Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
BU KAÇINCI SOBE?
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Nusret ERTÜRK

Çocuk oyunlarında ulaşılacak yere önce varan, oyunu kazandığını "sobe" diyerek duyurur. Sobelenen, oyunda yenilmiş sayılır. Yıllardır insanımızı bilimsel eğitimden, sanattan uzak tutmak için elinden geleni yapanlar, toplumu çağ dışı yönelimlere mahkûm edenler, dincilikle beslenenler sayısız kez sobelendi. Ancak, bir kez olsun sonucu saymadılar, yine bildiklerine gittiler. Yenilgilerini kazanç diye sundular. Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı, sav sözünü yaşattılar bize.

Çocuk oyunlarına bayılırım; doğruluk, dürüstlük, eşitlik var orada. Büyüklerin çocuklardan öğreneceği ne çok şey bulunuyor. Örneğin bir çocuk oyunda yenilirse, ona, "Sen yandın" demeden çocuk oyundan çıkıyor. Gel de bu güzel uygulamayı kimi büyüklerde bul. Adam yaşamı boyunca yanıyor, yeniliyor, yine de oyundan çıkmıyor. Oyundan çıkmamak için bin bir bahane uyduruyor. "Kandırıldım!" diyorlar. Bir daha, bir daha... Kuralları koyan kendileri! Bazen kendi kurallarına bile kendileri uymuyor. Çocukların temiz, dünyalarında bunların hiçbiri yoktur.

Güzel rastlantılarla ilkokulda, ortaokulda, lisede, üniversitede, öğretmenlik yaptım. Tüm öğrencilerime "konuşan çiçek" diye seslenirdim. Bu benzetme onlara az bile. İlkokula yeni başlayan Yağmur'a sormuştum:

"Arkadaşlarından en çok kimi seviyorsun?"

Ne yanıt verse beğenirsiniz? Yağmur anında yanıtlamıştı:

"Ama ben bütün arkadaşlarımı seviyorum!"

Bir yandan yanıtından dolayı Yağmur'u kutlarken, öte yandan yaptığım yanlışa kızıyordum. Demek çocuklardan çok önemli şeyler öğrenebiliriz.

Gazeteci Işık Kansu gazeteci Şinasi Nahit Berker'e (1920-1996) bir söyleşisinde sorar:

"Sevdiğiniz renk?"

Berker'in yanıtı şu olur:

"Her rengi severim ama her renge girmem!"

Bukalemun, sık sık renk değiştirmesiyle ünlü bir sürüngen türüdür. Her renge giren insanlara bukalemun dendiğini biliyoruz. İnsanla bukalemun sözcüklerinin yan yana gelmesi insanı pek küçültücü oluyor.

"Çektiklerimiz" sözcüğü azıcık kültür birikimi olanlarda karikatürist Cemal Nadir'i (1902-1947) anımsatır. Cemal Nadir, "Çektiklerimiz" başlığı altında çizgisiyle dönemini eleştirmesi ünlüdür. O karikatürlerden birini hiç unutamıyorum. "Amcabey" yaylıya yayılmış! Yaylı, iki baldırı çıplak tarafından çekiliyor! "Çektiklerimiz", anlamı yönünden zengin bir sözcük. Peki neden, niçin çekiyoruz? Yok mu bunun bir kurtuluşu? Yanıtını ünlü bilim adamı A. Aintein veriyor:

"Problemleri, onları üreten kafalarla çözemeyiz."

Biz yine de her yanlışı gördüğümüzde sobe demeyi sürdürelim:

-Sobe!

-Sobe!

nusreterturk1945@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 16.02.2020 - 02:07:57 | Şu an 135 kişi online | Kullanım Koşulları