ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
EROTİK, POLİTİK ve SARKASTİK BİR OYUN: KAMAMBER
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Erotik, politik ve sarkastik bir oyun: Kamamber

KendiniYiyen bir kadın anlatıyor.

“Ben kendime güvenmeye başlıyorum adamlar süklüm püklüm oluyor, ben güzel seksi kıyafetler giyiyorum adamlar performans korkusuna kapılıyor, ben zihnimi kitaplarla besliyorum adamlar aşağılık kompleksine kapılıyor, ben yalan söylemeyi, aldatmayı bırakıyorum adamlar bağlanma korkusuna kapılıyor, ben kariyerimde ilerliyorum adamlar yetersiz hissediyor, yemin ederim kendimi birazcık sevmeye başladığımdan beri iyi seks görmedim!”

Kadınlık hallerine dair bu fragman Kamamber oyunundan.

Kara Kabere ekibi, Kamamber adlı oyunda oldukça çarpıcı bir metin ve performansla dört kadının hikayesini anlatıyor. Adı üstünde dört kadın; KendiniYiyen, DarAlan, Bağlanan ve BirOlan.

Bu dört kadın üzerinden, kadın olmanın günümüzün modern cangılında nasıl dev bir ‘varoluş endişesine’, giderek bir ‘hayat ağrısına’ dönüştüğü mizahi, erotik ve politik bir üslupla sunuluyor.

Cinsellik, cinsel şiddet, ruhsallık, özgürlük, bağlanma, suçluluk gibi konular etrafında sergileniyor oyun.

Kamamber, izleyicisiyle kurduğu ilişki, ‘armağan ekonomisi’, oyuncuların hayranlık uyandıran performansı gibi pek çok yönüyle değerlendirilebilir. Ancak oyun zor bir şeyi de başarıyor.

Bu da oyunun ağlak bir arabeske dönüşmeden kadınlığın kederini, kahkaha gürültüsüne boğmadan kadınlığın sarkazmini, gündelik olanın yutuculuğuna teslim olmadan kadınlığın tefekkürünü sergilemesi.

Performansa dökülenler içinde neler yok ki...

Hiçbir zaman gerçekleştiremediğimiz ‘yapılacaklar listesi’, aşırı normal sabahlar, facebook’ta paylaşılan eylem haberleri, buluşma öncesi kadınlar olarak kendimizi olağanüstü paralamalarımız, ‘hayatın anlamını unutunca facebook’ta yeter sayıda anlam aramalarımız’, saten kaymak nevresim takımları, korseye uymayan jartiyerler, tacizler, tecavüzler, ‘yarı idrar yarı testosteron yarı imtiyaz yarı ceset kokan erkek tuvaletleri’, kadın cinayetleri, tinsellik, meditasyon, psikolog randevuları, seks işçiliği, yüz çizgileri, yaşlılık, kendi kararımızı vermeye çalıştığımız bedenimiz, orgazm...

Daha fazlası için sözü oyunun Yönetmeni Şirvan Akan’a bırakalım.

Öncelikle oyunun adı neden Kamamber?

Bir süredir “kelimeleri geri kazanmak” gibi bir gündemim var kalp/zihnimde. Kamamber, küflü bir peynir çeşidi. Kadınlara yakıştırılan diğer peynir çeşitlerine üstü kapalı bir gönderme. Aynı zamanda içinde benim geri kazanmak, eril şiddet içeren hakaretlerden çıkarıp kendime ait kılmak istediğim bir hece barındırıyor.

Kara Kabare ne kadar zamandır tiyatro yapıyor? Oyunların arka planındaki ekip çalışmasına ya da üretim sürecine dair neler söyleyebilirsiniz?

Kara Kabare 2012 yılında benim yazdığım, Selin Zafertepe’nin yönettiği “Meymenetsiz Musibet” adlı oyunla kuruldu. Sahneyi “işgal” eden dört oyuncuyu anlatan bu oyun, Wall Street’e, fabrika ve üniversite işgallerine selam çakıyordu. Sahnede bu kadar politik bir söz söyleyip sonra seyirciyle buluşurken karşı çıktığımız kalıpları yeniden üretmek benim vicdanımı rahatsız ediyordu. Bu rahatsızlık, Kara Kabare’nin kendi içinde hiyerarşi üretmeyen, sanatın emek alışverişinde başka yöntemler deneyen bir topluluk haline gelmesine vesile oldu. Bu bağlamda bir manifesto yazıp ona göre hareket etmedik; süreç içerisinde manifestomuz kendiliğinden oluştu.

Farklı örnekler olsa bile sanatta ‘kadın’ sunumunun odağındaki ‘bakan erkek gözü’ne alışkınız. Bunun dışına çıkmak ve kadınları anlatmanın özel bir zorluğu var mı? Ya da örneğin üslupla ilgili avantaj ve dezavantajdan bahsedilebilir mi?

Ben sadece kendi kalp/zihnimi anlatmaya çalıştım. Bu iç bakışla ortaya çıkan kelime, cümle ve kavramlarda bile “bakan erkeğin” kendini gösterdiği yerler oldu. Birlikte çalıştığım kadınlara çok minnettarım. Benim için akıntıya karşı yüzerek bütün otantisitem içerisinde kendim olmak, tek başıma yapabileceğim bir şey değil. İster istemez iliğime işleyen ataerkil hezeyanlardan beni diğer kadınların gözleri ve dili kurtarıyor.

Üslup ve içerikle ilgili karşılaştığımız meydan okumalardan biri, aslında her zamanki gibi, bazı “erk”eklerce kadının kendi cinselliğinden bahsetmesinin bir çeşit “mastürbasyon” olarak algılanması oldu. Bu üzerinde çok şey söylenebilecek bir yorum. Önce “mastürbasyon”un neden negatif olarak algılandığından filan başlamak lazım. Ne hayal ettiğim dünyayı kurmaya çalışmaktan, ne de o dünya kurulana kadar geçen süre içerisinde hayatımı doya doya yaşamaktan vazgeçeceğim. Dolayısıyla daha adil, barış ve sevgi dolu bir dünya kurmak için fikir üretirken, nasıl iyi seks yapabileceğim hakkında da fikir yürütmeye devam edeceğim. Toplumsallık, cinsellik ve tinsellik konuları arasındaki sınırların eridiğini hissediyorum kalbimde.

Oyununuzla ilgili çok konuşulan konulardan biri de ‘armağan ekonomisi’. Kamamber’i izlemek isteyenler için bilet almak yerine ‘armağan ekonomisi’ ile sözgelimi bir kilo hurma, altı çizilerek okunmuş bir sosyoloji kitabı, bir saat şan dersi ya da başka bir oyuna bilet armağan ederek oyunu izlemek mümkün olabiliyor. ‘Armağan ekonomisi’ aslında neyi anlatıyor?

Armağan ekonomisi benim için “başka bir dünya mümkün” demenin yolu. Hayalini kurduğum dünyayı deneyimlemek için herhangi bir devrim ya da dönüşüm beklemeden, hemen burada ve şimdi hayal ettiğim şeyin kendisi olma yolum. Bu açıdan benim için çok kıymetli. Armağan ekonomisiyle birlikte yeni bir profesyonellik anlayışı keşfettim. Aynı zamanda neye ne kadar emek verdiğimi, bu emeğin karşılığını istemekteki/almaktaki meydan okumalarımı yeniden değerlendirmemi sağladı.

Her oyun öncesinde Kara Kabare topluluğunun bir parçası olarak oyunda emeği geçen herkes, kendi kalbine dönerek ihtiyaçlarını belirliyor. Seyirci oyuna bilet almak yerine bu armağanlardan birini veriyor. Her oyun sonrasında topluluktaki herkes emeğinin karşılanıp karşılanmadığı sorusunu kendi kalbine soruyor. Bu yaklaşım da emek konusuna başka bir bakış açısı getiriyor ve toplumsallıkla ruhsallığı birbiri içinde eritiyor.

Oyunda seyirciyle samimi bir ilişki de kuruluyor. Nasıl tepkiler alıyorsunuz? Diğer yandan oyununuz ödül de aldı…

Evet, Direklerarası “Özgün Yeni Oyun Ödülü” aldık. Oyunumuza tepkiler genelde çok olumlu. Armağan ekonomisinin seyirciye bir çeşit aidiyet ve sahiplenme deneyimlettiğini görüyoruz. Oyun çember içinde oynanıyor; oyuncular, yönetmen, ışık ve müzik teknisyeni gizli değil, ulaşılmaz değil. Bu canlı bağın insanlara dokunduğunu, biz kendi kalbimizdekini paylaşırken onların da kendi kalplerine dönmelerine vesile olduğunu deneyimliyoruz. Gülmenin devrimci bir eylem olduğuna dair bir inanç taşıyorum! Seyirciyle birlikte güldüğümüz her an, dönüştürücü bir enerjinin ortaya çıktığından şüphem yok.

Oyununuz toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve bunun güncel görünümlerine odaklanıyor. Özellikle taciz ve tecavüz gündemleriyle boğuştuğumuz bu günlerde kadın olmak ve mücadele etmek farkındalığın ötesinde nerelere uzanmalı?

Bunun üzerine ben de çok düşünüyorum. Bir şeylere “karşı” olarak, birilerine “öfke” duyarak, birilerini “uyandırmaya” çalışarak bir şey yapamayacağımı hissediyorum. Benim bugün bu aşamada ihtiyacım, bir cepheleşme illüzyonu içinde yaşarken bana karşı cephede görünen kişileri anlamak. Kimse doğuştan kötü değil. Neler oluyor da insanlar bunu yapıyor? Hangi koşullar değiştirilmeli? O zaman bu koşulların olmadığı bir dünyayı hemen burada ve şimdi kurmaya çalışayım… Ben kimsenin arkada bırakılmadığı, herkesin ihtiyacının dile geldiği, çatışmaların empatiyle çözüldüğü bir toplulukla yaşamak istiyorum. Bugün Kara Kabare de dahil olmak üzere kendimi ait hissettiğim topluluklar bu şekilde işliyor. Yapabileceğimiz en güzel şey bir araya gelip hayallerimizi gerçekleştirmek. Birbirimiz dışında hiçbir şeye ihtiyacımız yok!

İLERİ HABER / EBRU PEKTAŞ

İKÜ YENİ SANAT YILINI İDİL BİRET'LE AÇIYOR
İKÜ YENİ SANAT YILINI İDİL BİRET'LE AÇIYOR
Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek resitalde, Türkiye’nin klasik müzik dehalarından İdil Biret; Bach, Haendel, Chopin ve Beethoven’ın eserlerini yorumlayacak.
BURSAFOTOFEST BAŞLADI
BURSAFOTOFEST BAŞLADI
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kent Konseyi ve Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği iş birliğiyle bu yıl 8’incisi düzenlenen Uluslararası Fotoğraf Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı.
KRAL MİDAS'IN ÇEKİMLERİ ESKİŞEHİR'DE BAŞLADI
KRAL MİDAS'IN ÇEKİMLERİ ESKİŞEHİR'DE BAŞLADI
Hazırlıkları uzun süredir devam eden “Kral Midas’ın Hazinesi” adlı sinema filminin çekimleri Eskişehir’de başladı.
2. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI FİLMLERİ HAFTASI
2. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI FİLMLERİ HAFTASI
2'nci Uluslararası Türk Dünyası Filmleri Haftası 2 Ekim’de İstanbul’da başlayacak
KIBRIS MODERN SANAT MÜZESİ AÇILDI
KIBRIS MODERN SANAT MÜZESİ AÇILDI
KKTC’de müzeler bölgesinde kurulan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi görkemli bir törenle açıldı.
TUNCEL KURTİZ MEZARI BAŞINDA ANILDI
TUNCEL KURTİZ MEZARI BAŞINDA ANILDI
Sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz, ölümünün 5’inci yılında Balıkesir'in Edremit ilçesindeki kabri başında anıldı.
GÖRME ENGELİ PİYANO TUTKUSUNU ENGELLEYEMEDİ
GÖRME ENGELİ PİYANO TUTKUSUNU ENGELLEYEMEDİ
13 yaşındaki Özcan Ekrem Yılmaz, hayallerini gerçekleştirip piyano çalmayı başardı. Ekrem, ünlü bir piyanist olmayı hedefliyor.
ASO'DA ÖZLEM AKINCI RESİM SERGİSİ
ASO'DA ÖZLEM AKINCI RESİM SERGİSİ
Ressam Özlem Akıncı’nın yağlı boya çalışmalarından oluşan kişisel resim sergisi Ankara Sanayi Odası Kültür Merkezi’nde açıldı.
AHİLİK GELENEĞİ TİYATROYLA ANLATILDI
AHİLİK GELENEĞİ TİYATROYLA ANLATILDI
Kırıkkale’de Ahilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde 8 asırlık ahilik geleneği tiyatroyla anlatıldı.
BİLARDO TOPUNDAN TESPİH YAPIYOR
BİLARDO TOPUNDAN TESPİH YAPIYOR
Çankırı'da bir emekli öğretmen, bilardo topundan yaptığı tespihleri vatandaşların beğenisine sunuyor.
İSTANBUL COFFEE FESTİVAL BAŞLADI
İSTANBUL COFFEE FESTİVAL BAŞLADI
Avrupa‘nın en büyük iki kahve festivalinden biri konumunda olan İstanbul Coffee Festival başladı.
KIBRIS MODERN SANAT MÜZESİ AÇILIYOR
KIBRIS MODERN SANAT MÜZESİ AÇILIYOR
14 Türk Devleti’ne mensup ressamların önemli eserlerinin yer alacağı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, sanatseverlere kapılarını açıyor.
"SINIR VE ÖTESİ"NDE SURİYELİ SIĞINMACILAR
"SINIR VE ÖTESİ"NDE SURİYELİ SIĞINMACILAR
"Sığınmacılar"
konusu, dünyanın ve Türkiye'nin gündeminde tüm sıcaklığını korurken, değişik kurumların yanı sıra sanatçılar da bu insanlık dramına ilgisiz kalmıyorlar. Ömer Zafer Göktürk, Handan Güler ve Serhat Saraydar'ın Ankara'da açtıkları "Sınır ve Ötesi" başlıklı karma fotoğraf sergisi de bu duyarlıkla ortaya konmuş çalışmalardan biri...
NUSRET ERTÜRK ile SÖYLEŞİ
NUSRET ERTÜRK ile SÖYLEŞİ 
Şahver Karasüleymanoğlu'nun Nusret Ertürk'le 25 Mayıs 2016'da yaptığı söyleşi.
KAPAKTA TASARIM TARTIŞMASI
KAPAKTA TASARIM TARTIŞMASI*“Küstüm!” diyen de var, “Edebiyatın ruhuna daha uygun” diyen de…
* Tasarım değişikliğinin olumlu sonuçlarını kısa sürede gördüklerini söyleyen Can Yayınları’nın sahibi Can Öz, “Satışlarımız üçe katlandı” diyor…
KAMAMBER'İN ARMAĞAN GİŞESİ HÂLÂ AÇIK!
KAMAMBER'İN ARMAĞAN GİŞESİ HÂLÂ AÇIK!
"A ah! Tank! Tank mı?... Hmm, tank... yeşil. Kamuflaj yeşili. Yeşil, tank, tüfek... tank-tüfek mi? Sokakta tank-tüfek var ve benim hiçbir anlamım yok! Ne kadar naifim, tanrılar beni bildikleri gibi yapsınlar! İnandığım dünyayı şimdi ve burada kuracakmışım! Benim dünyadan haberim yok ki daha. Neye yararım ben? Ben erkek arkadaşıma kahvaltı hazırlayayım. Bugün sarı tabaklarla yeşil örtüyü sereceğim...
SELİM ESEN'İN "AA AJANS HABERLERİ" KİTABI ÇIKTI
SELİM ESEN'İN "AA AJANS HABERLERİ" KİTABI ÇIKTI
Usta gazeteci Selim Esen'in "AA Ajans Haberleri - Olaylar Sarmalında Yazıl(a)mayanlar" kitabı Ürün Yayınları'ndan çıktı.
BİR DÖNEMİN YEMEKLİ HİKÂYESİ "SOĞAN ÖLDÜ YAŞASIN YEMEK"
BİR DÖNEMİN YEMEKLİ HİKÂYESİ "SOĞAN ÖLDÜ YAŞASIN YEMEK"
Acı, tatlı anılar, hayatın tuzu biberi yaşanmışlıklar, aynı sofradaki lezzetler gibi tadı damağımızda kalan kelimeler… Yemek yemeyi büyük bir keyif haline getiren, sofrasını dostlarla paylaşmayı ve kadeh kaldırmayı seven bir kadın, Sunar Kural Aytuna…
SILA: DEMOKRASİ FARKLILIKLARA SAYGI DUYMANIN ADIDIR
SILA: DEMOKRASİ FARKLILIKLARA SAYGI DUYMANIN ADIDIR
Yenikapı'da düzenlenen ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi' öncesi "Darbelere karşıyım ama böyle bir şovun içinde olmayacağım" dediği için hedef tahtasına oturtulan Sıla, süreci şaşkınlık ve üzüntüyle izlediğini söyleyerek, "Demokrasi farklılıklara saygı duymanın adıdır" dedi.
VEDAT TÜRKALİ'Yİ KAYBETTİK!
VEDAT TÜRKALİ'Yİ KAYBETTİK!
Yazar Vedat Türkali bu sabah 97 yaşında Yalova'da hayatını kaybetti. Acı haberi Türkali'nin kızı Deniz Türkali Twitter'dan duyurdu.
DURSUNALİ SARIKOÇ'U KAYBETTİK!
FOTOĞRAF SANATÇISI DURSUNALİ SARIKOÇ'U KAYBETTİK!
Fotoğraf sanatçısı Dursunali Sarıkoç bugün hayata gözlerini yumdu.
ALTIN KOZA'DA YARIŞACAK FİLMLER BELLİ OLDU
ALTIN KOZA'DA YARIŞACAK FİLMLER BELLİ OLDU
Geleneksel olarak Altın Koza Film Festivali adıyla düzenlenen, ancak bu yıl Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından adı değiştirilerek "23. Uluslararası Adana Film Festivali"nde 55 film arasından 12 film seçildi.
SITKI FIRAT'I KAYBETTİK
SITKI FIRAT'I KAYBETTİK
Fotoğraf sanatçısı Sıtkı Fırat 86 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ünlü fotoğraf sanatçısının ölümü fotoğraf çevrelerinde üzüntüyle karşılandı. Fırat, 18 Haziran Cumartesi günü Kocatepe Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Ankara Cebeci Asrî Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
UYKUSUZ, ERDOĞAN'IN DOĞUM KONTROLÜ SÖZLERİNİ YORUMLADI
UYKUSUZ, ERDOĞAN'IN DOĞUM KONTROLÜ SÖZLERİNİ YORUMLADI
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Zürriyetimizi artıracağız diyorum. Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayış içinde olamaz" demiş ve bu sözler gündemi değiştirmiş, tartışma yaratmıştı. Haftalık mizah dergisi Uykusuz Erdoğan'ın bu sözlerini bir karikatürle kapağına taşıdı.
HAYDARPAŞA'DA 8. KİTAP GÜNLERİ
HAYDARPAŞA'DA 8. KİTAP GÜNLERİ
Haydarpaşa Gar istasyonunun peronlarında yapılan 8. Kitap Günleri 5 Haziran'a kadar devam edecek. Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kitap Günleri 1 Haziran'da Haydarpaşa'da başladı. Haydarpaşa Gar istasyonunun peronlarında yapılan kitap günlerinin onur konuğu Türk edebiyatının önemli isimlerinden Selim İleri.
GIRGIR'IN KAPAĞI: "BENİ TÜRK SAVCILARINA EMANET EDİNİZ"
ERDOĞAN GIRGIR'IN KAPAĞINDA: BENİ TÜRK SAVCILARINA EMANET EDİNİZMizah dergisi Gırgır, Rıza Sarraf davasında Erdoğan'ın ve 4 bakanın adının geçmesi üzerine Erdoğan karikatürünü "Beni Türk savcılarına emanet ediniz" ifadesiyle kapağına taşıdı.
GÖÇE SÜRÜLEN HAYATLARIN HİKÂYESİ: GÂVUR MAHALLESİ
GÖÇE SÜRÜLEN HAYATLARIN HİKÂYESİ: GÂVUR MAHALLESİ
Zorunlu göç ile kültürlerin nasıl susturulduğunu, mekânlardan nasıl uzaklaştırıldığını anlatan "Gâvur Mahallesi" etkinliğine ilgi yoğun oldu. Gösterimin yapıldığı salonun yetersiz kalması nedeniyle 95 dakikalık belgeseli çok sayıda katılımcı ayakta izledi.
DAVUTOĞLU'NUN GİDİŞİ GIRGIR'IN KAPAĞINDA
Haftalık mizah dergisi Gırgır, Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki gerginliği "Davutoğlu'nun yetkileri Erdoğan tarafından bir bir budanıyor" başlığıyla kapağında işledi.
EROTİK, POLİTİK ve SARKASTİK BİR OYUN: KAMAMBER
Kara Kabere ekibi, Kamamber adlı oyunda oldukça çarpıcı bir metin ve performansla dört kadının hikayesini anlatıyor. Adı üstünde dört kadın; KendiniYiyen, DarAlan, Bağlanan ve BirOlan.
YENİ KUŞAK MODACILARDAN “KADİFEDEN HİKÂYELER”
İKÜ'lü genç tasarımcılar, Türk edebiyatının ünlü eserlerinden ilham aldıkları söz, öykü ve şiirleri, kadife kumaşlarda buluşturup bugünün hikâyesini yazdılar.
 
1 - 2 - 3 - 4
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 20.10.2018 - 09:35:17 | Şu an 120 kişi online | Kullanım Koşulları