Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
10 SANİYEDE TUTUKLA, 8 SAATTE SALIVER!
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Cengiz MUMAY

O gece İstanbul Adliye'sinin önü, dün gece Silivri Cezaevi'nin önü gibi dolu değildi. İçeri bir avuç milletvekili ile birkaç gazeteci ile Can Dündar ve Erdem Gül'ün aileleri alınmıştı.

Dışarıda bir avuç "milyonlardık"... Üç saat kadar umut dolu bekledik; Can Dündar ve Erdem Gül serbest bırakılsın diye. Soğuk adliye binasında cılız da olsa ışıkları yanan odalardaydı gözümüz.

Kötü haber tez geldi. Tutuklanmışlardı! Bir cezaevi aracıyla Silivri yoluna koyulmuşlardı.

Çağlayan Adliyesi'nden çıkan arkadaşlarımızı dinliyorduk. Tutuklama tam bir komediydi.

Dündar ve Gül, savcılıktan tutuklanma istemiyle gönderilmişlerdi Sulh Ceza Hâkimi İsmail Yavuz'un karşısına. Hâkim ifadelerini alıp karar için ara vermişti. Ama bu ara neredeyse bir saati bulmuştu. Sonunda hâkim kararını açıklayacaktı. Gazeteciler içeri alındı. Beraberindekiler de kapıyı zorlayıp duruşma salonunda yerlerini aldılar. Hâkim Yavuz henüz gelmemişti. Bekleyiş az daha sürdü ve hâkim kürsüde belirdi.

Kimsenin yüzüne bakmadan 10 saniye içinde elindeki metni okudu ve "......tutuklanmalarına" dedi. Hemen de geldiği gibi kimsenin yüzüne bakmadan kaçarcasına kayboldu.

İşte bu adalet tutuklamıştı gazetecileri!

Hukuk diye diye...

AKP, çoğu zaman "savcı"sı oldu, sonradan "iflas" eden çok sayıda düzmece davanın! Yeri geldiğinde "hukukun işi" dedi, yeri geldiğinde sert söylemlerle adalete talimat vermekten ve etkilemekten kaçmadı! Onlarca kez adalete yeni düzenlemeler getirdi, ta ki "muktedirin hukuku" oluşana kadar.

Ama dünü hesaplayamadılar. Anayasa Mahkemesi, eylemlerini "gazetecilik görevi" diye nitelediği Dündar ve Gül'ü serbest bıraktı. AKP güya karara "sevindi" ama, tetikçileri hakarete varan söylemlerle Anayasa Mahkemesi'ni topa tuttu!

"İt ürümeye" devam edegelsin, biz dün gece yarısından sonra "yürüyen kervana" bakalım.

Silivri önü...

Gün henüz geceye evrilmemişti, AYM'nin kararı İstanbul Adliyesi'ne ulaştığında. Saat 19.30'da tahliye kararı çıktı ve "Silivri yolcusu kalmasın" seferberliğiyle dostlar, meslektaşlar ve aileler harekete koyuldu. Saatler 21.00'i gösterdiğinde 250 kadar insan nizamiyenin kapısında umut dolu bekleyişe başladı. Can'ın eşi Dilek, "ellerimizle verdik, ellerimizle almaya geldik" diyordu.

Zaman geçmek bilmiyordu. Saat on oldu, on bir oldu, on iki oldu... Derken bir oldu, iki oldu... Kapıda görünemiyorlardı henüz. Devasa cezaevi kampüsünün içinde hareket halindeki her aracın farı, "çıkıyorlar" sevincine dönüşüyordu. Ancak ne gelen vardı ne giden. Derken saat ikiden sonra avukatlar birazdan tahliyenin gerçekleşeceği müjdesini verdiler. Onlarca kamera canlı yayın için mevzi almaya, aileler çok özledikleri yakınlarını görmek için öne doğru hareket etmeye başladı.

Saat üç olmuş ve bekleyenler arasında homurdanma başlamıştı.

"Serbest bırakılmaları için Saray'ın talimatı bekleniyor", "Halk uyusun, canlı yayınları izleyemesin diye tutuyorlar" gibi çok sayıda düşünce dile getiriliyordu.

Silivri'nin meşhur ayazında herkes hareket halinde ısınmaya çalışıyordu. Neredeyse altı saat olmuştu. Can Dündar'ın seksen yaşındaki annesi Öznur Hanım ile Cumhuriyet'in ihtiyar delikanlıları Orhan Erinç ve Hikmet Çetinkaya dimdik ayaktaydılar.

Derken "geliyorlar" sesiyle yeniden kapıya yöneldik. Beyaz bir minibüsten önce Can, ardından Erdem çıktı. Alkışlar, gözyaşları birbirine karıştı.

Tahliye kararının üzerinden neredeyse sekiz saat sonra özgürlüklerine kavuşmuşlardı. Sevinç büyüktü. İkisi de gülümsüyorlardı. Kameralar canlı yayın için çalışmaya başladı.

Önce Can Dündar konuştu:

"Serbest bırakılmamız, evlilik yıldönümünde bizi içeri atan Cumhurbaşkanı'nın doğum gününü kutlaması oldu! Umut nöbeti için teşekkür ederiz. Küçücük bir çadır Saray'ı dize getirdi!"

Ardından Erdem Gül mikrofonlara uzandı:

"Keşke mahkeme işi AYM'ye bırakmayıp bizi serbest bıraksaydı!"

"Son"dan önceki mutlu "ara"...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şikâyetiyle "casusluk" iddiasıyla müebbet hapis istemiyle yargılanmalarına devam edilecek. AYM, Dündar ve Gül'ün eylemlerini "gazetecilik faaliyeti" gördüğüne göre, normal hukuk işlerse beraattan başka sonuç çıkmayacak. Ama ne gerek vardı buna? Ele güne rezil olduk iyi mi oldu?

Aslında Can Dündar ve Erdem Gül'ün "MİT Tırları" haberi olay ortaya çıktıktan tam 23 ay sonra yayınlandı. Büyük bir gazetecilik başarısı falan da yoktu ortada. Haberdeki bilgiler de fotoğraflarda daha önce gazetelerde ve sosyal medyada çarşaf çarşaf yayınlanmıştı. Olay, etkili gazeteciler tarafından ele alınınca Erdoğan çok kızmış "elimden kurtulamazlar" demişti. Neden öyle demişti Erdoğan?

17-25 Aralık soygun tapeleri herkes tarafından bilinmesine rağmen Can Dündar ustaca bunu yazı disizi yapınca Erdoğan'a intikam almak düştü!

cengizmumay@hotmail.com

 

BERAT'IN 'BERBAT' ŞAKASI SUR’UN DRAM GÜNCESİ… "BEN BURANIN YABANCISIYIM!" BEN KÜÇÜKKEN YÜZBAŞIYDIM… ENSAR, TURKCELL’İN CANINI YAKMAYA DEVAM EDECEK! CAN DÜNDAR ve ERDEM GÜL NEDEN TUTUKLANMADI? MAHKEME KAPILARINDA YENİ BİR KOMPLOYA TANIKLIK ETMEK… AH ULAN REZA! BİR MARDİNLİ NASIL ÖNÜNE YATAR? YAZI DİZİLERİ ÖLÜM HER AN, CEZA BAŞKA BAHARA… 10 SANİYEDE TUTUKLA, 8 SAATTE SALIVER! SUR’UN ELİNDE BEDDUADAN GERİYE NE KALDI? “MİLLET”TEN SONRA “DOĞANIN A… KOYMA”NIN TÜRKÇESİ CERATTEPE! “HEVAL BUSH”TAN YPG’YE... ABD NEDEN KÜRTLERİ TERCİH EDİYOR? FENERBAHÇE'NİN AMEDSPOR'A DESTEĞİ GEZİ'DEN MİRAS! “ÇÖZÜM”SÜZLÜĞÜN YENİ “SÜRECİ” ERDOĞAN NE İSTER, ÖCALAN NE VERİR? YA DA TERSTEN SORUN… CİZRE ve YÜKSEKOVA’YI İL YAPMAK ÇÖZÜM MÜ? HAİN, GÜRUH, RAHİP ve NÂZIM!
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 13.12.2018 - 01:51:20 | Şu an 93 kişi online | Kullanım Koşulları