ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
FENERBAHÇE'NİN AMEDSPOR'A DESTEĞİ GEZİ'DEN MİRAS!
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Cengiz MUMAY

Yaşamımda sevdiğim yanlarımdan biridir Fenerbahçeli olmak...

Aslına bakarsanız hep "sermaye takımı" diye anıldı. 80'lerde "ülkücü" yaftası bile yapıştırıldı. Ama ben hep direndim Fenerbahçe'yi sevmek için.

Fenerbahçe'yi ilk izlemeye başladığımda Cemil Turan yeni sivriliyordu. Lefter'i kaçırmıştım ama, Kaptan Ziya, Yılmaz Şen ve Alpaslan, Brezilyalı Didi hocayla tozunu attırıyordu 1. Lig'in...

3 Temmuzla gelen direniş...

İnişleri ve çıkışlarıyla 3 Temmuz 2011'e kadar geldik. O Pazar uyandığımda, tüm televizyonlarda Aziz Yıldırım'ı polislerin arasında gösteren görüntüler vardı. Şike operasyonu başlamıştı. Balyoz gibi, Ergenekon gibi...

Aslında hiçbir diktatörü sevmedim; diktatör bozuntusunu da. Azizi Yıldırım'ı da, sergilediği "tek adam"lıkla dolayı biraz itici buluyordum. Ama bu operasyon, "cemaat" kokuyordu. İlk yorumum, "Fenerbahçe'yi ele geçiremediler, şimdi bu yolu deniyorlar" oldu.

Sonra gelişmeleri izlemeye başladım. Haklıydım... Fenerbahçeliler ayaktaydı. Toma'nın gazından nasipleniyorlardı. Polis tribünlere gaz atmaktan bile geri durmuyordu.

Bir yıl tutuklu kaldı Aziz Yıldırım ve arkadaşları. Her duruşma bir eyleme dönüşüyordu. Polis de yine bildik tavırdaydı; gazıyla, Toma'sıyla...

Ali İsmail'in Fenerbahçe'si...

Derken Aziz Yıldırım serbest kaldı. Türkiye Gezi'ye yaklaşıyordu... Sarı-Lacivert askısıyla sembol olan Ali İsmail Korkmaz polis tarafından öldürülüyordu. 3 Temmuz'dan sonra Fenerbahçe artık "direnişin takımı"ydı. Kurtuluş Savaşı'nda milislere silah taşıyan "siyah çoraplılar"ın torunları, Gezi'yle kenetlenmişti artık.

Maç çıkışı eylemlerin sürdüğü Gezi'ye doğru yürüyerek yola çıktılar. Diktatör emir vermişti "yürütmeyin" diye.  Çoluk çocuk on binler Boğaz Köprüsü'ne kadar gelmeye başladılar. O sırada Gezi Parkı'ndaydım. Çoşkuluydu herkes, Fenerlileri bekliyordu. Polis kararlıydı. Orantısız gücüyle yine sahnedeydi. Çocuk, kadın dinlemeden gazın dozunu arttırdı, kilometrelerce yol kat eden Fenerlilere son düzlükte köprüyü geçirtmedi. Ama Fenerliler Gezi'yle "gönül köprüsü" nü kurmuşlardı bile.

Günlerden 21 Ağustos 2013'tü. Stattaydım. Gezi'yle ayağa kalkan Türkiye, Fenerbahçe Stadı'nda yeni bir eyleme tanık oluyordu. İstihbaratı alan sivil polisler taraftarı aratmayacak çoğunluk da olsa da, 3 Temmuz'dan beri direnmeye alışan Sarı-Lacivertli on binler. Fenerbahçe-Arsenal maçının 34. Dakikasında hep birlikte ayağa kalkıp haykırıyorlardı: "Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe Yıkılmaz!", "Her Yer Taksim, Her Yer Direniş!"

Her ne kadar AKP, GFB denen grupla stadı sabote etmeye çalışsa da "34. Dakika" eylemlerinin işaret fişeği Fenerbahçe Stadı'ndan atılıyordu. 34. Dakika eylemleri tüm Türkiye statlarına yayılıyordu.

Galatasaray'ın sol taraftar takımı "Tek Yumruk" ve Beşiktaş'ın yüz akı taraftar grubu "çArşı" da Fenerbahçe'yi aratmıyordu. Ama tek fark vardı. Aziz Yıldırım'lı Fenerbahçe yönetimi, taraftar eyleminin arkasında dururken, Galatasaray ve Beşiktaş yönetimleri "AKP ve cemaate biat"ı seçmişlerdi. Sessiz kalmayı bile değil, taraftarlarına köstek olma yolunu seçmişlerdi.

"Fenerbahçe son kaledir, teslim olmaz"

Şike Davası 1 yıl sonra karara bağlandı. Aziz Yıldırım mahkum oldu. Yargıtay kararı onadı. Aziz Yıldırım cezaevine girecekti yeniden. Kararın onandığı gün Fransa'da ailesiyle birlikte tatildeydi. Kararı bir gazeteciden öğrendi. "Ben kaçmam, hemen Türkiye'ye döneceğim" dedi ve dediğini yaptı.

Yıldırım'ın özel uçağı gece yarısına az bir zaman kala Sabiha Gökçen'e indi. Binlerce taraftar onu bekliyordu. Dile kolay üç yıldır direniyorlardı.

İzdiham vardı. Yıldırım ve arkadaşları ezilme tehlikesi geçirdi. Beşiktaşlılar da oradaydı.

Görüntüler "sürgünden dönen lider"i anımsatıyordu. Fenerbahçelilerin Başkanı değil, lideriydi artık Aziz Yıldırım. Otobüsün üstüne çıktı, kısa ama kararlı konuştu:

"Hakkımızda ferman vermişler, fermana uyduk geldik. Kalemimizi kırmışlar. Fenerbahçe son kaledir, teslim olmaz!"

Aziz Yıldırım'ı tekrar Silivri'ye yollayamadılar...

Gerçekten de öyleydi. AKP ve Cemaat'in giremediği son kaleydi Fenerbahçe ve teslim olmayacaktı. Yasalar açıktı. Aziz Yıldırım'ın Hem başkanlığı düşmeliydi, hem de cezaevine girmeliydi. Ne başkanlığını düşürebildiler, ne de Silivri'ye gönderebildiler.

Derken 17-25 Aralık geldi çattı. Cemaat tasfiye oldu. Yıldırım yeniden yargılandı ve beraat etti. "İleri demokrasi"ye kafa tutmuş ve galip gelmişti Fenerbahçeliler. Direnen kazanmıştı! Yeniden yargılanma süreci başladı. Yeniden yargılama beş ay önce beraatle sonuçlandı.

Meydan okuyan bir adım daha attı Aziz Yıldırım hemen sonrasında. Ali Koç'u kendisinden sonraki başkan olmaya ikna etti ve bunu genel kurulda açıkladı. Ali Koç da Gezi'nin sembol ismi ve AKP'nin hedef adamıydı. Divan Oteli, Gezi'de polis şiddetiyle yaralananlara kapılarını açınca Ali Koç'un şahsında Koç Grubu AKP'nin hışmına uğramış ve şirketleri maliyenin kıyımına terk edilmişti. Şimdi bu sembol isim Fenerbahçe'ye başkan olacaktı.

İşte böyle sürüyordu Fenerbahçe'nin yeniden "direnişin takımı" olma öyküsü.

Amedspor'la dayanışma, direnişin yeni sayfası...

Bugün yeni bir sayfa açtı Fenerbahçe. Diyarbakır'ın tarihi ilçesi Sur'da neredeyse üç aydır sokağa çıkma yasağı vardı. Çatışmalar dinmiyordu. Çocuklar, siviller ölüyordu. Türkiye Kupası'nda başarılı sonuçlar alan, adını Diyarbakır'ın eski adından alan Amedspor çeyrek finale çıkıyor ve Fenerbahçe ile eşleşiyordu. Gelin görün ki, egemenler Amedlilere "sokak"tan sonra Fenerbahçe maçını da "yasak"lıyorlardı. Gerekçe "ideolojik propaganda yapması"ydı. Ne yapmıştı seyirci? Çocuklar ölmesin, maça gelsin demişti. Peki 12 maç ve 20 bin lira cezaya çarptırılan Amedsporlu Naki'nin suçu neydi? "Barış" istemiş ve zafer işareti yapmıştı!

Gün geldi çattı. Bürokratların, özel harekat polislerinin ve askerin seyirci olduğu maça Amedspor "Çocuklar ölmesin, maça gelsin" pankartıyla çıktı. Fenerbahçeliler tüm futbolcular da parkartın arkasında yerini aldı.

Ve maç bugün 13.00'de başladı. O da ne? Amedsporlu futbolcular hareketsiz. Tam 30 saniye topa dokunmadılar. Fenerbahçeli futbolcular hemen dayanışmasını gösterdi ve topu kendi aralarında çevirmeye başladılar. Amedlilerin protestosu bitince de topu taca attılar.

"Direniş" misyonu artık Fenerbahçe'nin olmaza olmazı. Diktatöre "yatan" düşünsün! Bu Fenerbahçe olsa da!

cengizmumay@hotmail.com

 

SUR’UN DRAM GÜNCESİ… "BEN BURANIN YABANCISIYIM!" BEN KÜÇÜKKEN YÜZBAŞIYDIM… ENSAR, TURKCELL’İN CANINI YAKMAYA DEVAM EDECEK! CAN DÜNDAR ve ERDEM GÜL NEDEN TUTUKLANMADI? MAHKEME KAPILARINDA YENİ BİR KOMPLOYA TANIKLIK ETMEK… AH ULAN REZA! BİR MARDİNLİ NASIL ÖNÜNE YATAR? YAZI DİZİLERİ ÖLÜM HER AN, CEZA BAŞKA BAHARA… 10 SANİYEDE TUTUKLA, 8 SAATTE SALIVER! SUR’UN ELİNDE BEDDUADAN GERİYE NE KALDI? “MİLLET”TEN SONRA “DOĞANIN A… KOYMA”NIN TÜRKÇESİ CERATTEPE! “HEVAL BUSH”TAN YPG’YE... ABD NEDEN KÜRTLERİ TERCİH EDİYOR? FENERBAHÇE'NİN AMEDSPOR'A DESTEĞİ GEZİ'DEN MİRAS! “ÇÖZÜM”SÜZLÜĞÜN YENİ “SÜRECİ” ERDOĞAN NE İSTER, ÖCALAN NE VERİR? YA DA TERSTEN SORUN… CİZRE ve YÜKSEKOVA’YI İL YAPMAK ÇÖZÜM MÜ? HAİN, GÜRUH, RAHİP ve NÂZIM!
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 23.06.2018 - 02:56:55 | Şu an 139 kişi online | Kullanım Koşulları