ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
KADİR TANDOĞAN
İÇERİK
BAŞLIKLAR

DEVRİMCİ KADİR TANDOĞANKADİR TANDOĞAN

1958 yılında istanbul'da emekçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. MLSPB sempatizanı olan Kadir Tandoğan, öğrenci eylemlerinde ve MLSPB'nin kitlesel eylemlerinde aktif yer aldı.

Ahmet Saner ve Hakkı Kolgu ile birlikte MLSPB'nin 16 Nisan 1980'de ABD'nin Türkiye'deki ajanlarından Amerikalı subay Sam Novello ve CIA için çalışan Ali Sabri Baytar'ın ölümle cezalandırılması kararını yerine getirdiler. Eylemden sonra  polisle çatıştılar. Hakkı Kolgu ağır yaralanmıştı ve tedavisi yapılmadığı için hastanede can verdi.

Kadir Tandoğan ve Ahmet Saner'in dosyaları MLSPB davasından ayrılarak, İstanbul 3. nolu Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. İkisi de idama mahkum edildi. Cezaları Vietnam cellatlarından Commer başkanlığında bir ABD heyetinin Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaret sırasında, 25 Haziran 1981'de infaz edildi.


KADİR TANDOĞAN'IN SON MEKTUBU:

"Sevgili aileme, anneme, Mediha ablama, Nuriye ablama, kardeşim Meliha, yeğenim Servet ve enişteme:

İnanın bu yaşamımda ölmeme değil, sizleri arkada, gözü yaşlı bıraktığıma üzülüyorum. Kolay değil; benimki bir anlık şey. Ya sizler? Ömür boyunca içinizde bir burukluk, bir acı duyacaksınız. İsteğim beni aklınıza getirdikçe ailenin bir ferdini, Kadir'inizi üzülmeden, acı duymadan anabilmeniz. Kolay değil, biliyorum. Beni düşünürken dünyada tek oğlunuz Kadir'inizi yitirmiş bir kişi olarak değil, sadece binlerce kişiden biri olarak düşünmenizi isterim. Böylesi belirli bir teselli, ama daha iyisini düşünemiyorum. Ölmek de doğmak gibi doğal bir olaydır. Ölenlere değil, insan yaşayanlara sarılmalıdır. İşin en doğrusu budur. İnsan acıyla yaşayamaz. Yaşarsa da mutlu olamaz. İnsan yok olanla değil, ancak varolanla yaşarsa mutlu olabilir. Temennim, birarada hep beraber mutlu yaşamaktı, mümkün olmadı. Üzgünüm. Yaşam benle son bulmuyor, bensiz de devam ediyor. Yaşam yaşayanların üstüne kuruluyor. Üzgün değilim; çünkü sizin de bir süre sonra kendinizi toparlayacağınızı, eksik aksak da olsa aile yaşamınızı eski rayının üstüne oturtacağınızı tahmin ediyor, teselli ediyorum kendimi. Bu mektup elinize geçtiğinde ben ölmüş olacağım, üzgün değilim... Mektubum baştan sona hüzün dolu. Ama bu şartlar altında yazmak için aklıma hiçbir şey gelmiyor. Sizleri hüzne boğmak istemezdim. Mektubu uzun tutmayacağım. Hem yazacak fazla birşey bulamıyorum, hem de fazla hüzün ve ayrılık kelimeleri iyi olmasa gerek. Bütün arkadaşlara, komşulara, akrabalara selam ederim. Her zaman sizi canı kadar seven,
KADİR'iniz...

25 Haziran 1981"

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 17.08.2018 - 07:25:49 | Şu an 105 kişi online | Kullanım Koşulları