Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
ÇGD MEDYA RAPORU - 5 TEMMUZ 2015
İÇERİK
BAŞLIKLAR

ÇGD MEDYA RAPORU
5 TEMMUZ 2015

İndirmek için soldaki Word ikonuna tıklayın

 

MEDYA RAPORU
2015 NİSAN-HAZİRAN DÖNEMİ

1-) SANSÜR VE BASKI (gözaltı, saldırı, soruşturma, dava, akreditasyon engeli)

Raporun bu başlık altındaki bölümünü, geçtiğimiz üç ay içinde yaşanan olaylardan bazılarının haberleştirilmesinin ardından yaşanan gelişmelerin uzun süreçlere yayılması nedeniyle başlıklara bölmek gereksinimi duyduk. Mart ayının son günü savcı Mehmet Selim Kiraz ve DHKP-C'li iki militanın ölümüyle sonuçlanan "Çağlayan Adliyesi Baskını" ile 29 Mayıs 2015 günlü Cumhuriyet Gazetesi'nin MİT'in organizasyonunda gerçekleşen TIR'larla Suriye'ye silah sevkiyatının görüntülerini yayımlaması sonrası, iktidarın basına uyguladığı sansür ve baskılar raporumuzda ayrı başlıklar altında yer aldı. 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim meydanlarında basın üzerinden girdikleri polemikler de başka bir başlık altında işlenirken, diğer gelişmeler de bir başlık altında rapora konu edildi.

a. "Çağlayan Adliyesi Baskını" sonrası basına yönelik gelişmeler

Berkin Elvan'ı katleden polislerin, olayın üzerinden 22 ay geçmesine karşın yargı önüne çıkartılmaması kamuoyunun gündeminden hiç düşmezken, 31 Mart 2015 tarihinde amaçlarının "söz konusu polislerin isimlerinin açıklanması" olduğunu ifade eden DHKP-C'li iki militan Çağlayan Adliyesi'nde davaya bakan savcı Mehmet Selim Kiraz'ı rehin almış, olayın ardından yapılan operasyonda savcı Kiraz ile iki militan öldürülmüştü. Yaşanan olayı, olabildiğince bütün boyutlarıyla yansıtan basın yayın organlarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan basın ve yayın özgürlüğünü ihlal edici tepkiler geldi. İktidar anlayışının istediği sansüre dayalı habercilik yapmayan gazeteler ile televizyon kanallarına çeşitli yollarla baskılar kurulmaya çalışıldı; olaya ilişkin sosyal medyada görüşlerini açıklayan gazeteciler yine sosyal medyada hedef gösterildi. Mart ayının son günü olan bu olayın basına yönelik baskı kısmında yaşananlar bu raporumuzu hazırladığımız son günlere kadar çeşitli şekillerde devam etti. Söz konusu olayın ardından basına sansür ve baskı kapsamında yapılanlar şöyleydi:

-Erdoğan'dan tehditvari açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya'daki resmi temasları sırasında yaptığı açıklamada, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın başına silah dayanmış fotoğrafıyla haberleri veren basın kuruluşlarını adeta tehdit etti: O fotoğrafları gün boyu yayımlayanlar, neyi hedefliyorsunuz? Terör örgütüne hizmet ettiğinizi görmüyor musunuz? Tabi ülkeme döndüğümde bunlarla ilgili daha farklı açıklamalarımız olacak. (1 Nisan 2015)

-Gazetelere "terör örgütü propagandası" soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bugün, Cumhuriyet, Posta ve Hürriyet gazetelerine, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın yaşamını yitirdiği olaya ilişkin yayınları nedeniyle ''Terör örgütünün propagandasını yapmak'' suçundan soruşturma başlattı. (1 Nisan 2015)

-Cenazede akreditasyon uygulaması

Çatışmada hayatını kaybeden savcı Kiraz için düzenlenen cenaze törenine, Kiraz'ın rehin alındığı fotoğrafları birinci sayfasından veren Hürriyet, Sözcü, Vatan, Cumhuriyet ve Taraf gazeteleri ile Samanyolu TV, Bugün TV, Doğan Haber Ajansı (DHA), CNN Türk ve İMC TV  kanalları alınmadı. Görevlerini yapmak isterken engellenen gazetecilere polisler, "Talimat Ankara'dan" derken, Başbakan Davutoğlu, cenazedeki akreditasyon uygulamasına ilişkin, talimatı kendisinin verdiğini açıkladı ve "Medyanın bir kesimi daha o ailenin acısı dururken, şakağına silah dayanmış resimleri yayımlama ahlâksızlığını göstermiştir. Kendi kardeşleri, eşleri olduğunu düşünsünler, ne hissederler? Bu basın özgürlüğüyle ilgili değil, insani bir durumdur" dedi. (1 Nisan 2015)

-Gazeteci Cabas'a ‘özür' baskısı

"Çağlayan Adliyesi Baskı"nı devam ederken, kişisel Twitter hesabından "Bu eylem nasıl biterse bitsin çıkarılacak tek ders var: çocukları vurmayın, anneleri yuhalatmayın" şeklinde tweet atan CNN Türk'te program sunucusu gazeteci Mirgün Cabas,  iktidara yakın yayın organlarındaki yazarlar tarafından adeta "eyleme destek verdiği" iddiasıyla hedef gösterildi. Cabas'ın çalıştığı kurum da tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kaldı. Doğan Yayın İlkeleri Kurulu, olağanüstü yaptığı toplantı sonrası, Kurul'un Başkan Yardımcısı Volkan Vural imzasıyla yaptığı açıklamada, Cabas'ın tweeti ile  Hürriyet'in ve Posta'nın manşetinde kullanılan fotoğrafların hatalı bulunduğunu, "Cabas'ın ilkeler çerçevesinde hatasını derhal düzeltmesi gerektiğini" kaydetti. Cabas da "Dünkü tweetim nedeniyle üzdüklerimden, başta şehit savcı Kiraz'ın yakınları ve ailesinden içtenlikle özür dilerim. Çalıştığım grubu ve kanalı hedef alan bir linç kampanyasına izin verdiğim için de kendime kızgınım" dedi ve iki günlük izne ayrıldığını duyurdu.

(1 Nisan 2015)

-Nevşin Mengü hedef gösterildi

Savcı Kiraz'ın cenazesinin kaldırıldığı gün DHKP-C militanlarının Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik saldırı haberini canlı yayında aktaran CNN Türk'ün Ana Haber Bülteni'ni sunan Nevşin Mengü'nün, "Terör saldırısı demeyelim. Saldırı diyelim. Emin değiliz. Bilmiyoruz" sözleri, Sabah Gazetesi'nin internet sitesinden "skandal" şeklinde verilerek Mengü hedef gösterildi. (1 Nisan 2015)

-Gazetelerin internet sitelerine video yasağı

İstanbul Cumhuriyet Savcısı M. Selim Kiraz'ın odasında rehin alınmasına yönelik yapılan haber ve videolara erişim yasağı geldi. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nin 3 Nisan 2015 tarihli kararında 166 haber ve video linkine erişim yasağı getirildi. Yasaklanan linkler arasında Cumhuriyet, Sözcü, Birgün, Taraf, Radikal ve Milliyet gibi gazeteler, Britanya merkezli The Independent ve The Mirror ile Hollanda merkezli The Post'a ait siteler de var. (3 Nisan 2015)

-Bir soruşturma daha

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın başına silah dayalı fotoğrafını yayınladıkları gerekçesiyle Sözcü, Ortadoğu ve Milli Gazete hakkında Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 6 ve devamı maddeleri kapsamında soruşturma açtı. (4 Nisan 2015) 

-Sosyal medyada yasak günü

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, savcı Kiraz'la ilgili haber linkleri nedeniyle Twitter, Facebook ve YouTube'a erişimi engelledi. (6 Nisan 2015)

-Cumhuriyet'ten Davutoğlu'na dava

Cumhuriyet Gazetesi, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın cenaze törenine Cumhuriyet'in de aralarında olduğu gazeteleri ve televizyonları aldırmayan Başbakan Davutoğlu'na 10 bin TL'lik manevi tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde engellemenin yasalara, Anayasa'ya ve Türkiye'nin taraf olduğu insan haklarına ilişkin sözleşmelere aykırı olduğu belirtildi. (8 Nisan 2015)

-RTÜK'ten kanallara ceza

RTÜK, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın 31 Mart 2015 günü İstanbul Çağlayan Adliyesi'ndeki odasında rehin alınmasıyla ilgili Başbakanlığın getirdiği yayın yasağını deldiği gerekçesiyle 20'ye yakın televizyon kanalına uyarı cezası verdi. (22 Nisan 2015)

-Gazetecilere tweet soruşturması

"Çağlayan Adliyesi Baskını"na ilişkin sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili ''terör örgütü propagandası'' yapmak suçundan başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında gazeteciler Mirgün Cabas, Banu Güven ve Ceyda Karan'ın yanı sıra televizyon programcısı Asım Yıldırım, bir dönem Taraf Gazetesi'nde yazarlık yapan Emre Uslu ile Önder Aytaç, akademisyen Koray Çalışkan, oyuncular Barış Atay, Pelin Batu ve şarkıcı Ferhat Tunç "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Nazlı Ilıcak'ın da ''şüpheli'' sıfatıyla ifadesi alındı. (26 Mayıs 2015)

-Hürriyet'ten "gazetemiz basılmıştı" savunması

Başbakan Davutoğlu'nun, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın fotoğraflarının basılmaması yönünde Hürriyet'ten talebi olduğu yönündeki iddialara Hürriyet Gazetesi bir açıklamayla yanıt verdi. İktidardan gelen sansür uygulaması talebini adeta meşrulaştıran Hürriyet'in açıklamasında, "Başbakan'ın bir danışmanının o hadiseden sonra Ankara Temsilcimiz Deniz Zeyrek'i bu talebi iletmek üzere aradığı doğrudur. Ancak bu telefon gazete baskıya girdikten bir hayli süre sonra, sabaha karşı 02.00'de açılmıştır. O esnada gazetemizin baskısı büyük ölçüde tamamlanmıştı" denildi. (27 Mayıs 2015)

-Gazeteci Güven ifade verdi

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz ile iki militanın öldüğü olaya ilişkin sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili "terör örgütü propagandası" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, gazeteci Banu Güven "şüpheli" sıfatıyla ifade verdi. (1 Haziran 2015)

-Gazetelere ilan cezası

Basın İlan Kurumu (BİK), savcı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin alınmasıyla ilgili fotoğrafları yayımlayan 39 gazeteye ilan kesme cezası verdi. Ceza, gazetelere göre 1 ila 12 gün arasında değişti. (18 Haziran 2015)

-Gazeteci Cabas ifade verdi

Gazeteci Mirgün Cabas, ‘Çağlayan Adliyesi Baskını' sırasında attığı "Bu eylem nasıl biterse bitsin çıkarılacak tek ders var: çocukları vurmayın, annelerini yuhalatmayın" tweeti nedeniyle hakkında açılan soruşturmada ifade verdi. (18 Haziran 2015)

b. MİT TIR'ları haberi sonrası basına yönelik gelişmeler

Suriye'de birçok devletin parmağı olan iç savaşa ilişkin AKP iktidarının da ülkedeki muhalif gruplara silah desteği verdiği yönündeki iddialar, Cumhuriyet Gazetesi'nin 29 Mayıs 2015 tarihli manşetiyle iddia olmaktan çıkarak, ispatlandı. TIR'ların içinde çeşitli silahlar olduğunu fotoğraf ve videolarla ortaya koyan haberin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iktidar kanadından Cumhuriyet Gazetesi'ne yoğun tepkiler geldi, soruşturmalar açıldı. Haberin yayımlanmasının ardından şu gelişmeler yaşandı:

-Cumhuriyet'in internet sitesine yayın yasağı

Cumhuriyet Gazetesi'nin internet sitesinde yayınlanan silah sevkiyatına ilişkin kamera görüntülerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "milli güvenlik bakımından sakıncalı" olduğu iddiasıyla yayın yasağı koydu. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında da "devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk" iddiasıyla iki soruşturma açıldı; gazetenin diğer yöneticileri hakkında da soruşturma başlatıldı.

(29 Mayıs 2015)

-Cumhuriyet: Susmak Yok

Cumhuriyet Gazetesi, "yayın yasağı" ve soruşturmalara karşı haberinin arkasında durdu ve bir gün sonra birinci sayfadan yayımladığı "Susmak yok" başlıklı yazıda, "Gazetecilik etiğine, onuruna sahip çıkarak görevimizi yapmaya ve halkı bilgilendirmeye devam edeceğiz" denildi. (30 Mayıs 2015)

-Erdoğan ve Davutoğlu, Cumhuriyet'i tehdit etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Davutoğlu, İstanbul'un Fethinin 562. Yıldönümü için düzenlenen İstanbul'daki etkinlikte "TIR" haberini doğrular nitelikte konuşarak, söz konusu silahların Suriye Bayırbucak Türkmenleri'ne gittiğini savundu. Erdoğan ile Davutoğlu konuşmalarında tehditkâr bir üslupla Cumhuriyet Gazetesi'ni "ajanlık, casuslukla" suçladı; Erdoğan "Hesabını verecekler" dedi. (30 Mayıs 2015)

-"Bedelini ağır ödeyecek"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik tehditvari açıklamalarına devam etti; TRT Haber'de katıldığı canlı yayında Can Dündar'ı casusluk yapmakla suçladı: Ben davamı açtım. Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu.

Can Dündar da Twitter hesabından Erdoğan'a yanıt verdi: Bu suçu işleyen kişi, bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmayız onu. (31 Mayıs 2015)

-Erdoğan, Dündar'ın ağırlaştırılmış müebbede çarptırılmasını istedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT TIR'ları ile ilgili Cumhuriyet Gazetesi'nin haberi üzerine Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bireysel suç duyurusunda bulundu. Haberde ortaya çıkan silahlar, dilekçede "gerçeğe aykırı görüntü ve bilgi" olarak nitelendirildi ve Dündar'ın "gizli kalması gereken bilgileri açıklama", "örgüt kurma", "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs", "devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme", "casusluk" suçlarından bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapis ile cezalandırılması talep edildi.  (2 Haziran 2015)

c. Seçim sürecinde basına yönelik gelişmeler

Türkiye tarihi açısından kritik bir öneme sahip 7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimleri'ne gidilen süreçte meydanlar yine hareketliydi. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "tarafsızlığı"nın sözde olduğunu kanıtlarcasına "açılış törenleri" adı altında AKP'ye oy istemek için meydanlara inmesi seçimlerin en dikkat çekici noktası oldu. "Öfke de bir hitabet sanatıdır" anlayışındaki Erdoğan, siyasetçilere çattığı kadar basın ve yayın organlarına da çatmaktan geri kalmadı. Erdoğan, "tarafsızlık" konumunu bir köşeye bırakarak siyaset yapmak uğruna bazen bir yayın grubunu, bazen bir gazeteciyi bazen de yabancı basını seçim meydanlarında hedef göstermekten kaçınmadı. Seçim döneminde yaşanan gelişmeler şöyle:

-TRT, CHP'nin reklamını yayınlamadı

CHP'nin seçimlere yönelik, iktidarı eleştiren içerikteki "Milletçe Alkışlıyoruz" sloganını taşıyan reklam filmi, TRT tarafından yayınlanmadı. Bunun üzerine CHP yönetimi reklamda "kötüleme" değil, eleştiri olduğu; yasaklama kararının "dayanağı olmadığı" görüşüyle TRT hakkında hem idare hem de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. (11-15 Nisan 2015)

-Erdoğan'dan gazeteci Küçükkaya'ya tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen "Rizeliler Buluşuyor" programında, Fox TV'deki "Çalar Saat" adlı programı için Rize'ye giden ve vatandaşlarla söyleşi yapan gazeteci İsmail Küçükkaya'ya tepki gösterdi. "Bunların maalesef yapısı bu, karakteri bu. Bunların dertleri milleti dinlemek değil. Kendi söylemek istediklerini oradaki insanların ağzından almaya çalışıyorlar. Rizeli bu oyuna gelir mi? Hepsinin de diline sağlık" diyen Erdoğan'a, Küçükkaya'nın yanıtı Twitter'dan "3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kutlu olsun" şeklindeydi. (3 Mayıs 2015)

-Erdoğan, gazeteci Ayşenur Arslan'ı yuhalattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kez Halk TV'deki "Medya Mahallesi" programında "Başörtülü kadınlar özgürlükten vazgeçmiştir" görüşünü ifade eden gazeteci Ayşenur Arslan'ı hedef aldı. Erdoğan, Rize'de açılış törenlerini bahane ederek yaptığı bir mitingde Arslan hakkında, "Bu gazeteci geçtiğimiz günlerde ana muhalefetin TV'sinde ne diyor biliyor musunuz? ‘Başını örten kadın özgürlüğünden vazgeçmiştir'. Bunlara gereken dersi 7 Haziran'da vermelisiniz. Perakende değil toptan ders vermeli. İçlerindeki inanç düşmanlığını bastıramıyorlar" ifadelerini kullandı. Arslan ise, Yurt Gazetesi'ndeki köşesinden Erdoğan'a, "Biz gazetecilerin ‘neyi nerede ne zaman kimlerle tartışacağımız' konusunda bir yönerge var da ben mi gözden kaçırdım! Kim karar veriyor neyi ne zaman söyleyeceğime?" yanıtını verdi. (11 Mayıs 2015)

-Erdoğan ile Doğan Grubu'nun "Yüzde 52 ile idam" polemiği

Erdoğan'ın seçim meydanlarında tepki gösterdiği medya grubu ise Doğan Grubu oldu. Mısır'da devrik cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye verilen idam kararını "Yüzde 52 ile idam" başlığıyla haberleştiren Hürriyet Gazetesi, iktidar kanadı tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mesaj vermekle suçlandı. Erdoğan, Kayseri'de toplu açılış programında ''Türkiye'de de bu haberi Doğan Medya Grubu nasıl verdi? 'Şok karar, yüzde 52 ile idam'. Ey Doğan Grubu, seni muhatap almam, ama şunu bilmen lazım, siz affedersin hayatınızı korkuyla geçiriyorsunuz. Doğan Grubu, sen avucunu daha çok yalarsın'' ifadelerini kullandı.

Hürriyet, 19 Mayıs 2015 tarihli sayısının birinci sayfasından Erdoğan'a yanıt amacıyla "Sayın Cumhurbaşkanı'na Sesleniyoruz" başlıklı bir yazı yayımladı ve eleştirilen "Yüzde 52 ile idam" başlığını Erdoğan'ın kendisinin de idam kararının açıklanmasından kısa bir süre sonra yaptığı konuşmada söylediğini ifade etti; Erdoğan'a "Amacınız nedir? Bizden ne istiyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

Erdoğan, Doğan Medya Grubu'nun kendisine yönelik "Seslenişi"ne aynı gün Ankara'da "açılış töreni" adı altında düzenlediği mitingde yanıt verdi. Geçmişte Doğan Grubu'nun iktidarlarla "yakın" ilişkisini de deşifre eden Erdoğan, Aydın Doğan ile İstanbul Conrad Otel'de gerçekleştirdiği bir görüşmenin detaylarını ilk kez paylaştı ve Aydın Doğan'ın kendisine "Ben, Sayın Demirel'le de, Tansu Hanım'la da çalıştım. Özal'la da çalıştım. Sayın Özal, medyayla da olmaz, onsuz olmaz, bana bunu söyledi. Tansu Hanım, zaten bizlerle baş edemedi" dediğini, kendisinin de "Aydın Bey, ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım. Hakkın olanı her zaman alırsın ama hakkın olmayanı bizden öncekilerden aldığın gibi bizden alamazsın. Bunu bilmen lazım" karşılığını verdiğini anlattı. Erdoğan'ın bu açıklaması iktidar-basın ilişkileri açısından tarihe not olarak geçti. Erdoğan, aynı konuşmasında, "Bu millet artık eski Türkiye'ye izin vermez. Zaten bu ülkeye başkanlık sistemi geldiği zaman bunlar ne yapacaklarını çok daha iyi öğrenecekler" diyerek, gazetecilere yönelik tehditkâr üslubunu sürdürdü.

Başbakan Davutoğlu da Zonguldak mitinginde tehditvari konuştu: Doğan Medya var ya, şimdi kalkmış, özgürlüklerden bahsediyor. Buradan kendilerine sesleniyorum, basın özgürlüğüne saygımız sonsuzdur ama herkes yerini, yurdunu bilecek.

Hürriyet'in haberine ilişkin AKP'nin İstanbul'dan aday adayı olan avukat Rahmi Kurt, suç duyurusunda bulundu.

Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Doğan Yayın İlkeleri Kurulu toplantısında "Biz parti değiliz ve bu yarışta yokuz. Bizi taraf olarak göstermek ve düşman ilan etmek inandırıcı değildir" dedi ve iktidara yakın basın medya gruplarının gazetelerinin satmadığını, televizyonlarının izlenmediğini ancak gelir sağladıklarına işaret ederek "Kimse de, bu değirmenin suyu nereden geliyor diye sormuyor" dedi.

(16-27 Mayıs 2015)

-Erdoğan'dan NYT'ye "ücretli şarlatan" tepkisi

Erdoğan, Türkiye ile ilgili seçim kampanyasının "karanlık ve korku verici bir atmosfer" içinde cereyan ettiğini belirterek, "Türkiye'nin dostlarına, ABD ve NATO müttefiklerine, bu yıkıcı yoldan Erdoğan'ı geri döndürme" çağrısı yapan New York Times'a da sert tepki gösterdi. Erdoğan, "toplu açılış töreni" adı altında yaptığı seçim konuşmasında, "Şimdi bu gazete işi gücü bırakmış bizimle uğraşıyor. Eyyy New York Times, Gazze'de 16 gazeteci İsrail tarafından katledilirken ses çıkarmayan NYT bize basın özgürlüğü dersi vereceksiniz öyle mi? Hepsi gözlerini sizlere dikmiş durumda. Bunlar Türkiye'nin asil duruşunu bilmiyorlar. Bunlar ücretli şarlatanlar" dedi. (27 Mayıs 2015)

-TRT muhalefete muhalif

RTÜK, TRT'nin seçim çalışmalarına yönelik incelediği kayıtlarından, 3 Haziran 2015'ten geriye dönük 1 ay içerisinde TRT kanallarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 45 saat, AKP'ye 54,5 saat, CHP'ye 14 saat, MHP'ye 7,5 saat ve HDP'ye de 3 saat yer verildiğini bildirdi. (6 Haziran 2015)

-Oy sayımında gazetecilere engel

ATO'da Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu'nda seçim mevzuatında TC vatandaşı herkese oy sayımını izleme hakkı tanınmış olmasına karşın basın mensuplarına özel yasak getirildi. Bir sandıktaki sayımda müşahitler arasında geçersiz olduğu oy zarflarını yakma kararı nedeniyle başlayan kavga yumruklaşmaya yol açtı. Bu sırada foto muhabirleri-kameramanlar görüntü almaya çalıştı. Ardından Çevik Kuvvet, kavga edenleri ayırmak yerine basın mensupları çevresinde insan barikatı kurdu. Sonrasında görevliler gazetecileri dışarıya çıkarmaya çalıştı. Ancak yazılı karar olmadan gazeteciler çıkmayı reddetti. Bunun üzerine ilk önce polis sonrasında İlçe Seçim Kurulu'nun hedefindeki basın jet hızıyla yazılı karar alınarak dışarıya atıldı.

(7 Haziran 2015)

-AKP Genel Merkezi önünde bayrak sopalı saldırı

AKP Genel Merkezi'nde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun balkon konuşması beklendiği sırada, rastgele şekilde gazetecilere yönelik bayrak sopaları atılmaya başlandı. Birkaç gazeteciye isabet etti ancak yaralanmaya yol açmadı. Başbakanlık korumalarınca uyarılar üzerine partililer bu davranışlarını sonlandırdı. Ayrıca yabancı medya kuruluşlarındaki gazetecilere yönelik AKP'lilerce Davutoğlu'nun konuşması sonrasında sözlü hakaretler-tacizler de yapıldı. (7 Haziran 2015)

-"HDP Meclis'e girmeli" deyince işinden oldu

Sabah Gazetesi köşe yazarı Sevilay Yükselir, seçim öncesindeki "HDP Meclis'e girmeli" açıklamalarının ardından seçim sonrasında da AKP'ye yönelik eleştirileri nedeniyle işinden kovuldu. (8 Haziran 2015)

d. Diğer gelişmeler

-RTÜK, AKP'nin yasaya aykırı reklamına cezayı işleme koymadı

AKP'nin geçen yerel seçimlerde bayrak ve cami görüntülü reklam filmlerine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) durdurma kararına karşın reklamı yayınlayan kanallara ilişkin hazırlanan 41 ihlal raporu RTÜK'te AKP'li üyelerin oylarıyla işleme konulmadı. (2 Nisan 2015)

-Kızılbayrak Dergisi satıcılarına bıçaklı saldırı

İstanbul Kartal'da bir kişi, Kızılbayrak Dergisi satışı yapanlara döner bıçağıyla saldırdı. (3 Nisan 2015)

-Alman gazeteciye Türkiye'ye giriş engeli

Alman Der Spiegel dergisinin foto muhabiri Andy Spra, "İslamcı militan olduğu" iddiasıyla Türkiye'ye alınmadı. Yaşadıklarını dergisinde yazan Spyra, Almanya Büyükelçiliği'nin devreye girmesinin de işe yaramadığını söyledi. (6 Nisan 2015)

-Magazin muhabirlerine özel güvenlik saldırısı

"Kara Para Aşk" dizisinin Bebek'teki çekimleri sonrası Arap turistlerin kapının önünde Tuba Büyüküstün ve Emre Kızılırmak'ı beklemesi set görevlilerini kızdırdı. Arap hayranlara beklememeleri ve fotoğraf çekmemeleri için uyarıda bulunan görevliler, bu anların gazeteciler tarafından görüntülendiğini fark edince, muhabirlere saldırdı. (6 Nisan 2015)

-TBMM'de gazetecilere sansür

TBMM Başkanlık Divanı, "izinsiz çekim" yapılması halinde gazetecilere verilen "parlamento kartının iptali" cezasını daha da ağırlaştırdı. Mevcut yönetmeliğe göre "izinsiz çekim" gerekçesi ile  "parlamento muhabiri giriş kartı" iptal edilen sarı basın kartı sahibi gazeteciler, kulislere girememekte ancak basın kartları ile Meclis'in basın toplantısı benzeri rutin faaliyetlerini izleyebilmekteydi. Değişiklikle "kart iptali" kararına muhatap parlamento muhabirinin, "TBMM yerleşkesine" girmesi de engellendi. Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) yazılı açıklamayla karara tepki gösterirken, uygulamanın, iktidarların haberlerinden hoşlanmadığı gazetecilerin "izinsiz çekim" gerekçesi ile kartının iptal edilmesine neden oluşturabileceğini kaydetti. (6 Nisan 2015)

-Sözcü'den Erdoğan'a tazminata mahkum etti

Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şikâyeti üzerine açılan davada Sözcü Gazetesi'ni "İşte Urla Villaları" haberleri nedeniyle Erdoğan'a 5 bin lira manevi tazminat ödemesini kararlaştırdı. (7 Nisan 2015)

-Gazeteciler Çetinkaya ve Karan'ın 4,5 yıl hapsi istendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Charlie Hebdo dergisinin İslam'ın peygamberi Muhammed olduğu iddia edilen karikatürünü köşelerinde yayımladıkları gerekçesiyle Cumhuriyet Gazetesi yazarları Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya hakkında ''halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama'' suçundan dava açtı. İki gazeteci için ayrı ayrı 4,5 yıla kadar hapis istendi. İddianamenin şikâyetçi listesinde Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Berat ve Esra Albayrak, Erdoğan'ın danışmanı Mustafa Varank ile Erdoğan'ın avukatlarının da bulunduğu 1280 kişi ve kurum yer aldı. (8 Nisan 2015)

-TOBB'da işadamlarından gazetecilere çirkin saldırı

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı TOBB 8. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası'nda işadamlarından gazetecilere çirkin bir saldırı oldu. Şuranın açılış konuşmalarının öncesinde, Menemen Ticaret Odası Başkanı Yılmaz Güral ve Aksaray Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Koçaş gazetecilere ayrılan yere oturmak istedi. Yaşanan gerilim sırasında, Menemen Ticaret Odası Başkanı Güral'ın gazetecilere dönerek, "Oturduğunuz yerlerin parasını biz verdik" demesi tepkilere neden oldu. Gazeteciler salonu terk etti; geride sadece TRT ve AA kaldı. TOBB Genel Sekreteri Mustafa Saraçöz, yaşananlardan dolayı gazetecilerden özür diledi.  (8 Nisan 2015)

-RTÜK'ten, Halk TV'ye Sami Elvan cezası

RTÜK, Halk TV'ye, Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözleri nedeniyle para cezası kesti. Kanala 13 bin 600 lira ceza verildi. (9 Nisan 2015)

-Kürtçe yayın yapan kanallara siber saldırı

Kürtçe yayın yapan Sterk TV, Med Nuce, Ronahi TV ve Mezopotamya Radyosu'nun prodüksiyon merkezlerine siber saldırı gerçekleştirildi. Yüksek elektrik voltajı verilerek gerçekleştirilen saldırı sonucu binanın kabloları eriyip yandı. Kürt televizyonlarının canlı yayınları siber saldırı yüzünden durdu.

(10 Nisan 2015)

-AYM, ‘KCK Basın Davası'nı 11 Eylül'e erteledi

Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasının ardından yeniden görülmeye başlanan 46 Kürt gazetecinin yargılandığı ‘KCK Basın Davası'nın üçüncü duruşması, Çağlayan'da bulunan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 6 Kasım 2014'te görülen duruşmada anayasaya aykırılık itirazlarının incelenmesi için Anayasa Mahkemesi'ne gönderilen dosya ile ilgili incelemenin devam ettiğini belirten mahkeme heyeti, AYM kararının beklemesine karar vererek, duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.

(10 Nisan 2015)

-MEB'den muhabire, ‘deşifre edeceğiz' tehdidi

‘Muhalif haber' yaptıkları için eğitim muhabirlerinden bazılarının Milli Eğitim Bakanlığı'na girişini engelleyen MEB Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan, imam hatip ortaokulu ve liselerindeki öğrenci artışını işlediği "Bilal'in Hedefine Bir Yılda Varıldı" haberi nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Sinan Tartanoğlu'nu adeta tehdit etti. MEB, bakanlığa ve eğitime yönelik "sistematik karalama" kampanyası yürüttüğünü iddia ettiği medya organlarını ve muhabirleri "kamuoyuna deşifre edeceğiz" açıklaması yaptı. (13 Nisan 2015)

-Hollandalı gazeteci Geerding beraat etti

Hollandalı Gazeteci Frederike Geerding "terör örgütü propagandası" yapmak suçundan Diyarbakır'da yargılandığı davada beraat etti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, beraat kararına itiraz etti.

(13 Nisan 2015)

-Gazeteci Coşkun beraat etti

Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Canan Coşkun'un, 13 Eylül 2014 tarihli "TÜRGEV'e Hediye Konak" haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl hapis istemiyle yargıladığı dava sonuçlandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Coşkun'un, atfedilen suçun unsurlarının oluşmadığına karar vererek beraatına karar verdi. (14 Nisan 2015)

-Gazeteci Kuray'a gözaltı

Fırat Haber Ajansı (ANF) ve Birgün gazetesi muhabiri Zeynep Kuray, Ankara Sincan Cezaevi'nde hükümlü olarak bulunan babası Sarp Kuray'ı ziyaret etmesinin ardından gözaltına alındı. Hakkında açılan "iftira" davası ile ilgili Kuray'ın ifadesini isteyen Yüksekova Mahkemesi, zamanında ifadeye gelmediği gerekçesiyle Kuray'ın zorla duruşmaya getirilmesine karar verdi. Kuray ifade işleminin bitmesinin ardından serbest bırakıldı. (15 Nisan 2015)

-BirGün muhabirine, aldığı görüş nedeniyle hakaret davası

BirGün Gazetesi Muhabiri Ömür Şahin Keyif, 25 Aralık 2014'te yayımlanan haberinde, modacı Yıldırım Mayruk ve Barbaros Şansal'ın, Bakü'de Hadije firması tarafından düzenlenen defileden çıkarıldığı iddiasına yer vermiş, bu iddiayı Mayruk ve Şansal'a da sorulmuştu. Şansal, ifadesinde "Aydeniz Holding'in Emine Erdoğan'la gizli ortaklığı olduğunu" iddia etmiş ve "Emine Erdoğan'ın da Bakü'ye geleceği önceden belliymiş" demişti. Şansal'ın bu ifadesi üzerine hakkında Emine Erdoğan'ın "iftira" ve "hakaret" şikâyetiyle Basın Suçları Bürosu savcısı Umut Tepe tarafından soruşturma başlatıldı. Savcı Tepe, Keyif hakkında Emine Erdoğan'a "hakaret" iddiasıyla İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. (15 Nisan 2015)

-Cumhuriyet yazarları ve muhabirine soruşturma

Cumhuriyet Gazetesi yazarları Cüneyt Aracayürek'e "Üçlü Cehpe...", Özgür Mumcu'ya "Zalim ve Korkak", Meriç Velidedeoğlu'na "Allah'ın Gölgesi'nden, ‘Allah'ın Elçisi'ne mi?" başlıklı yazıları, muhabir Emre Döker'e de 19 ve 20 Mart tarihli "Etten duvarlı keşif" ile "Valilik koya girişleri yasakladı" haberleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şikâyeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı. (15 Nisan 2015)

-Gazeteci İnce tazminata mahkum edildi

BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Barış İnce, "Ceplerine duble yol yapmışlar" başlıklı manşet haberiyle ilgili İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde "dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan'a hakaret" suçlamasıyla yargılandığı davada, 10 bin 620 lira tazminata mahkûm edildi.

(16 Nisan 2015)

-Suriyeli gazeteci sınır dışı edildi

Suriyeli gazeteci Barzan İso, Moscou İçişleri Bakanlığı tarafından "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan edildi. İso, eşiyle beraber İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda gözaltına alınarak ülkeye sokulmadan sınır dışı edildi. İso'nun avukatı Naki Demirçivi, müvekkilinin isminin MİT'in hazırladığı bir listede yer alması nedeniyle ülkeye alınmadığını söyledi. (17 Nisan 2015)

-AVEA'dan basına engel

Avea Günışığı Projesi'nin tanıtıldığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katıldığı programı takip etmek isteyen CİHAN Haber Ajansı ekibi, programın yapıldığı salona alınmadı. Sarı basın kartı sahibi gazetecilerin içeri girişleri, Avea görevlileri ve programın gerçekleştirildiği otel görevlilerince, Türkiye'de sansür ve baskıya en rahat kılıf yapılan "akreditasyon" uygulaması gerekçe gösterilerek engellendi. Gazeteciler yaka paça dışarı çıkartılırken, gazeteciliğin "halkın doğru haber alma hakkı" üzerine var olduğundan bihaber, daha doğrusu bu hakka kör Avea görevlilerince meslektaşlarımız "şov" yapmakla suçlandı. (20 Nisan 2015)

-MEB'den basına karşı toplu dava yöntemi

Milli Eğitim Bakanlığı, Taraf Gazetesi'nde "Devlette Kadroya Rüşvet Tarifesi" başlığıyla yayımlanan habere ilişkin manevi tazminat davası açılmasını kararlaştırırken, Bakanlık Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan yaptığı açıklamada, bakanlık İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'nde bulunan tüm personelin manevi tazminat davası açacağını söyledi. Bir kamu kurumunun bir birimindeki tüm personelin dava açmaya hazırlanması akıllara "talimatlı dava" düşüncesini getirdi. (22 Nisan 2015)

-Agos'a ülkücülerden tehdit

MTP ve Turan Ocakları, saat 07.15'te Agos'un yeni binasının önüne gelerek siyah çelenk bıraktı. MTP ve Turan Ocakları adına iki kişi binanın önünde açıklama yaptı. Turan Ocakları İstanbul, bu açıklamanın videosunu "Bir gece ansızın Agos Gazetesi'ndeyiz" başlığıyla kendi Facebook sayfasından paylaştı.

(24 Nisan 2015)

-MHP aday tanıtım toplantısında gazetecilere dayak

MHP İzmir İl Teşkilatı'nın aday tanıtım toplantısında, Yeni Asır Gazetesi muhabiri Fatih Abacıoğlu tartaklandı; kadın gazeteciler başta olmak üzere görevini yapan diğer gazeteciler de sözlü taciz edildi.

(25 Nisan 2015)

-İsrail resepsiyonunda gazetecilere arama tacizi

İsrail Büyükelçiliği'nin Swissotel Ankara'da düzenlenen milli gün resepsiyonunda, sarı basın kartları günler öncesinden büyükelçiliğe ulaştırılan ve sıkı bir güvenlik prosedüründen geçirildikten sonra kabul edilen gazetecilerin, resepsiyon için geldikleri otelde karşılaştıkları güvenlik araması tepkilere neden oldu. Resepsiyonun yapıldığı salona girmeden önce gazetecilerin ayakkabılarını, kemerlerini çıkarmalarını, dedektörle ayakkabıların içlerine kadar arama yapılacağını söyleyen büyükelçilik çalışanlarına, üzerindeki gömlek ve pantolonda da metal aksesuarlar bulunduğunu söyleyerek tepki gösteren Milliyet Gazetesi Muhabiri Ayşegül Kahvecioğlu'na, yetkililerden birinin, "Eğer gerekirse gömleğinizi, pantolonunuzu da çıkaracaksınız. Davetli olsaydınız bu prosedür size uygulanmayacaktı" demesi büyükelçiliğin, gazetecilere yönelik tutumunu gözler önüne serdi. Bu tutumuna tepki gösteren çok sayıda gazeteci, resepsiyonu terk etti. (29 Nisan 2015)

-Bir akreditasyon skandalı daha

TÜRK-İŞ'e bağlı YOL-İŞ Sendikası, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı taşeron işçilerin sorunlarının ele alınacağı toplantıda bazı gazetecilere akreditasyon engeli getirerek programı takip etmelerini engelledi. (30 Nisan 2015)

-Gazeteci Kabaş davasında ilk karar

Gazeteci Sedef Kabaş'ın, "Bu adamı asla unutmayın, 17 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı veren savcı Hadi Salihoğlu" şeklinde attığı tweet nedeniyle "Tehdit" ve "Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef gösterme" iddiasıyla İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 5 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılandığı davanın ilk duruşmasında mahkeme görevsizlik kararı verdi. Kabaş, Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak. (30 Nisan 2015)

-İstanbul'da "1 Mayıs Basın Görev Kartı" krizi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC), İstanbul'daki 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı kutlamalarına ilişkin sarı basın kartı olmayan muhabirlere de "1 Mayıs Basın Görev Kartı" uygulaması girişimi, valiliğin kart alacakların listesini istemesi üzerine durduruldu. TGC'den yapılan açıklamada, "Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne güvenerek kimliklerini, fotoğraflarını gönderen meslektaşlarımızın güvenlerini boşa çıkaramazdık. Dolayısıyla hazırlanan listeyi vermemekte ısrar ettik. Üzülerek duyuruyoruz ki, yarın hazırladığımız kartlar 1 Mayıs'ta geçerli olmayacaktır" açıklaması yaptı. (30 Nisan 2015)

-1 Mayıs basın için şiddet dolu geçti

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı kapsamında özellikle İstanbul'da polisin vatandaşlara yönelik tepki çeken sert tutumu, gazetecilere de uygulandı. Sarı basın kartı olmayan gazeteciler Taksim'e alınmadı. ETHA muhabiri Ece Şimşek, Habertürk muhabiri Gökay Uslanmaz, foto muhabiri Erhan Demirtaş, Sol Gazetesi muhabiri Emine Şentürk polisin kullandığı plastik mermilerle çeşitli yerlerinden yaralandı; Milliyet Gazetesi foto muhabiri Ozan Güzelce gaz kapsülüyle sağ bileğinden yaralandı; Sol Gazetesi muhabiri Elif Örnek polis saldırısı sonrası başından yaralandı; Okmeydanı'nda ETHA muhabiri Ali Haydar Doğan'ın kolu kırıldı; Şişli'de EPA foto muhabiri Sedat Suna bacağından yaralandı; Mücadele Birliği Dergisi muhabiri Yusuf Ali Gümüşlü kolundan, Yurt Gazetesi yazarı Hakan Gülseven burnundan yaralandı; haber portalı Duruş Haber Genel Yayın Yönetmeni Metin Güneş ayağından darp edildi; Beşiktaş Barbaros Yokuşu'nda polisle göstericiler arasında yaşanan çatışmada www.gercekgundem.com haber sitesi koordinatörü Barış Yarkardaş Halk TV'de canlı yayın yaparken yaralandı; Atılım Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Genç gözaltına alındı; İleri Haber muhabiri Süha Küçük polis tarafından darp edildi; Taksim'de planlanan miting öncesi işyerine giderken gözaltına alınan www.t24.com.tr editörü Deniz Zeren, polisten işkence gördüğünü söyledi. Aksaray'da Emniyet Müdür Yardımcısı Ömer Parıltı, İhlas Haber Ajansı Muhabiri Yasin Can ve Doğan Haber Ajansı Muhabiri Hasan Bölükbaş'a ağır küfürler ederek başlarına telsizle vurdu, telsizle yumruk attı; Kapadokya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mahmut Eskil'e de hakaret etti. (1 Mayıs 2015)

-Dergiye miting yasağı

NTV muhabiri Burak Özcan'ın çantasında bulunan "Kafa" isimli edebiyat dergisi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Osmaniye'deki mitingine sokulmadı. Özcan Twitter hesabından, güvenlik güçlerinin kendisine "Üzerine yazı yazıp havaya kaldırabilirsin" karşılığı verdiğini yazdı. (2 Mayıs 2015)

-Gazeteci Bayar'ın yargılanması

Gazeteci Murat Bayar hakkında, Yurt Gazetesi'nde çalışırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünürü Orhan Uzuner'in TCDD'den aldığı ihalede usulsüzlükler olduğu yönündeki haberi nedeniyle açılan davanın görülmesine devam edildi. (5 Mayıs 2015)

-Yabancı gazetecilere gözaltı

Türkiye'ye yasa dışı yollardan giriş yaptıkları iddiasıyla 3 gazeteci gözaltına alındı. Almanyalı serbest foto-muhabiri Robin Hinsch, Brezilyalı foto-muhabiri Gabriel Chaim ve serbest foto-muhabiri Barbaros Kayan gözaltına alındı. (5-6 Mayıs 2015)

-Gazeteci Ulusoy'a para cezası

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan gazeteci Aliye Ulusoy, "basın yoluyla hakaret" suçundan bin 740 lira adli para cezasına çarptırıldı. (6 Mayıs 2015)

-Gazeteci Ertürk ifade verdi

Sözcü Gazetesi muhabiri Ali Ekber Ertürk hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yöneticisi olduğu TÜRGEV'e ilişkin "Fethullah'ın Yurtları Kapanıyor, Bilal'in Yurtları Açılıyor" ve "Paralel Rekabet" başlıklı haberleri nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu. Gazeteci Ertürk, savcıya ifade verdi.

(6 Mayıs 2015 )

-Leman'a soruşturma

Trabzonspor'un şikayeti üzerine Fenerbahçe kafilesine Trabzon'da yapılan saldırıya kapağında yer veren Leman Dergisi'ne "kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. (7 Mayıs 2015) 

-AA muhabirine tazminat

Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Mavi Marmara Gemisi'nde bulunan Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin açtığı davada İsrail'i 40 bin lira manevi ve 6 bin 103 lira maddi tazminata mahkûm etti.

(9 Mayıs 2015)

-AYM'den dinleme kararı

Anayasa Mahkemesi, Taraf Gazetesi'nin eski yönetici, yazar ve muhabirlerinden Yasemin Çongar, Markar Eseyan, Mehmet Baransu ve Ahmet Altan'ın, 2008'de MİT tarafından farklı kimlik bilgileriyle dinlenmesine ilişkin başvurusu üzerine verdiği kararın gerekçesini açıkladı. Resmi Gazete'de yayımlanan kararda, başvurucuların dinlenmesiyle haberleşme özgürlüklerinin ihlal edildiği, basın özgürlüklerinin ise ihlal edilmediği bildirildi. Başvuruculara 3 bin 500 lira manevi tazminat ödenmesi kararlaştırıldı.

(9 Mayıs 2015)

-Danıştay'dan basına sansür

Danıştay'ın 147'nci kuruluş yıldönümü nedeniyle 11 Mayıs 2015 günü düzenlenen törende basına sansür uygulandı. (11 Mayıs 2015)

-Soma'da basına saldırı

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği Eynez maden ocağındaki güvenlik görevlileri, Maden İşçileri Dayanışma ve Mücadele Derneği bünyesinde basın açıklaması yapan madencilerin görüntülerini çekmek isteyen basın mensuplarına saldırdı. Cumhuriyet Gazetesi muhabirleri Emre Döker ve Oğuz Yıldız'ı darp eden güvenlik görevlileri alanda görev yapan diğer basın mensuplarının da görüntü almasını engelledi. (13 Mayıs 2015)

-Hayat muhabirine özel güvenlik engeli

Soma maden katliamının yıldönümünden bir gün önce, İmbat maden ocağında iş kazası yaşandı; 1 işçi yaralandı. Hastane önünden yayın yapmak isteyen Hayat Televizyonu Muhabiri Emine Uyar ise özel güvenlik tarafından engellendi. (13 Mayıs 2015)

-Kızıl Bayrak Gazetesi'nden Altıntaş ve Özdemir'e saldırı

Bursa'da metal işçilerinin direnişini takip eden Kızıl Bayrak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Tayfun Altıntaş ile muhabiri Ersin Özdemir saldırıya uğradı. (18 Mayıs 2015)

-Gazeteci Altıntaş'a gözaltı

Bursa'da metal işçileri direnişinde yer alan çoğu Metal İşçileri Birliği üyesi 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Kızıl Bayrak Yazı işleri Müdürü Tayfun Altıntaş da yer aldı. (20 Mayıs 2015)

-3 gazeteci gözaltına alındı, 1'i tutuklandı

Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Kadıköy İlçe Örgütü ve Gelecek Gazetesi'nin bulunduğu binaya 26 Mayıs'ta gerçekleştirilen baskında 7 kişi gözaltına alındı. Birgün Gazetesi çalışanı Onur Öncü ile Gelecek Gazetesi çalışanları Ufuk Erhan ile Ezgin Aydın da gözaltına alınanlar arasında yer aldı. Öncü ile Aydın 29 Mayıs'ta serbest bırakılırken, Ufuk Erhan tutuklandı. (26-29 Mayıs 2015)

-Gazeteci Kabaş'a ilk beraat

‘17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması' için verilen takipsizlik kararını eleştiren tweeti nedeniyle evi basılarak gözaltına alınan ve beş yıla kadar hapsi istenen gazeteci Sedef Kabaş, evine gelen polislere mukavemet ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında beraat etti. (26 Mayıs 2015)

-Hakkâri'de 6 gazeteciye akreditasyon engeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu tarafından Yüksekova Havalimanı açılışını takip etmek için Hakkâri Valiliği'ne başvuran, aralarında ÇGD Hakkâri Temsilcisi, DHA muhabiri Behçet Dalmaz'ın da bulunduğu 6 gazeteciye, Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanlığı tarafından akreditasyon uygulanarak izin verilmedi. (26 Mayıs 2015)

-GYV Başkanı Aytay ifade verdi

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Erkam Tufan Aytav, İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Fuzuli Aydoğdu'ya yaklaşık 1,5 saat "şüpheli" sıfatıyla ifade verdi. (28 Mayıs 2015)

-Erdoğan, yine Nevşin Mengü'yü hedef gösterdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, içlerinde Otobüsçüler Federasyonu Genel Kurulu'nun da yer aldığı Erdoğan'ın bir haftalık programını Twitter hesabından paylaşıp, "Otobüsçüler ve başkanlık sistemi, bu ikisi birbirinden ayrılamaz. Bir direksiyona iki şoför olur mu mesela onun gibi. Muhtar, taksici, otobüs şoförü; holy trinity!" yazan CNN Türk Spikeri Nevşin Mengü'yü hedef gösterdi. Otobüsçüler Federasyonu Genel Kurulu'nda konuşan Erdoğan, Mengü hakkında, "CHP vekillerinden birinin kızı, TV spikeri bir hanımefendi, benim sizlerle buluşmamın olduğu program duyurumu almış, kendince başkanlık sistemiyle, otobüsçülerle dalga geçiyor. Hatta daha da ileri gidip, muhtar, taksici, otobüsçü, kutsal üçlü diyerek adeta kin kusuyor. Tahkir ettiği kim? Bizatihi milletin kendisi" ifadelerini kullandı. (28 Mayıs 2015)

-Gezi'de yaralanan, gözaltına alınan gazetecilerin şikayetleri sonuçsuz

Tüm ülkeye yayılan İstanbul Gezi Parkı eylemlerinde görevlerini yaptıkları sırada güvenlik kuvvetlerinin saldırısına uğrayan 150'yi aşkın medya temsilcisinin şikayetlerinden tek biri bile üzerinden iki yıla aşkın süre geçmesine karşın ilerlemedi. (31 Mayıs 2015)

-Zaman muhabiri Şencan'a polislerden dayak

Taksim'de Gezi Parkı olaylarının ikinci yıldönümünde alınan olağanüstü önlemleri görüntüleyen Zaman Gazetesi muhabiri Emre Şencan, sivil giyimli bir polisin saldırısına uğradı. Şencan gazeteci kimliğini göstermesine karşın polis önce küfür edip tokat attı ardından da yere yatırarak hayalarını tekmeledi. Olay sırasında polisler, saldırıyı görüntüleyen haber ajanslarının kayıtlarına da el koymaya kalkıştı. Hastanede darp raporu alan Şencan, bir gün sonra suç duyurusunda bulundu. (31 Mayıs-1 Haziran 2015)

-Sümeyye Erdoğan'ın açıklamasını takip eden gazeteciye şiddet

T24 muhabiri Michelle Demishevich, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın Belçika Başkonsolosluğu önündeki basın açıklamasını takip ettiği sırada sivil polislerin şiddetine maruz kaldı.

(1 Haziran 2015)

-Gazeteci İnce'nin ‘akrostişli savunma' davası

BirGün Gazetesi Yayın Yönetmeni Barış İnce'nin akrostişli savunma metni dolayısıyla 5,5 yıl hapsinin istendiği davanın ilk duruşması Çağlayan Adliyesi'nde 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Mahkeme heyetine savunmasını yapan İnce, "Ben hakaret etmedim, politik eleştiri yaptım. Yazımın suç olduğunu düşünmüyorum. Savunmamı savunmaya çalışıyorum. Bu savunmamı da savunacağım gibi görünüyor" ifadelerini kullandı. Savunmaları inceleyecek olan mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 22 Ekim 2015'te görülmesine karar verdi. (2 Haziran 2015)

-BirGün yazarı Barış Atay'a para cezası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilal Erdoğan ve Yasin El Kadı'ya hakaret etiği gerekçesiyle hakkında dava açılan  BirGün Yazarı Barış Atay,  Erdoğan'a hakaretten idari para cezasına çarptırıldı. (2 Haziran 2015)

-Evrensel yazarı İmrek'in yargılanmasına başlandı

Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek hakkında, TBMM'deki 17-25 Aralık Yolsuzluk Komisyonu'nun çalışmalarına yayın yasağı getirilmesi üzerine 29 Kasım 2014'te "Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet gizlenebilir mi?" başlığıyla kaleme aldığı eleştiri yazısı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "hakaret ve iftira" iddiasıyla yaptığı şikâyet üzerine açılan dava İstanbul Adliyesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmada Ender İmrek'in avukatı Yıldız İmrek, AİHS'in 10. maddesine ve Anayasa'nın 25 ve 26. maddelerine atıf yaparak, Ender İmrek'in yazdığı yazının eleştiri niteliği taşıdığını söyledi; hakaret iddialarını da reddetti. İmrek savunmasında, Konya'daki lise öğrencisi M.E.A ve gazeteci Sedef Kabaş davalarını da hatırlatarak, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 7 yıllık döneminde bin 359 kovuşturma talebi geldiğini ancak Erdoğan'ın 7 aylık cumhurbaşkanlığı döneminde 236 kovuşturma talebi geldiğini söyledi. Avukat İmrek, AİHS 5, 6, 10. maddeler gözetilerek, taleplerinin ciddiye alınmasını ve res'en maddenin aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesini talep etti ve Ender İmrek hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Mahkeme, beraat talebini reddederken davayı 20 Ekim 2015'e erteledi. (2 Haziran 2015)

-Yürüyüş Dergisi'nin 5 çalışanına gözaltı

İstanbul'da Gazi Mahallesi, Sultangazi, Küçükçekmece, Başakşehir, Bağcılar, Bahçelievler, Esenyurt, Ataşehir ve Bakırköy'de bazı adreslere polis operasyon düzenledi. Basılan yerler arasında Yürüyüş Dergisi ile Ozan Yayıncılık da yer aldı. Operasyonda 5 dergi çalışanı gözaltına alındı. (3 Haziran 2015)

-Mehmet Baransu tweetleri nedeniyle ifade verdi

Balyoz Davası'nda kumpas kurulduğu iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Taraf Gazetesi eski yazarı Mehmet Baransu, Twitter hesabında "Esat Ç." takma ismini kullandığını iddia ettiği E.B.U'ya yönelik tweetleri nedeniyle ifade verdi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nda ifade veren Baransu, "E.B.U bu ismi not edin", "Ak Parti mi çıkacak" ve "E.B.U. ötmeye başladığı an" şeklindeki tweetlerin kendisine ait olduğunu ancak iddia edildiği gibi bu cümlelerin "özel hayatın gizliliğinin ihlal etmek", "iftira" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarını içermediğini söyledi. (4 Haziran 2015)

-Politika Gazetesi'ne saldırı

Politika Gazetesi kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradı. Gazetenin yayın kurulu üyesi Ayla Boran'ı silahla tehdit eden saldırganlar, dergi bürosunu da dağıttı. (4 Haziran 2015)

-BirGün muhabirine Google soruşturması

BirGün muhabiri Onur Erem hakkında Google'ın otomatik tamamlama (autocomplete) özelliği ile ilgili yaptığı haberi nedeniyle Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Erem, 8 Mayıs 2015 tarihli "Google da biliyor: Hırsız, katil AKP ve Erdoğan" başlıklı haberinde Google arama motorunda "hırsız ve katil" araması yapıldığında, arama motorunun otomatik olarak "Erdoğan" ve "AKP" sonuçlarını önerdiğini yazmıştı. (5 Haziran 2015)

-Yazar Bekir Coşkun yargılanmaya başlandı, AYM'den olumlu karar geldi

Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun hakkında, 7 Kasım 2014 tarihli "Saray var vezir eder, saray var rezil eder..." başlıklı köşe yazısı nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla açılan davanın görülmesine başlandı. Coşkun'un avukatları yaptıkları savunmada, yargılamaya konu yapılan yazının anayasal bir hak olan düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca yazıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın isminin hiçbir şekilde anılmadığına dikkat çekti.

"Saray var vezir eder saray var rezil eder" yazısından yargılamasına başlanılan Coşkun'un, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldığı "Boyalı Merdiven" başlıklı yazısına ilişkin Anayasa Mahkemesi'nden olumlu bir karar çıktı. Anayasa Mahkemesi, Coşkun'un söz konusu yazısından kaynaklı cezalandırılmasının "ifade özgürlüğünün ihlali" anlamına geleceğine karar verdi. (5 Haziran 2015)

-Gazeteci Çölaşan ifade verdi

Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan hakkında, 13 Aralık 2014 tarihli "Banka batıran devlet" başlıklı yazısında "Cumhurbaşkanına hakaret" ettiği suçlamasıyla açılan dava için Ankara Adliyesi'nde ifade verdi. (5 Haziran 2015)

-Zaman ve Cihan muhabirleri programa alınmadı

Antalya'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın katılacağı bir programı takip etmeye giden Zaman Gazetesi ve CİHAN Haber Ajansı muhabirleri Cihat Ünal ve Osman Yakut, Antalya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ali Ergin tarafından "vatan haini" şeklinde hakaret edilerek programdan atıldı. (5 Haziran 2015)

-Gazeteci Coşkun'a soruşturma

Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Canan Coşkun hakkında, 8 Mayıs'ta çıkan "Fener'e yok, Bilal'e bedava" haberinde "Bilal Erdoğan hakkında hakaret içerikli ifadeler" kullandığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

(5 Haziran 2015)

-Özgür Mumcu'ya hapis istemli dava

Cumhuriyet Gazetesi'nde 18 Mart 2015'de "Zalim ve Korkak" başlığı ile yayımlanan yazısı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği iddia edilen gazeteci Özgür Mumcu hakkında 1 yıl 4 aydan, 5 yıl 4 aya kadar hapis cezası istendi. (5 Haziran 2015)

-Erdoğan'dan Guardian'a ‘terbiyesiz' tepkisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tam batılılaşmamış, yoksul Müslümanların kendi ülkelerini yönetmelerine izin verilemez" ifadelerini kullanan İngiliz The Guardian Gazetesi'ne Ardahan mitinginde, "Sen kimsin ya, sen kimsin terbiyesiz. Türkiye artık vandalların egemen olduğu bir ülke değil" şeklinde seslendi.

(6 Mayıs 2015)

The Guardian Gazetesi ise başyazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "dayanaksız suçlaması" nedeniyle özür dilemesi gerektiğini yazdı. (10 Haziran 2015)

-RTÜK'ün AKP'li üyeleri ‘pazar pahalı' haberini YSK'ya şikayet etti

RTÜK, "Muz fiyatı el yakıyor, hayat çok pahalı" diye haber yapan Samanyolu TV'yi, Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) şikâyet etti. RTÜK'ün AKP'li üyelerinin yaptığı şikâyetin gerekçesi de, "İktidar kastedilerek, bir siyasi parti aleyhine yanlı yayın yapmak" şeklinde oldu. RTÜK ayrıca, hastane bulamadığı için dördüzlerini kaybeden annenin dramını anlatan haberi de, "İktidarın sağlık politikası eleştirildi" diyerek, YSK'ya şikâyet etti. (6 Haziran 2015)

-Gazeteci Öz'e sandık başkanından tehdit

Gazeteci Ali Öz, İstanbul'daki Kuzguncuk İlkokulu'nda engelli bir yurttaşın oy verme işlemlerinin fotoğrafını çektiği esnada Müdür Yardımcısı ve sandık başkanı Ahmet Tekyıldırım tarafından engellendi.

Tekyıldırım'ın sandık kurulunun önünde "Gözünü, kafanı kırarım" diyerek kendisini tehdit ettiğini belirten Öz, yasal olarak böyle bir hakkının olduğunu söyledi. Sandık görevlisi tehditlerine devam ederek Öz'ü polisler aracılığıyla okulun dışına çıkarttı. Öz konuyla ilgili şikayet başvurusunda bulundu.

(7 Haziran 2015)

-Diyarbakır'daki saldırıda 3 muhabir yaralı

Diyarbakır merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik Semti'nde bulunan Yeni İhya- Der Başkanı Aytaç Baran'ın uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirmesinin ardından olay yerine giden gazetecilere bir grup gösterici saldırdı. Rastgele ateş açıp, tehditler savuran göstericiler, olayı izlemeye gelen gazetecileri linç etmeye kalkıştı. Gazetecilerden DHA muhabirleri Canan Altıntaş ve Serdar Sunar ile İHA muhabiri Burak Emek yaralandı. 3 gazeteciden durumu ağır olan DHA muhabiri Altıntaş hastanede tedavi altına alındı.

(9 Haziran 2015)

-İleri Yazı İşleri Müdürü'ne hapis istemli dava

İleri Gazetesi'nde geçtiğimiz Kasım ayında yayımlanan "Kaçak Saray'ın Kaçık Sultanı" başlıklı habere ilişkin Gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hanife Şahan, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan yargılandığı davanın ilk celsesinde beraat etti. Şahan hakkında "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. (10 Haziran 2015)

-TGS yöneticisine gözaltı

Diyarbakır'da 9 Haziran'da Yeni İhya-Der Başkanı Aytaç Baran'ın öldürülmesi ve sonrasında 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar üzerine gözaltılar oldu; Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şube Sekreteri ve Özgür Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Ozan Kılınç da gözaltına alındı.

(10 Haziran 2015)

-AKP'den gazetecilere yasak

AKP Genel Merkezi önünde parti yöneticilerine gazetecilerin soru sormasına yasak konuldu. AKP yetkililerinin Genel Merkez'e giriş çıkışlarında gazetecilerin sorularıyla muhatap olmaması için Genel Merkez binası önünde bekleyen kameramanlara da yolun karşısında beklemeleri için yer gösterildi.

(11 Haziran 2015)

-STV'ye Ramazan programı dekoru baskını

Geçtiğimiz yıl Üsküdar Büyük Selimiye Camii'nin bahçesinde Ramazan programı yaptığı için alandan çıkarılmak istenen Samanyolu TV program ekibi, bu kez TV binasındaki balkon katına dekor kurmak istediğinde karşısında zabıtayı buldu. Kanal yetkilileri, Ramazan programları için yapılan dekoru durdurmak isteyen Üsküdar Belediyesi ekiplerine, bunun bir inşaat ya da kaçak kat olmadığını sadece Ramazan programı için dekor olduğunu söyledi. (11 Haziran 2015)

-Utku Çakırözer hakkında açılan dava reddedildi

Cumhuriyet Gazetesi eski genel yayın yönetmeni Utku Çakırözer hakkında, 26 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın bir imar izni için devreye girdiği iddialarıyla ilgili haber üzerine açılan dava, İstanbul 10'uncu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde reddedildi. (12 Haziran 2015)

-Erdoğan-Baykal görüşmesi gazeteciyi işinden etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP milletvekili Deniz Baykal arasındaki görüşmeyi, Erdoğan ve Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesine benzeten Halk TV programcısı gazeteci Ümit Aslanbay işinden kovuldu.

(11 Haziran 2015)

-Başbakanlık'tan Köşk'e, ‘gazetecilere sansür' isteği

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 7 yıl boyunca basın danışmanlığını yapan Ahmet Sever'in "Abdullah Gül İle 12 Yıl" kitabında, Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde basın sözcülüğünü yapan şu anda ise Hürriyet Gazetesi yazarı olan Akif Beki'nin, Başbakanlığa girişlerine izin vermedikleri 7 gazetecinin Çankaya Köşkü'ne de alınmamasını istediği bilgisi yer aldı. (15 Haziran 2015)

-Sorusu beğenilmeyen gazetecilere gözaltı

Suriye'nin Türkiye sınırında yaşanan çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye sığınanlara ilişkin gelişmeleri takip eden Evrensel Gazetesi muhabiri Hasan Akbaş, Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Pınar Öğünç ve Alman Die Welt Gazetesi çalışanı Deniz Yücel, olay yerine gelen Urfa Valisi İzzettin Küçük'e IŞİD'le ilgili soruları üzerine Vali Küçük'ün talimatıyla gözaltına alındı. (16 Haziran 2015)

-IŞİD'cilerden gazetecilere "kafanızı keseriz" tehdidi

Urfa Valisi İzzettin Küçük'ün gözaltına aldırdığı gazeteciler, bu kez de IŞİD'ci olduğu ifade edilen kişilerde "Ayağınızı denk alın kafanızı keseriz" tehdidi aldı. (18 Haziran 2015)

-Gazeteciler Saymaz ve Doğan'a soruşturma

Gazeteci İsmail Saymaz ve Radikal.com.tr ile Hurriyet.com.tr sitelerinin sorumlu müdürü İzzet Doğan hakkında, hırsızlık şüphesiyle gözaltına alınmak istenen Süleyman Ödemiş'in vurulmasını ilişkin 4 Mayıs 2015 tarihli "Gözaltına direnince önce gaz, sonra kurşun yedi" başlıklı haber nedeniyle soruşturma başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, İstanbul Bahçeşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde görevli Mustafa Yaman'ın şikayeti üzerine açtığı soruşturmayı, haberde "yargı görevi yapanı etkileme" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal" iddiasıyla yürütüyor.

(18 Haziran 2015)

-Japon gazetecilere Türkiye yasağı

Japonya'nın en büyük gazetesi Asahi Shimbun, serbest çalışan Japon gazetecilerin 44 yaşındaki Fumikazu Nishitani ve 25 yaşındaki Miyu Suzuki, Mayıs ayında Atatürk Havalimanı'nda Türkiye'ye sokulmayarak sınır dışı edildi. Ocak ayında Japon gazeteci Kenji Goto'nun IŞİD tarafından infaz edilmesinin ardından önlem alındığı belirtilirken, Japon Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'den vatandaşlarının seyahatlerinin kısıtlanması için bir talepte bulunmadığını açıkladı. (19 Haziran 2015)

-Evrensel Genel Yayın Yönetmeni'ne, ‘ROJ TV muhabiri' soruşturması

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, hakkında 2008 yılında başlatılan ancak kendisinin yeni öğrendiği soruşturma kapsamında "Roj TV muhabirliği yapmak", "Silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla ifade verdi. Polat ifadesinde, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, yayın hayatına başladığı 1995 yılından itibaren Evrensel'de görev yaptığını, bir süredir de genel yayın yönetmenliği görevini sürdürdüğünü söyledi. (19 Haziran 2015)

-Erdoğan'dan, gazeteci Tanış hakkında suç duyurusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürriyet Gazetesi'nin Washington muhabiri Tolga Tanış hakkında, "Potus ve Beyefendi" adlı kitabında hakaret edip, iftira attığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

(20 Haziran 2015)

-Gazeteci Coşkun'a bir dava daha

Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Canan Coşkun hakkında, Yargıda Birlik Platformu üyeleri dahil bazı hâkim ve savcıların, Emlak Konut GYO'dan indirimli, lüks konut almalarına ilişkin haberi nedeniyle dava açıldı. Savcılık, 12 Kasım'da hâkim karşısına çıkacak Coşkun'un "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan 23 yıl 4 aya kadar hapsini istedi. (24 Haziran 2015)

-Baransu'ya Erdoğan'a hakaretten 10 ay hapis

Başka bir suçlamadan cezaevinde olan Taraf Gazetesi eski yazarı Mehmet Baransu, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, "Adıma açılmış 8 adet sahte Twitter hesabı var. Benim yazmadığım bazı twettler de benimmiş gibi gösterilmiş. Hesabımdan yazdığım yazılar tamamen kamuoyuna yansıyan olaylarla ilgili ve içerisinde hakaret yok. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ederim" diyerek kendini savundu. Mahkeme, Baransu'ya 10 ay hapis cezası verdi. (30 Haziran 2015) 

2-) BASIN ÜZERİNDEN İKTİDAR KAVGALARI ve MANİPÜLASYONLAR

Basın ve yayın organlarını "halkın doğru haber alma" kaynağı olarak görmeyen hatta bu niteliğini yok edip kendi propaganda araçları haline dönüştürmek isteyen başta iktidar olmak üzere çeşitli çevreler, geçen 3 ay içinde de yalan ve yönlendirme haber yapmaktan geri kalmadı. ‘Basın-yayın organı' demekte bile zorlandığımız bu yapılar, sayısız manipülasyon örneğine gazetelerinin sayfalarında yer verirken, raporumuzda "bu kadarı da olmaz" dedirten birkaç örneğe yer verdik. Geçen üç ay içerisinde AKP iktidarı ile Fethullah Gülen grubu arasındaki "savaş", basın üzerinden hız kesmeden devam ederken, "AKP'li" hatta "Recep Tayyip Erdoğancı" olduğunu ilan eden Akşam ve Star gazetelerinin sahibi Ethem Sancak'ın ilginç açıklamaları da dikkatlerden kaçmadı.

-Yeni Şafak'ın "Atatürk'ü Böyle Zehirlediler" manşeti

Yeni Şafak Gazetesi 6 Nisan 2015 tarihli sayısının manşetinde tarihi bir konuyu, tarihi bir manipülasyon örneğiyle sayfalarına taşıdı. Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün organizasyonuyla zehirlenip öldürüldüğünü iddia eden, bu iddiasını da "İşte o belge", "İşte o mektup" başlıklarıyla ve "eski belge" görüntüsü taşıyan kağıtlara dayandırmak istedi. Ancak Yeni Şafak'ın "belge" diye yayımladığı kağıtların sahteliği kısa sürede ortaya çıktı. Yayımlanan kağıtların tarihi nitelikte olmadığı; 1930'lar ile 1960'lara ait olduğu ifade edilen belgelerde 2009 yılında piyasaya sürülen Windows 7 Tahoma italic font kullanıldığı belirlendi. Aynı şekilde belgelerin "eski" olduğu hissini uyandırmak için üzerine çay döküldüğü gündeme geldi. Yazılarda kullanılan bazı kelimelerin de o dönemde kullanılmayan kelimeler olduğu anlaşıldı. (6 Nisan 2015)

Bu haber üzerine İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker, mahkemeye başvurdu ve Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Yeni Şafak'ın haberlerine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verdi. (8 Nisan 2015)

-TRT'nin, HDP mitingine saldırı haberini verişi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 4 Haziran 2015 tarihinde Erzurum'da İstasyon Meydanı'nda düzenlediği mitingi öncesinde bir grup, katılımcılara saldırdı, bir HDP minibüsü ateşe verildi, aracın içinde olan minibüs şoförü de yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Bir siyasi partiye, hem de temel haklarından biri olan seçim döneminde miting yapma hakkını kullanırken yapılan bu saldırı gittikçe iktidarın güdümüne giren Anadolu Ajansı (AA) ve devlet kanalı TRT tarafından tam anlamıyla çarpıtıldı. AA ve TRT saldırıyı ‘gerginlik' olarak gördü; TRT Haber'de saldırı ‘Terör örgütü propagandasına sert tepki‘ başlığıyla verildi. (4 Haziran 2015)

-Hidayet Karaca'nın tahliye kaosu

İktidar ile Gülen Grubu arasında yaşanan çatışma kapsamında geçen yılın sonlarına doğru Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV yöneticileri gözaltına alınmış, sorgulamaların ardından Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın tutuklu yargılanmasına karar verilmişti. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi, nisan ayındaki yargılamada Karaca'nın tahliyesine karar verdi ancak mahkeme kararı uygulanmadı. Mahkemenin tahliye kararının duyulmasının ardından Çağlayan Adliyesi önüne gelenlerle, olayları takip etmek isteyen gazetecilere polis müdahalesi oldu. (25 Nisan 2015)

Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, avukatları aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu. Karaca'nın ivedilikle tahliyesini talep eden avukatları, 500 bin Euro da tazminat talebinde bulundu. (6 Mayıs 2015)

-Erdoğan'a aşkını ilan eden medya patronu

Seçim sonuçlarını AKP Genel Merkezi'ndeki balkondan AKP'lilerle kutlayan ve AKP'li olduğunu her platformda söyleyen Akşam ve Star gazetelerinin sahibi işadamı Ethem Sancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şaşkınlık yaratan bir "bağlılık" açıklaması yaptı. Sancak, "Erdoğan'a anam, babam, eşim, çocuklarım feda olsun. Erdoğan, 300 yılda bir Allah'ın nasip ettiği liderlerden biri. Doğrusu solculuk dönemimde Mevlana ile Şems'in arasındaki aşka anlam veremiyordum. Tanıdıktan sonra gördüm ki, böyle bir ilahi aşk iki erkek arasında olabiliyor" dedi. (11-15 Mayıs 2015)

3-) İŞTEN ÇIKARMALAR ve VERİLMEYEN HAKLAR

Geçen üç ay içerisinde gazeteciler bazen tek tek, bazen toplu olarak işten çıkarıldı. Bazı meslektaşlarımız da başta ücret alacakları birçok özlük hakkını alamadı.

-Yurt Gazetesi'nde işten çıkarma ve ayrılma, maaş sorunu

Yurt Gazetesi'nde uzun süredir yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle yayın sorumluluğunu üstlenen kadroda değişiklikler yaşanırken, Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak'ın görevine 24 Nisan 2015'te son verildi. 4 aya yaklaşan süredir maaşlarını alamayan buradaki meslektaşlarımızdan 10'u işlerinden ayrılmak zorunda kalırken, çalışmaya devam edenlere de Haziran'ın sonu itibariyle herhangi bir döneme yapılmadı.

-Kanal A'da tensikat depremi

İstanbul Bürosunu kapatma kararı alan Kanal A yönetimi, Ankara Büro haber merkezinde aralarında muhabir, kameraman, editör ve teknik personelin bulunduğu 60 kişiye çıkışlarını tebliğ etti. Adeta kanalın içinin boşaltıldığı karar Mayıs ayı içinde uygulandı.

-TVEM'de işten çıkarmalar

TVEM'de üç basın emekçisi işlerinden çıkarıldı. Mayıs ayında kameraman Onur Cankal, Haziran ayında da muhabirler Nergis Demirkaya ve Burak Taştan'a işlerine son verildiği bildirildi.

-Aynı gün işine son verildi

Milat Gazetesi'nde "Ekran Jürisi" köşesinde TV eleştirmenliği ve sanat röportajları yapan Mustafa Kılıç, görevinden istifa edip Akşam'a transfer oldu. Ancak, gazeteye 18 Mayıs'ta politika editörü olarak başlayan Kılıç'ın Akşam macerası aynı gün sona erdi. Kılıç'ın, geçmişte iktidar kökenli yolsuzluklarla ilgili tweetler attığı, bunun sonradan fark edilmesi üzerine işine son verildiği ifade kaydedildi. 

4-) ULUSLARARASI TESPİTLER ve GELİŞMELER

Türkiye medyasında özellikle iktidar odaklı baskı ve engelleme çabalarına yurtdışından da tepkiler gelmeye devam etti.

-AB'den sosyal medya yasağına tepki

Avrupa Birliği Komisyonu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nin savcı Mehmet Selim Kiraz'la ilgili haber linkleri nedeniyle Twitter, Facebook ve YouTube'a erişim engeli konulmasına tepki gösterdi. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Sözcüsü Maja Kocijancic, "Sosyal medyaya yönelik toptan yasaklama çok ciddi bir sorun. Bu adım, mevcut Türk yasal düzenlemeleri kapsamında orantısız kısıtlamaların kullanımına yönelik defalarca tekrarlanan endişelerimizi teyit ediyor" dedi. (07 Nisan 2015)

-CPJ, yabancı gazetecilere karşı tavrı eleştirdi

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Andy Spyra isimli Alman fotoğrafçının ülkeye girişinin engellenmesi ve Güneydoğu'da çalışan serbest gazeteci Fréderike Geerdink'in terör suçuyla yargılanması üzerine "Türkiye uluslararası gazetecilere, özellikle de Ermeni ve Kürt meseleleri gibi hassas konular üzerine çalışanlara karşı düşmanca bir tavır sergilemektedir" açıklamasını yaptı. Ognianova, "Türk yetkilileri, gazetecilerin işlerini özgürce yapmalarına izin vermeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.

(9 Nisan 2015)

-CPJ'den, Erdoğan'a "gazetecilere gözdağı vermekten vazgeç" açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'a yönelik "casusluk" suçlaması ve "hesap soracağı" yönündeki tehditvari açıklamalarına Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi'nden (CPJ) de yazılı bir açıklamayla tepki geldi. Açıklamada, "Recep Tayyip Erdoğan'ı, sevmediği gazete ve gazetecilere gözdağı vermekten vazgeçmeye çağırıyoruz" denildi. (2 Haziran 2015)

-AİHM kararı: ‘Defol git geri zekalı' ifade özgürlüğü

Türkiye'de sık sık gündeme gelen "Cumhurbaşkanına hakaret" suçuna ilişkin olarak AİHM'in örnek bir karar verdiği ortaya çıktı. AİHM, bir Fransa vatandaşının, dönemin Cumhurbaşkanı Sarkozy için açtığı "Defol git, geri zekâlı" yazılı pankartı, "hiciv" olarak niteledi ve ifade özgürlüğü kapsamında saydı.

(6 Haziran 2015)

 

 

CHP'NİN "İNTERNET VE YASAKLAR" RAPORU - NİSAN 2018 YENİ ANAYASA SÜRECİNİ İZLEME RAPORU -2 CUMHURİYET İDDİANAMESİ HAYIR VE ÖTESİ 2017 ANAYASA REFERANDUM RAPORU AGİT ANAYASA REFERANDUMU RAPORLARI - 17 NİSAN 2017 VARLIK FONU KANUNU ÇGD MEDYA RAPORU - EKİM-ARALIK 2016 CHP'NİN 2016 MEDYA RAPORU PEN'İN GEZİ PARKI RAPORU TBMM ALBÜMÜ (4 CİLT) KENDİ ANLATIMLARIYLA DUAYEN GAZETECİLER TURKCELL'İN TWITTER HESAPLARINA ERİŞİM YASAĞI KARARI ÇGD 2003 ONUR KURULU RAPORU - GAZETECİLİK ve AHLAK MEHMET SEVİGEN-MUSTAFA MUTLU DAVASI KARARI TARİKAT-TİCARET-SİYASET-TECAVÜZ DÖRTGENİ ÇGD MEDYA RAPORU - 5 NİSAN 2015 ÇGD MEDYA RAPORU - 5 TEMMUZ 2015 ÖGC 2015 YILI TÜRKİYE BASIN HAK İHLALİ RAPORU ÇGD KURULUŞ BİLDİRİSİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİ MAYIS-AĞUSTOS 2014 RAPORU CHP'NİN KALEMİ KIRILAN GAZETECİLER RAPORU E. BAĞIŞ, Z. ÇAĞLAYAN, M. GÜLER ve E. BAYRAKTAR FEZLEKELERİ M.H.P. VE ÜLKÜCÜ KURULUŞLAR İDDİANAMESİ SINIR TANIMAYAN GAZETECİLER (RSF) HAZİRAN 2011 TÜRKİYE RAPORU DOKUNAN YANAR WIKILEAKS ABD BELGELERİ TÜRKİYE'DE DİNDARLIK: ULUSLARARASI BİR KARŞILAŞTIRMA - KASIM 2009 ABD İNSAN HAKLARI RAPORU 2008 (İNGİLİZCE) CASUSLUK VE KAÇAKÇILIK RAPORU - 1949 ERGENEKON İDDİANAMESİ
 
1 - 2
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 12.12.2018 - 05:13:56 | Şu an 103 kişi online | Kullanım Koşulları