ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
BÜYÜK ÖDÜLE ÖNERİ
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Nusret ERTÜRK

İnsanlık sanatla, bilimle adım atar. Sanatla soluk alınır. Sanatla geleceğe kalınır. Uygarlık tarihinin sönmeyen ışıkları bu alanlarda yaşam bulur. Sanata, bilime hizmeti olanlara, bunları halka götürenlere ödüllerin en büyüğü verilmeli.

Bu temmuz ayının kültür, sanat olaylarının başında, üç gün süreli Ardahan'da yapılan 14. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri gelmektedir.

Dursun Akçam (1930-2003), Kars Cılavuz Köy Enstitüsü'nü 1950 yılında bitirir. Ardından Gazi Eğitim Enstitüsü gelir. Öğretmenliğinin yanında kitlelere ulaşmasını yazarlığı ve öğretmen örgütçülüğü sağladı. Yazarlığıyla büyük ödüller aldı. Kanlı Derenin Kurtları adlı yapıtı, 1976 TDK ödülünü getirdi. Dağların Sultanı, Maral, Ölü Ekmeği, Taş Çorbası, Kafkas Kızı, Alaman Ocağı, Kan Çiçekleri... Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS'ÜN) kurucusudur.

Dursun Akçam'ın oğlu yazar, Dr. Alper Akçam Dursun Akçam'ın kültürel kimliğini yaşatmak, yaymak amacıyla Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfını kurdu. Alper Bey de düşün ve eylem adamıdır. Ardahan'da iki katlı, işlevi büyük Dursun Akçam Sanat Evi'ni yaptırdı.

Ülkemizin en seçkin sanatçılarını, yazar ve kültür insanlarını Ardahan'a üç günlüğüne davet ediyor. Üç gün süreli dolu dolu izlence hazırlamak olağanüstü bir emek gerektirir. Bu yıl o unutulmaz günler 13, 14 ve 15 Temmuz günlerinde gerçekleşti. Zeynep Oral'la başladı, Sadık Gürbüzle sona erdi. Zeynep Oral'ı sözcük yerindeyse, Ardahan çarpmış. Cumhuriyet yazarı sayın Zeynep Oral'ın "Edirne'den Ardahan'a" (Cum.15.07.2018) adlı şiirsel, sıcak anlatımlı yazısının, Ardahan'a ve sanata getirisi parayla, pulla ölçülemez. O yazıdan akıllara kazılan birkaç tümce:

"Türkiye'nin farklı yörelerinden gelen eğitimciler, yazarlar, şairler Kars'ta buluşup, Ardahan'a yol alırken, önce temiz havayla ciğerlerimiz bayram etti, sonra bitki örtüsünün güzelliğiyle büyülendik. Yeşilin, sarı ve mor çiçeklerin sonu yoktu. Dünyanın en muhteşem balını, sütünü, peynirini Dursun Akçam Sanat Evi'nde tatmadan önce insanlarının sıcaklığını, konukseverliğini tattık."

Zeynep Oral'ın bu içten anlatımı, en güzel tablolardan daha güzeldir; çerçevelet duvara as. Türkiye Cumhuriyet'ini kuranlar Cumhuriyet'in ilk yıllarında kimi ressamları Anadolu'nun orasına, burasına gönderip giderleri karşılanırmış. Giden ressamlar oranın kalıcı resimleriyle Ankara'ya dönermiş. Birçok ünlü tablo o günlerden kalmadır. Zamanın yoksul devleti sanata bu denli yer ayırırmış. Çağdaş olma, sanatla olunur. Dr. Alper Akçam bunca zorluğu yurtseverliği gereği yıllardır yılmadan, yorulmadan taşıyor.

Düşünür Descart'ın çok yaygın bir özdeyişi vardır:
"Düşünüyorum o halde varım."

Ben bu özdeyişi, Descart'ın izniyle şöyle değiştiriyorum:

"Anımsanıyorum o halde varım."

Bu yolla, aramızdan ayrılanları da yanımızda duyumsarız. Dursun Akçam gibi kişilere gereksinmemiz var. Yolumuzu hep aydınlatacaklar. Bir Dursun Akçam kolay yetişmiyor. Üstelik, bir yazarın, bir sanatçının tek başına yapacağını beş bakanlık yapamaz. Üç günlük etkinlikle görüşe çıkmak kolay değil. Sayısız örneklerden birini anayım. Yazar Tolstoy (1882-1945) müzesinde dört yıl önce 954 kişinin çalıştığını öğrenince çok şaşırmıştım. O müzenin tanıtımını, gelirini düşününüz. Bizden, Köy Enstitülü yazar Hacı Angı eşiyle, yıllar önce o müzeyi görmek için gittiklerini bana anlatmıştı.

Dr. Alper Akçam'ın özverili çalışmasının ödüllendirilmesini beklemek hakkımızdır. Ardahan'ın tapusundan daha değerlidir ödüllendirmek.

Dr. Alper Akçam'a ne mutlu, öyle bir babanın çocuğudur. Dursun Akçam ağabeyimiz de rahat uyusun Dr. Alper bey gibi bir oğlu var.

Dursun Akçam'ı unutulmaz bir sözüyle selamlayalım:

"Sanatın özünde dünyayı değiştirme; daha güzel bir dünya yaratma amacı yatar. Bu nedenle sanatçı devrimci kişidir."

nusreterturk1945@gmail.com

 

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 20.10.2018 - 09:35:17 | Şu an 155 kişi online | Kullanım Koşulları