ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
DİLİN YENİ KONUKLARI
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Nusret ERTÜRK

Dilin, bir insan topluluğunu ulus yapmadaki önemi büyüktür. Dil birliği tartışılmaz. Bundan dolayı dile özen gösterilmeli. Onu eğmeye, bükmeye, keyfimize göre kullanmaya hakkımız yoktur.

Yeni bir sözcüğün dile katılması, yeni tartışmaları da birlikte getirir. Bu sözcük yabancı bir dilden geliyorsa, ilkten tepki çeker. Öncelikle onun okunuşu, söylenişi güçtür. Anlamı için açıklama aranır.

Eski Başbakan Tansu Çiller, bir dönem bir sözcükle anılır olmuştu. Başbakan Çiller, önemli bir toplantıda canlı yayında konuşuyordu. "Halüsinasyon" sözcüğünü üç dört kez söylemeye çalışmasına karşın bir türlü beceremedi. Bir başbakanın düştüğü durumu düşününüz. Oysa, o sözcüğün Türkçe karşılığı "sanrı"dır. "Sanrı" sözcüğünü yüz kişiye söyletseniz, yüzü de doğru söyler. Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olgu algılamasına "sanrı" diyoruz. Zaten sözcüğün anlamı herkesçe az çok anlaşılıyor.

Bir sözcüğün Türkçesini seçmezsek, unutulmaz gaf yapmaya adayız.

Ziya Gökalp, bu durumlara düşmemek için yüz yıl öncesinde bizi uyarmış:

"Başka dile uymaz annenin sesi
Her sözün ararsan vardır Türkçesi"

Çiller, o güne değin bu şiiri okumamıştı anlaşılan. İyi İngilizce bilirdi. Ekonomide akademisyendi. Bunlar tamam. Ana dil yeterince bilinmezse, insan bir yerde tökezler.

Recep Tayyip Erdoğan, konuşmalarını genellikle prompter denilen araçtan okuyarak yapıyor. Prompter sözcüğünün anlamını bu gün kaç kişi bilir? Prompteri kaç kişi doğru söylüyor dersiniz? Bu sözcüğe henüz bir Türkçe ad verilemedi. Kimi, "kayan yazı" olsun diyor. Kimi, "akan yazı", kimi "camdan okuma" öneriyor.

Günümüzde herkesin kolayca söylediği "bilgisayar" aracı, ülkemize "computur" adıyla geldi. Ona Türkçe bir ad bulundu, pek de güzel oldu.

Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu olduğu yıllarda, önerilerine güven duyulan o kurum dinlenirdi. Şimdi öyle yetkin bir kurumdan yoksunuz.

Yeni teknoloji ürünlerini kullanma da önemlidir adının yanında. Görmüşsünüzdür, Recep Tayyip Erdoğan son seçimde söylevini meydanda kalabalığa prompterden okurken, makine birden durdu bir dakika kadar. Sudan çıkmış balığa döndü Erdoğan. Ortamı buz gibi bir hava kapladı. Herkesi bir şaşkınlık aldı.

Her alanda olduğu gibi dil konusunda da kıyasıya bir savaş sürmektedir. Köy Enstitülü şair Ali Yüce'nin mizah yoluyla duyurduğu Dil Savaşları adlı şiirin bir bölümünü birlikte okuyalım:

"Dün gece sabaha karşı
İngilizce sözcük taburları
Ankara Atatürk Bulvarına
Paraşütle atladılar
Saldırdılar tabelalara
Binlerce Türkçe sözlüğü
İşgal altına aldılar''

Dil, bir ulusun olduğu kadar kişinin de kimliğidir. Bir sözcük söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim.

nusreterturk1945@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 22.09.2018 - 01:25:27 | Şu an 108 kişi online | Kullanım Koşulları