ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
AR DAMARI ÇATLAĞI...
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Erbil Tuşalp

Hiç mi iyi bir şey yok? Olmaz olur mu elbette var. İyi şeyler oluyor, iyi işler yapılıyor. Örneğin damar cerrahisi engel tanımıyor, olağanüstü işler gerçekleştiriliyor. Tıbbın son harikası; tıkananı açıyor, daralanı genişletiyor, olmadı değiştiriyor. Kalp damarı çöpe, ayak damarı kalbe.

Çaresiz kalınan tek zorluk var. “Ar damarı” sorunu aşılamıyor. Bence tıp ar damarının nerede olduğunu bile bilmiyor. Yeri belli değil, vicdanda mı cüzdanda mı bilen yok. Bulsa çözecek ama bulamıyor. Sorun çözülemiyor.

Ar damarı dışında tüm damarlar tıbbın denetiminde ama o değil. Bu başına buyruk olmasından değil, arsız olmasından da kaynaklanıyor. Aşılması gereken sadece tek başına ar damarı değil. Karşımızda arsız çatlak bir ar damarı var.

Arsız ve huysuz. Arsız ve terbiyesiz. Arsız ve ahlaksız. Üstelik çatlak.

Aramızda dolaşan ar damarı çatlak insan sayısı toplumsal ve siyasal yaşamı tehdit etse de soruna bu ve benzeri nedenlerle el uzatılamıyor. Uzatan yanıyor.

Ar damarının dokunulmazlığı mı var? Hayır yok ama “ar damarım çatladı” diyen de “ar damarım ağrıyor” diye yakınan da yok. Ar damarı çatlayanlarla, ar damarı çatlayanları savunanlar “vurup patlatan çalıp oynatan” birlik ve beraberlik içinde şatafatlı bir yaşam sürüyor.

Dahası ar damarı çatlamış onca insan sağlık esenlik mutluluk simgesi olarak aramızda dolaşıyor.

SANKİ DEVLET SIRRI
Bu durumda doktor hastasının ar damarı çatlağını saptasa bile “ar damarın çatlak!” diyemiyor. Çünkü suç. Yasalar bir kimseye “söz-yazı-resim-karikatür-resim ve sair şeylerle...” ar damarı çatlak demeyi hakaret sayıyor.

Kısaca ar damarını çatlatan binlerce nedenin yüzbinlerce öznesi; bunca yalanı dolanı, vurgunu soygunu, hilesi hurdası, kiri pası ile sanki “devlet sırrı” güvencesindeymiş gibi araştırılmazlık/soruşturulmazlık zırhı ile korunuyor. Kaynağında iktidar gücü olan dokunulmazlık keyfi çıkarıyor.

Çalmalar çırpmalar, yalayıp yutmalar, tabanı delik ayakkabılar, peş peşe villalar, sıra sıra oğlanların sünneti, dizi dizi kızların gelin teli, çil çil altınlar, yeşil yeşil dolarlar, gemiler, fenerler, özelleştirmeler, ihaleler, kentsel dönüşümler, plan değiştirmeler, tiviler, gazeteler, unutuluyor. Unutturuluyor.

İMAM HATİPLİ
Adalet bakanlığı var. Adalet yok. Savcısı, yargıcı, avukatı var. Adil yargı yok. Polisi, jandarması, cipi copu var. Hak yok hukuk yok. Ama
“ar damarı çatlayanların can damarını besleyen” referansını İslam’dan alan zevatın hukuk devleti var. Parlamentosu, hükümeti var. Seçilmiş milletvekili, atanmış bakanı var.

Örneğin hukuk devleti deyince önce TC’nin TİC’ne dönüşmesine büyük katkıları olan adalet bakanlarına bakmak yetiyor. Ortak paydanın imam hatip olması insanı düşündürüyor.

Örneğin hukuk devletinin “ihale dağıtımını organize ettiği Kamu İhale Kurumu’nca kanıtlanan (12 Aralık 2006) imam hatipli adalet bakanı yıllardır o koltukta.

Ondan bir önceki de aynı tezgahtan. 13 yaşındaki oğlu ile 15 yaşındaki kızını sahte beyanla yeni Sosyal Güvenlik Yasası’na dahil ediveren (28 Mart 2009) imam hatipli bir adalet bakanı. Şimdi eski koltuğuna oturmayı bekliyor.

Bir öncekinin de iki öncekinden farkı yok. Başbakan’ın İSKİ dosyasını kaybeden; Maliye Bakanı’nın dokunulmazlık fezlekesini buharlaştıran; kayıp trilyon davasının sanığı bakan arkadaşlarının savunmasını üstlenen imam hatip son sınıftan terk bir adalet bakanı. Parti içi muhalefeti örgütlüyor.

NE ARARSAN VAR
Kısaca demokratik hukuk devletine noktayı koyacak yapıya taş taşıyanlar arasında ne ararsan, ne istersen var.

İhale yolsuzluğu soruşturmasına “adli işleme gerek yoktur” imzası atıp valilik kapan mülkiye müfettişi de; adli sicil temizlediği, temyize başvurmadığı için kimi yüksek mahkeme üyeliğine, kimi müsteşarlığına atanan yargıç da savcı da var.

Resmi mercilere yalan bilgi vermek, dolandırıcılığa yardım etmek, özel nitelikli dolandırıcılık yapmak, zimmet, emniyeti suistimal etmek ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak nedeniyle hakkında suç duyurusu yapılan; kendisi için dört kez af çıkaran maliye bakanı var.

Bir de ar damarı çatlamış politika esnafının sağlığına kavuşmasını beklerken, iç savaşa sürüklenişin farkında olmayan bir halk var.

Devlet ve siyaset dünyasının ar damağı çatlağından sızanları konuşmayı sürdüreceğim.

erbil.tusalp@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 18.04.2018 - 11:23:45 | Şu an 137 kişi online | Kullanım Koşulları