a gönderilmişti. Bugün (29 Temmuz 2009) öğleden sonra vefat eden Ceyhun, 75 yaşındaydı.
DERYA SAATÇIOĞLU ATÖLYESİ RESİM SERGİSİ AÇILDI
BYGEM Sanat Galerisi'nde açılan sergide Zühal Mollaoğlu, Suzan Kölüksü, Sezer Uğur, Ayşen Sevin ve Ayfer Süvari'nin eserleri yer alıyor.
YEMEN'İN İLK KADIN YÖNETMENİ ANKARA'DA
12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Yemen’in ilk kadın yönetmeni Khadija Al-Salami’yi konuk ediyor. Al-Salami’nin 11 yaşında evlendirilen bir kız çocuğun gerçek yaşamını anlattığı “Amina” adlı filminin ardından söyleşi gerçekleştirecek.
“SERKİS BU TOPRAKLARI SEVMİŞTİ”
KİTAP:

“Serkistir adım
Ben Türkiyeli hem de Doğu Anadoluluyum
Irkımı soracak olursan Ermeni ve halkın oğluyum
Ne zengin çocuğuyum ne de soyluyum
Ben hem birazcık şişman hem de kısa boyluyum.”
HACETTEPE KONSERVATUARI’NDAN “USTALARA SAYGI”
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Müdürlüğü Tiyatro Anasanat Dalı Başkanlığı’nın “Ustalara Saygı Projesi” kapsamında Carl Ebert, Cüneyt Gökçer ve Bozkurt Kuruç’un büstleri törenle açıldı.
NÜZHET İSLİMYELİ RESİM SERGİSİ
Asker ressamlar ekolünden Nüzhet İslimyeli sergisi 30 Mart 2009 Pazartesi saat 18.00'de Ziraat Bankası Kültür Merkezi, Mithatpaşa Sanat Galerisi'nde açılıyor. İslimyeli'nin tablolarından oluşan sergi 17 Nisan tarihine kadar açık kalacak.
YEŞİLÇAM ÖDÜLLERİ'NİN 6'SI '3 MAYMUN'A
Nuri Bilge Ceylan'a "En iyi yönetmen" ödülünü de getiren '3 Maymun' 6 dalda ödül aldı.
ŞAİR YUSUF HAYALOĞLU YAŞAMINI YİTİRDİ
Kanser tedavisi görmekte olan Hayaloğlu, Bakırköy Acıbadem hastanesinde solunum yetmezliğinden yaşamını yitirdi.
OSCAR'INI ALAMAYAN YILDIZ: LEDGER
Hint yapımı Slumdog Millionare 7 dalda birden ödül kazanarak geceye damgasını vurdu. Gecenin ilk ödülü En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Penelope Cruz’un oldu. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü geçen yıl 2 Ocak’ta hayatını kaybeden Avustralyalı oyuncu Heath Ledger kazandı. Ödülü Ledger adına annesi, babası ve kız kardeşi aldı.
BEATLES'IN SOLİSTİ ÜNLÜ ŞARKICI JOHN LENNON'IN HAYATI FİLM YAPILACAK VENEDİK FİLM FESTİVALİ, COEN KARDEŞLERİN "BURN AFTER READING" FİLMİYLE AÇILDI İLHAN BERK'İ KAYBETTİK
İlhan Berk, tedavi gördüğü Bodrum Devlet Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu
9 7 
1 - 2 - 3 - 4
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 20.02.2018 - 12:57:12 | Şu an 57 kişi online | Kullanım Koşulları