ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
CİZRE ve YÜKSEKOVA’YI İL YAPMAK ÇÖZÜM MÜ?
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Cengiz MUMAY 

PKK eylemlerinin zirve yaptığı yıldı 1989... Şırnak, Uludere ve Beytüşşebap ateşten günler yaşıyordu.

Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nin kurulmasıyla birlikte 7. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı'nın yerini Diyarbakır'da kurulu Asayiş Kolordu Komutanlığı almıştı. Korgeneral Hulusi Sayın komutasındaydı yeni Kolordu...

Her olay sonrası coğrafi şartlar ile Şırnak, Uludere ve Beytüşşebap'ın bağlı oldukları Siirt ve Hakkâri illerine uzaklığının müdahaleleri geciktirdiği anlatılırdı. Güvenlikten birinci derecede sorumlu Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu ile Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Hulusi Sayın da bu durumdan yakınanlar arasındaydı. Nihayet seslerini Başbakan Turgut Özal'a kararlı şekilde ulaştırmışlardı:

"Beytüşşebap ve Uludere Hakkâri'ye uzak, Şırnak'a Siirt'ten ulaşım zor! Şırnak'ı il yapalım!"

Güneydoğu tıpkı bugünlerde olduğu gibi ülkenin değişmeyen birinci gündem maddesiydi. Bir dizi kararlar alınıyordu ardı ardına. 484 ve 485 sayılı SS kararnameleri çıkarılmış, sürgünler başlamış, basın "millî amigo" sıfatıyla hizaya getirilmiş, bölgede insan hakları ihlallerini dile getiren gazeteciler pasifize edilmişti.

Askeri ve güvenlik bürokrasisinin istediği bir iki adımın daha atılması gerekiyordu.

Gerekçeler sağlamdı aslında. Hakkâri'den koparılan Beytüşşebap ve Uludere Şırnak'a çok daha yakındı. Ve buradan müdahale daha kolaydı. Hakkâri'den özel araçla Beytüşşebap'a dört saatte, Uludere'ye beş buçuk saatte ulaşılabiliyordu. Oysa Uludere bir buçuk saat, Beytüşşebap iki buçuk saat mesafedeydi Şırnak'a. Şırnak'ta kurulu "Kolordu nüfusundaki alay" zaten fiilen bölgeye koşturuyordu. Helikopterler buradan havalanıyordu operasyon bölgelerine.

***

Siirt üçe bölünecek, Batman "ekonomik", Şırnak ise "asayiş" gerekçesiyle il yapılacaktı.

Takvimler 16 Mayıs 1990'ı gösterdiğinde Meclis'te gerekli karar alındı. Batman Türkiye'nin 72. Şırnak 73. vilayeti oldu. 

Siirt'e bağlı 1500 metre rakımlı Gabar Dağı'nın eteklerindeki 1600 nüfuslu Güçlükonak bucağı ilçe yapılarak Şırnak'a bağlanmıştı. Ama en çok Mardin etkilenmişti yeni il yapılan Şırnak'tan. PKK eylemlerinin çok sayıda can aldığı Cehennem Deresi'nin yakınlarındaki İdil ilçesi ile Mardin'in en önemli ekonomik merkezlerinden sınır ilçeleri Cizre ve Silopi Şırnak'a bağlanmıştı. Mardin'in Irak'la sınırı kalmamıştı.

Bunun yanı sıra ülkenin en zorlu coğrafyasının Hakkâri'ye bağlı iki ilçesi "73" plakayı kullanacaklardı artık. 3300 metre rakımlı Altın dağları ile 2600 metre rakımlı Kato Dağı'nın eteklerindeki Beytüşşebap ile 3055 metre rakımlı Tanin Tanin Dağları'nın eteğindeki Uludere yeni illeri Şırnak'a bağlıydı artık.

İl yapılır yapılmaz Şırnak'ta aldım soluğu. Güneydoğu'yu olaylar ve insan hakları ihlalleri nedeniyle arşınladığım günlerdi.

2100 rakımlı meşhur Cudi Dağı'nın eteklerindeydi Şırnak.

Bugün 80 bin nüfusu olan Şırnak'ta 10 bin kişi yaşıyordu. İlçede 100 metrelik düz alan bulmak zordu. Nasıl yapılanacaktı yeni il? Ama karar verilmişti. Yaptılar, oldu!

***

Gelelim bugüne.

Önce Başbakan Ahmet Davutoğlu açıkladı. Şırnak, ilçesi Cizre'ye; Hakkâri, yine kendinden büyük ilçesi Yüksekova'ya taşınacaktı. Güvenlik ve idari bürokrasi sil baştan olacaktı anlaşılan.

Bir gün sonra muhtarlarını toplayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuyla ilgili mutlaka söyleyecekleri vardı:

"Vatandaşımızla oturup bu meselenin çözümü için oturup gerekeni yapacağız. Sayın Başbakan bir açıklama yaptı Hakkâri ve Şırnak illerinin merkezleri taşınacak. Çünkü şehir yapılanmasına ne Hakkâri ne de Şırnak uygundu. Şırnak'ın asıl şehir merkezi Cizre'ydi tarihsel olarak. Atılacak bu adımla kentsel bir dönüşümle bu hale dönüşür artık. Önümüzde başka bir yol haritası yoktu."

"TOKİ" ve "kentsel dönüşüm" pek sevimli sözcükler değildi çoğumuz için. "Rant, rüşvet, yağma" kültürünü çağrıştırıyor bana nedense. Geçen ay da Diyarbakır'ın tarihi merkez ilçesi Sur için gündeme gelmişti bu sözcükler...

Aslında bundan da önemli olan bir şey var Erdoğan'ın açıklamalarında. Şırnak'ın tarihinin olmadığı ima edilip Cizre'nin gölgesine terkediliyordu.

İsterseniz bu konuda yanıtı 17. yüzyılda bölgeyi gezen Kâtip Çelebi'nin Seyahatname'sinden alalım:

"Şırnak, tarihsel olarak çok eski bir geçmişe sahiptir. Şehrin geçmişi Kâtip Çelebi'nin 17. yüzyılda yazdığı 'Seyahatname' ve tarihi rivayetlere göre Nuh Tufanı öncesine dayanır. Bu rivayetlere göre Cizre, tufandan sonra ikinci kez Nuh ve oğulları tarafından inşa edilirken Cizre'nin kızgın sıcağından korunmak için, Şırnak yazlık ve yaylak olarak inşa edilmiştir. Şırnak, Nuh'un gemisi kalıntılarının olduğu öne sürülen Cudi Dağı'nın kuzeyinde 'Şehr-i Nuh' adıyla kurulmuş, önceleri "Şerneh", daha sonraki yıllarda ise "Kürdara Şırnak" adını almıştır. Şırnak, tarihte birçok önemli devletin başkentini kendi topraklarında barındırmıştır."

Aslında AKP hükümeti güvenliği sağlayamadığı için zor durumda. Cizre ve Yüksekova'da sokağa çıkma yasakları ve operasyonlar bitmek bilmedi bir türlü. Sivil ölümleri ve AİHM kararları baş ağrıtmaya başladı. Tazminat davaları yolda. Daha önce zorla köy boşaltmalar ve yakmalar yüzünden milyonlarca Euro tazminata mahkûm olmuştu Türkiye. Şimdi fatura çok daha kabarık çıkabilir.

Kamu düzeninin sağlanması konusunda acze düşüldü. Köy yakmaları ve boşaltmaları, insan hakları ihlalleri ve korucu baskıları yüzünden tüm Güneydoğu'nun il ve ilçeleri gibi Cizre ve Yüksekova'nın da nüfusu şişti. 80'lerde 30 bin nüfuslu olan Yüksekova bugün 120 bin, 35 bin nüfuslu Cizre 130 bin nüfusa sahip.

"Neden böyle oldu", "ilçeler neden silah deposuna dönüştü" sorularını yanıtlayıp çözüm getirmek yerine, insan haklarına saygılı, sivillerin ölmeyeceği operasyonlar yürütüleceğine, "Cizre'nin nüfusu Şırnak'tan, Yüksekova'nın nüfusu Hakkâri'den fazla" gerekçesini getirmek akla yatkın değil. O zaman Tarsus'un, İskenderun'un, Bandırma'nın, Bodrum'un günahı ne?

Burada sözü, bölgeyi iyi bilen, uzun süre yörede kaymakamlık yapan CHP Milletvekili Ali Haydar Öner'e bırakalım biraz:

"Bir de topografya sözünü bulmuşlar, milleti kandırıyorlar... Buraların topografyası, il merkezi olmaya uygun değilmiş... Rize'nin il merkezinin topoğrafyası çok mu düzgün?  Rize merkezi Ardeşen'e, Fındıklı'ya taşınsın... Amasya il merkezini de o zaman Suluova ya da Merzifon'a taşısınlar. Bu açıklamaların hepsi aldatmacadır... Ortada büyük bir güvenlik zafiyeti vardır!"

Yeşilyurt'ta köylüye insan dışkısı yedirip işkence yaparsanız, Yoncalı'da tarlasında çalışan köylüleri öldürüp cesetleri kendi biçtikleri otların arasında yakarsanız, korucuların kan davası güttükleri komşularını öldürmelerine, mallarını gasp etmelerine, kız kaçırmalarına sessiz kalırsanız, Cizre'de operasyonlar sırasından öldürülen on yaşındaki Cemile'nin cesedini evinin derin dondurucusuna terk ederseniz, Kürt halkını kaybetmişsiniz demektir!

Köyler boşalır, şehirler şişer, nefret tohumları silahlanmaya dönüşür. Bir de çözüm aldatmacasıyla sessiz kalıp silah yığılmasını seyretmişseniz, öyle sokağa çıkma yasaklarıyla, Cizre ve Yüksekova'yı il yapmakla falan durumu kurtaramazsınız.

Yazık değil mi bu kadar ölene, şehit olana!

Bir düşünün ölenler neden yoksul Türk ve Kürt köylüsü?

cengizmumay@hotmail.com

 

SUR’UN DRAM GÜNCESİ… "BEN BURANIN YABANCISIYIM!" BEN KÜÇÜKKEN YÜZBAŞIYDIM… ENSAR, TURKCELL’İN CANINI YAKMAYA DEVAM EDECEK! CAN DÜNDAR ve ERDEM GÜL NEDEN TUTUKLANMADI? MAHKEME KAPILARINDA YENİ BİR KOMPLOYA TANIKLIK ETMEK… AH ULAN REZA! BİR MARDİNLİ NASIL ÖNÜNE YATAR? YAZI DİZİLERİ ÖLÜM HER AN, CEZA BAŞKA BAHARA… 10 SANİYEDE TUTUKLA, 8 SAATTE SALIVER! SUR’UN ELİNDE BEDDUADAN GERİYE NE KALDI? “MİLLET”TEN SONRA “DOĞANIN A… KOYMA”NIN TÜRKÇESİ CERATTEPE! “HEVAL BUSH”TAN YPG’YE... ABD NEDEN KÜRTLERİ TERCİH EDİYOR? FENERBAHÇE'NİN AMEDSPOR'A DESTEĞİ GEZİ'DEN MİRAS! “ÇÖZÜM”SÜZLÜĞÜN YENİ “SÜRECİ” ERDOĞAN NE İSTER, ÖCALAN NE VERİR? YA DA TERSTEN SORUN… CİZRE ve YÜKSEKOVA’YI İL YAPMAK ÇÖZÜM MÜ? HAİN, GÜRUH, RAHİP ve NÂZIM!
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 22.01.2018 - 06:44:11 | Şu an 88 kişi online | Kullanım Koşulları