Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
İKİ ÜLKEDE İKİ ALIŞVERİŞ (2)
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Ercüment TUNÇALP

Bu serinin ilk yazısını "İki ülkede iki alışveriş" başlığı ile daha önce kaleme almıştım. Yılın ilk ayına ait alışverişler eş zamanlı olarak Kanada ve Türkiye'de yapılmıştı. Şimdi de Mart ayında bir ailenin iki ferdi tarafından eş zamanlı yapılan Almanya ve Türkiye'deki alışverişlerdir konumuz...

Gecikme sebebi pandemi sürecindeki güncel konuların önceliğiydi. Kıyaslamaların, aynı anda ve o günkü kurun dikkate alınarak yapılması, gerçeğe yakın sonuca ulaşılmasını sağlıyor. Alışveriş yapılan her iki perakendeci de ülke genelinde en dikkatli fiyatlandırma yapan şirketler olduğundan, bunun tam bir ‘ülkeler arası fiyat seviyesi kıyaslaması' olarak kabulünü kolaylaştırıyor.

37 ürünlük alışverişlerin listesini ve detayını yazımın sonuna ekliyorum. (Kaynak: YouTube, Serkan Beyde videosu). Bu özenli çalışma için genç çifte teşekkür ediyorum.

Alışverişin hikayesi:

  • İki benzer perakendeci olarak Edeka ve Migros'u seçtiler.
  • Benzer ürünleri eşleştirebilmek için önce ortak markaları buldular. Bunlar, Barilla, Nutella, Ariel, Domestos, Pril ve Colgate idi.
  • Daha sonra iki tarafta da her kategoride en ucuz ürünleri tercih ettiler. Eğer bu alışverişte Migros'un private label fiyat avantajı olmasaydı, Türkiye'de alışveriş fiş tutarı daha yüksek çıkabilirdi.
  • Ürün gramajlarını çoğunlukla tutturdular. Fileli ürünlerden patates ve soğan zorunlu olarak Almanya'da 1,5 kg daha fazla alındı. Buna karşılık Ariel Almanya'dan 26 yıkamalık değil, 20 yıkamalık alındı. Yumurta da Almanya'dan 6'lı yerine 10'lu alındı. Klasik beyaz peynir yerine de Almanya'da emmantel peynir alındı.
  • Bu farkların, "eşit alışveriş" kuralını bozmayacak kadar önemsiz ayrıntılar olduğunu rahatça söyleyebilirim.

Neticede; Almanya'da 88,16 euro tutan alışveriş, Türkiye'de 467,83 TL tuttu. Bu sonucu 2 ülke tüketicisi arasındaki satınalma gücü farkını ortaya koyması bakımından önemsiyorum.

  • Euro bazında bile bizde daha pahalı olan ürünler gördük. Bunlar; muz, dana kuşbaşı, salça, zeytin, Colgate diş macunu, diş fırçası, çiçekyağı, zeytinyağı, madensuyu, un ve tereyağ idi.
  • Almanya'da ortalama asgari ücret 1500 euro iken, Türkiye'de 2324 TL'dir.
  • Alman tüketici 1500 euro luk geliri ile bu alışverişi 17 defa tekrarlayabilirken, Türk tüketici 2324 TL geliriyle sadece 5 defa aynı alışverişi yapabiliyor.
  • Bir başka hesapla; böyle bir alışverişe Almanya'da gelirin yüzde 5,9'u harcanırken, aynı alışveriş Türkiye'de gelirin yüzde 20'si ile yapılabiliyor.
  • 16 Mart 2020 tarihinde euro kuru 7.12 TL idi.
  • Eğer Almanya ile aramızda ücret ve fiyat düzeyi benzerlik gösterseydi, ülkemizdeki alışverişin tutarı 136 TL olmalıydı.
  • Denebilir ki; "bir Alman tüketici Türkiye'ye gelse ve aynı alışverişi yapsa, 88 euro yerine 66 euro (468/ 7,12) öderdi."

Doğrudur. Biz de diyoruz ki; burada Alman tüketiciler veya aynı gelire sahip Türk tüketiciler yaşamadığı için fiyatlar genel seviyesi daha düşüktür ama yine de yeterli değildir. Zira düşük fiyat seviyesinin sebebi düşük gelir seviyesidir. Buradan ülkemiz tüketicisinin satınalma gücünü yüksek gösterecek bir sonuç çıkmaz. Aksine Türk vatandaşı buradaki geliriyle aynı alışverişi Almanya'da yapmaya kalksaydı, 468 TL yerine 627 TL'yi gözden çıkartmak zorunda kalırdı ki (88x7,12), gelirinin yüzde 27'sini bir defada teslim ederdi.

  • Elbette her ülkenin yerel parasının değerini, harcama yaparken 1 birim olarak kabul etmek ve harcama yapanın gerçek geliri ile kıyaslamak gerekiyor.

Bizim yaptığımız da budur. Şeffaf hesapla reel satınalma gücüne ancak böyle ulaşılabilir. Belki de biraz daha geniş bir ürün portföyü ile...

Tüketicinin gerçek gelirini dikkate almayan hiçbir hesabın doğru sonuca götürmeyeceğinin altını bir kere daha çizelim.

  • Yoksa iki ülkenin dolar cinsinden kişi başı gelirini dikkate almamız durumunda, alışveriş tutarlarını karşılaştırmaya bile gerek kalmazdı. Zira TÜİK verilerine göre 2019 yılında kişibaşına gayrisafi yurtiçi hasılamız 9.127 dolar iken Almanya'nın ki 48.264 dolardır. Yani 5 katımız...
  • Eğer asgari ücretlerimizi euro bazında kıyaslasaydık, bizdeki asgari ücret 326 euro karşılığı olduğundan, bu da 4,5 katımız çıkardı.

Böyle hesaplamadık ve her ülkenin gelirini de, harcamasını da 1 birim kabul ederek yukardaki şaşırtan sonuca ulaştık.

  • Gördük ki; birinci ülkede 100 eurosunu 100 TL'den kolay harcayan bir tüketici grubu varken, ikinci ülkede sınırlı kaynağını dikkatle harcayan bir tüketici grubu vardır. Böyle iki benzemez pazarın kıyaslanmasından ikincinin lehine bir sonucun çıkmayacağını bir defa daha anlamış olduk.

Oysa Dünya Bankası ve IMF tarafından ön plana çıkarılan; hem üretime, hem de tüketime yönelik karşılaştırmalarda kullanılmak üzere bir ölçü birimi kullanılıyor. Satınalma gücü paritesi (SAGP), gerçekte var olan eşitsizlikleri gizleme ya da olduğundan az gösterme amacına dönük olarak kullanılmaktadır.

Buna göre; Almanya, Fransa ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde gelirin satınalma gücü düşük, buna karşılık gelişme yolundaki ülkelerde ise yüksek çıkmaktadır. Bu hesapla gelişmiş ülkelerin gerçek geliri SAGP'ye göre düşmekte, gelişmekte olan ülkelerin SAGP'ye göre gelirleri ise yükselmektedir. Bu şekilde de; yakın bir gelecekte, orta noktada bir yerlerde zengin-fakir buluşması hedeflenmektedir!

Çarpıcı bir örnekle açıklayayım:

2018 yılında Norveç, nominal kişi başı geliri ile (82.711 $), Türkiye'nin (9.632 $) 8,5 katı idi. Devreye SAGP girince Norveç'in geliri (63.756 $) düşüyor, bizimki (28.815 $) yükseliyor. Neticede bizim gelir Norveç'in yarısına (% 45) ulaşıyor.

İşte bu yazılar, bu çelişkilere cevap olarak ve gerçek hayattan örneklerle sunulmaya çalışılıyor. Daha geniş bilgi "Fiyat farklılaşmasının sebebi" başlıklı yazımda görülebilir.

ercumenttuncalp@yahoo.com

 

GEÇ ALINMIŞ DOĞRU KARAR HARCAMA DAVRANIŞLARI ÜZERİNE… ÖRTÜLÜ FAİZ ARTIRIMI YETMİYOR MERDİVEN ALTI ÜRETİM YAYGINLAŞIYOR EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ MUSTAFA AKINCI ZİHNİYETİ! KARABAĞ AZERBAYCAN'DIR! SOROS GÖZLÜĞÜ İLE DAĞLIK KARABAĞ BENZETMESİ! TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ NASIL DEĞİŞTİ? İKİ ÜLKEDE İKİ ALIŞVERİŞ (6) RAKAMLARLA AVM GERÇEĞİ PEYNİR İTHALATI ÜZERİNE… İKİ ÜLKEDE İKİ ALIŞVERİŞ (5) FAİZ SÖZ DİNLEMİYOR İKİ ÜLKEDE İKİ ALIŞVERİŞ (4) BEKLENEN ENFLASYON İKİ ÜLKEDE İKİ ALIŞVERİŞ (3) DEZENFLASYON SÜRECİNDE MİYİZ? İKİ ÜLKEDE İKİ ALIŞVERİŞ (2) GROSS MARKETLERİN GÜCÜ SERBEST PİYASA DÜZENİNİN SINIRLARI FİİLİ İŞSİZ SAYISI NEDEN ÖNEMLİDİR? MEYVE SEBZE DAĞITIM KANALLARI PERAKENDE EKONOMİSİ PLASTİK ÇÖP İTHALATIMIZ ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE… AVM’LERDE UZLAŞMA ZOR! YAŞLILARA DÖRT SAAT NEFES İZNİ FİYATLARI KİM ARTIRIYOR? ORTA GELİR TUZAĞI VE VERİMLİLİK
 
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 09.08.2021 - 12:30:05 | Şu an 78 kişi online | Kullanım Koşulları