Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
EL ÇEK!
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Emel ÖZTOPALOĞLU

Çalınan insan emeği yaşatmaz oldu

Korkulu rüyalarla uyanarak uykularından

Korkunç kararlar verdiler

(Arif Damar)

 

Zam değil güncelleme veya düzenleme, faiz değil kâr payı, sansür değil engelleme, fişleme değil arşiv... Ses kaydı da oldu mu sana mo/şa/ntaj, senaryo yahut piyes!..

Çapulcu, darbe, kadın olmak gibi maddeleri de değiştirmişlerdi zaten TDK'nin sözlüğünde. Deyimleri, atasözlerini falan da kendilerine göre yontuyorlar ya da yeni "deyim"ler üretiyorlar sözüm ona.  Şiirleri katlediyorlar. Her nasılsa rahatsız olmadıkları şiirler, türküler var; onları da kendi dilleriyle kirletmeye yelteniyorlar. Şimdi söyleyin, ben diploma mı yakayım, sözlük mü? "Bunlar" resmen "paralel" dil kuruyor yahu!

Edebiyatın her türlüsünden rahatsızlar... Kamyon yazıları bile AB ticaret hukukuna uyum gerekçesiyle yasaklanıyormuş. O halde yaşasın uyumsuzluk, yaşasın kamyon edebiyatı!  Sevmem ama, yine AB'nin hazzetmediği kokorece şarkı yapılmıştı yurdumuzda, hatırlarsanız... Ece Ayhan'ın "Meçhul Öğrenci Anıtı" gibi "sakıncalı" şiirlerden sonra kamyon edebiyatı da payına düşeni alacak ha? Tek derdimiz bu mudur? İçkili, eşkıyalı, aşklı türküleri TRT sansürüyle, pardon engellemesiyle, kırpıp manasını alt üst etmek midir tek tasamız? Napalım; bir türküde erkek, kadına "at kolun, kolların boynumdan aşır" gibi "ahlaksız" bir teklifte bulunuyorsa? Üstelik "sarhoşam, dilim dolaşır" diyebilir adam, kadın da karşılık verirse, "el ettin, göz ettin" diye devam edebilir türkü. Bizim oradan bir türkü de "yârimin yanağından bir öpücük aşırdım" der mesela, üstelik derelerden bahseder HES'lere nispet yaparcasına! "O kırmızı yanaktan, o kiraz dudaklardan benim payımı ayır" diyecek kadar cüretkâr türkülerimiz vardır. O türkülerde ki "gel gizli gizli" çağrısıyla "bir tenhada can cananı bulur." Zaten türkülerimizin arkasında porno, içki, eşkıya vs. lobileri vardır. Lütfen ahlaka mugayir türküler dinleyip yoldan çıkmayınız! (Utanıyorum türküleri yakanlardan ve söz edilen kahramanlardan, böyle sığ yorumla kemiklerini sızlattığım için aslında.)

Allah aşkına el çekin dilimizden, edebiyatımızdan; emeğimizden, aşkımızdan, "medeni durum"umuzdan!.. Aile kurup çocuk sahibi olmayabiliriz veya olamayabiliriz; bu kimseyi zerre kadar ilgilendirmez. Doğan çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimiz de! Çoktan seçmeli sınavlarda dereceye girip popüler okullarda okuyan, popüler meslekler edinen, makam mevki sahibi olan, çok kazanıp malvarlığını katlayan; bu arada bir an önce evlenip çocuk yapan evlatlar yetiştirmek isteyenleredir sözüm: Böyle hayata sahip olmaları için çocuklarınıza eziyet etmeyin. Çocuklarınızın dileğini, mutluluğunu bir kez olsun sorgulamadan, neredeyse salt çevreye reklam olsun diye dırdır etmeyin onlara... Hayat bundan mı ibarettir, tek başarı ölçütü bu mudur? Elin oğlu Harvard'da okumuş, aile kurmuş da nolmuş? E, o zaman neden yolsuzluktan, hakkınızın yenmesinden, özgürlüğünüzün kısıtlanmasından, emeğinizin hiç edilmesinden yakınıyorsunuz ki? Kavgaya tutuşan çocuklar hiçbir zaman şablonlarınıza uymayacaklardır, "kendileri" olacaklardır. Çocuğum olacaksa, kendim dahil, dışarıdan onun hayatına, kararlarına müdahale edilmesine asla izin vermemeyi başaracaksam olsun. Haddini bilmeyenlere saygımdan, hatır gönülden kendim için bazen susuyorsam ama onun için asla susmayacaksam... Kimse çocuğunu elâleme gösteriş olsun diye heba etmese keşke...

Aslında şu isyan duygumun da bir bölümünü ihtiyacı olanlara bağışlayabilirim diyorum; zira bir yerden sonra yıpratıyor, hırpalıyor... Dün gece şükrettim mesela, "Çalıyorlar ama çalışıyorlar." diye değil, zaten şükür sadece Allah'adır itikadımca. "Allah'ım" dedim, "sana şükürler olsun, çok şanslıyım! Ya öyle ailelerden -havsalamın yetmediği kadar isim sayılabilir politikadan, medyadan- olsaydım!.. Tek kusurumuz, soyadımızın ziyadesiyle uzun olması. O da nazar boncuğu olsun. Allah başka yük vermesin."

Vapurda, takside, camide, fakültede, sokakta ses kayıtlarını, pardon piyesleri dinletenlere, orantısız zekâlara, envai çeşit lobilere, "Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur." diyen atalara, "yoktu yarınları onların / çünkü onlar suç taşıyan sandık gibi" dizelerinin sahibi Hasan Hüseyin'e; halktan yana olanlara selam olsun!.. Mağdurlar da dert etmese artık yazık; paraları sıfırlamaya, eritmeye yardım edecek halk da mevcut, sesteki korkuyu montajlayan teknolojiyi geliştirebilecek Türk mühendisleri de...

Bu arada; anayasamızın birinci maddesi "Yapan değil dillendiren suçludur." olsa gerek, değil mİ?

 

emel.oz87@gmail.com

 

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 12.12.2018 - 05:13:56 | Şu an 102 kişi online | Kullanım Koşulları